31 sayfalık gizli rapor: İşte PKK’nın arkasındaki gerçek güç!
CIA’nın 1959 tarihli gizli “Kürt raporu” yeniden gündemde: PKK’nın oluşumu ve bölgedeki terör yapılanmalarına yönelik ABD etkisi bir kez daha tartışma konusu oldu.
CIA’nın 1959 tarihli gizli “Kürt raporu” yeniden gündemde: PKK’nın oluşumu ve bölgedeki terör yapılanmalarına yönelik ABD etkisi bir kez daha tartışma konusu oldu.
Yeniçağ yazarı Arslan Bulut, son köşe yazısında yıllardır tartışılan önemli bir konuya yeniden dikkat çekti: PKK başta olmak üzere bölgedeki terör örgütlerinin arkasındaki gerçek güç kim?
Bulut’un aktardığı yeni bilgiler, hem tarihsel arka planı hem de küresel güçlerin Ortadoğu’daki hesaplarını yeniden gündeme taşıdı.
CIA’nın 1959 tarihli gizli Kürt raporu: “Gerilla savaşı için büyük potansiyel”
Yazıya göre ABD’nin dış istihbarat örgütü CIA, 1959’da Türkiye, İran, Irak ve Suriye’de yaşayan Kürtlerle ilgili 31 sayfalık gizli bir analiz hazırladı.
Raporda dikkat çeken ifade ise şu:
“Uygun şekilde donatılıp yönetildiklerinde, Kürtler taciz ve gerilla savaşı için büyük bir potansiyele sahiptir.”
Bu raporun yayımlanmasından kısa süre sonra ABD’nin bölgede gerçekleştirdiği adımlar, bugün de tartışılan birçok gelişmenin altyapısını oluşturdu.
“Barış Gönüllüleri” projesi ve örtülü faaliyetler
1961’de ABD, “Barış Gönüllüleri” adı verilen ve görünüşte kültürel–eğitsel amaçlarla yürütülen bir program başlattı.
Türkiye’de 1962–1971 arasında 1201 Amerikan gönüllüsü görev yaptı.
Anlaşmaya göre Doğu ve Güneydoğu’ya gidilmemesi gerekiyordu ancak bu bölgelere de gönderildiler.
Daha sonra dönemin komutanı Turgut Sunalp’ın açıklamalarına göre, bir kısım gönüllü ve Amerikan subayı Kürtçeyi ileri düzeyde biliyordu.
ABD’nin federasyon arayışı: Demirel, Evren ve Özal dönemine uzanan süreç
Yazıda yer alan iddialara göre:
1965’te ABD, Süleyman Demirel’e Türkiye’nin Türk–Kürt federasyonuna dönüşüp dönüşemeyeceğini sordu.
Konu daha sonra Kenan Evren ve Turgut Özal’ın da önüne getirildi.
Özal’ın “federasyonu tartışalım” açıklamasının da bu planla ilişkili olduğu ifade edildi.
Genelkurmay Başkanı Necip Torumtay, ABD’nin “Musul–Kerkük” planına karşı çıktığı için istifa etti.
Davutoğlu’nun “Mezopotamya Projesi” ve Öcalan’ın açıklamaları
Yeniçağ yazısında, Ahmet Davutoğlu’nun Irak–Suriye temasları sırasında gündeme getirdiği “Mezopotamya Projesi”nin arka planına da dikkat çekiliyor.
Öcalan’ın şu sözleri hatırlatılıyor:
“AKP benim yol haritamdan yararlanıyor. Ben Dicle–Fırat Havzası Demokratik Konfederalizmini önermiştim. Davutoğlu şimdi bunun görüşmelerini yapıyor.”
İtalyan komutanın itirafı: “PKK bir ABD projesi”
En çarpıcı bölüm ise 1989’da İtalya Carabinieri Genel Komutanı Roberto Jucci’nin açıklaması.
Jucci, Roma’da yapılan bir görüşmede Türk askeri ataşesi Osman Özbek’e şunları söyledi:
“Bizdeki verilere göre PKK bir ABD projesidir. Türkiye bu sorunu ABD ile görüşmeden çözemez.”
“PKK, Suriye’de ABD desteğiyle 100 bin kişilik güce ulaştı”
Arslan Bulut’un iddiasına göre PKK/YPG, AK Parti iktidarının Suriye politikasıyla birlikte ABD desteğiyle 100 bin kişilik bir askeri yapıya dönüştürüldü.
Bu nedenle:
“Türkiye, ABD’nin bölgedeki planlarını boşa çıkarmadıkça terör örgütü ile mücadelede kalıcı çözüm mümkün değildir.”
Sonuç: Terörün arkasındaki güç tartışması daha da alevlendi
Bulut’un yazısı, geçtiğimiz yıllarda birçok kez dile getirilen şu iddiayı yeniden gündeme taşıyor:
- Terör örgütlerinin arkasında küresel güçlerin bulunduğu
- PKK’nın ise uzun yıllardır ABD tarafından desteklendiği
- Bölgedeki projelerin Türkiye’yi federasyon modeline zorladığı
Bu ifadeler, hem siyasi hem de toplumsal açıdan tartışmayı büyütürken, terörle mücadelede uluslararası boyutun önemini yeniden gündemin merkezine yerleştirdi.