66 yıl sonra bir ilk! Kabus olabilir diyerek uyardı
Meteoroloji uzmanları Türkiye için aşırı sıcak, kuraklık ve sel uyarısı yaptı. Temmuz ve ağustos aylarında risk büyüyor.
Meteoroloji uzmanları Türkiye için aşırı sıcak, kuraklık ve sel uyarısı yaptı. Temmuz ve ağustos aylarında risk büyüyor.
UZMANLARDAN PEŞ PEŞE UYARI
Meteoroloji Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen, geçmiş yıllardan çok daha güçlü bir “Süper El Niño” dalgasının Türkiye’yi etkileyebileceğini belirterek vatandaşları aşırı hava olaylarına karşı uyardı. Şen, özellikle yaz aylarında aşırı sıcakların, sonbahar döneminde ise sel ve taşkınların etkili olabileceğini söyledi.
Uzmanlara göre Türkiye, son 66 yılın en yağışlı dönemlerinden birini yaşarken, önümüzdeki aylarda hava olaylarında daha sert geçişler görülebilir.
“TEMMUZ VE AĞUSTOS KABUS OLABİLİR”
Prof. Dr. Orhan Şen, etkisini göstermesi beklenen “Süper El Niño”nun mevsimlere göre farklı hava olaylarını beraberinde getireceğini söyledi. Şen’e göre süreç temmuz ayında başlayacak ve sonbahar boyunca etkisini sürdürecek.
Özellikle temmuz, ağustos ve eylül aylarında peş peşe aşırı sıcak hava dalgalarının görülebileceğini belirten Şen, bu sıcaklıkların insan sağlığı açısından önceki yıllara göre çok daha riskli seviyelere ulaşabileceği uyarısında bulundu.
Sonbahar ve kış aylarına doğru ise tablo tersine dönecek. Şen, bu dönemde aşırı yağışların artabileceğini, sel ve taşkın riskinin ön plana çıkacağını ifade etti.
Doğu Pasifik’teki deniz yüzeyi sıcaklıklarının yükselmesiyle bağlantılı olan Süper El Niño’nun İstanbul’da da tarihi sıcaklık rekorlarına neden olabileceği belirtiliyor. Uzmanlar, 2010 yılında ölçülen 40.3 derecelik sıcaklık rekorunun bu yaz aşılabileceğini öngörüyor.
“SON 66 YILIN EN YAĞIŞLI DÖNEMİNİ YAŞIYORUZ”
Prof. Dr. Yusuf Demir, Türkiye'de son 6 aylık dönemde yağan yağışların süreci ve yaz aylarında beklenen iklim olayları ve etkileri hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Prof. Dr. Demir, “Son 6 ay içerisinde hem dünyanın genelinde belli yerlerde hem de ülkemizde yoğun bir yağış geçimi ve yağış geçişleri yaşıyoruz. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün verilerine baktığımızda bu yağışlar hem 2025 yılı su yılına göre yaklaşık yüzde 25 daha fazla, geçen seneki aynı dönemdeki yağışlara göre yaklaşık yüzde 80'in üzerinde daha fazla bir yağış almış durumdayız. Aynı zamanda yine meteoroloji verilerine göre son 66 yılın en yağışlı dönemini yaşıyoruz. Tabii bu yağışlar önümüzdeki süreçte de belli ölçüde devam etmektedir.” dedi.
YAĞIŞLARIN ARKASINDAKİ 3 ANA NEDEN
Prof. Dr. Yusuf Demir, yağış ya da kuraklığın tek başına küresel iklim değişimini açıklamaya yetmediğini söyledi. Demir, özellikle düzensiz ve ani yağışların da iklim krizinin önemli sonuçlarından biri olduğuna dikkat çekti.
Bu yıl yaşanan yoğun yağışların da küresel iklim değişiminin etkileriyle bağlantılı olduğunu belirten Demir, yağış rejimindeki değişimin dikkatle takip edilmesi gerektiğini ifade etti.
Yağışların artmasında Akdeniz’de etkili olan sıcak hava dalgalarının önemli rol oynadığını söyleyen Demir, deniz suyu sıcaklıklarının yükselmesinin atmosferdeki nem miktarını artırdığını ve bunun da şiddetli yağışlara neden olduğunu kaydetti.
Bir diğer önemli etkenin ise “jet stream” olarak adlandırılan atmosferik hava akımlarındaki değişim olduğunu belirten Demir, küresel iklim değişiminin bu akımlar üzerinde ciddi etkiler yarattığını ifade etti.
Prof. Dr. Demir ayrıca, El Nino ile La Nina arasındaki geçiş sürecinin de ani ve düzensiz yağışların oluşmasında etkili olduğunu söyledi. 2025-2026 döneminde bu geçişin yaşandığını belirten Demir, mevcut hava olaylarının arkasındaki temel nedenlerden birinin de bu süreç olduğunu dile getirdi.
“KOMPLO TEORİLERİNE İTİBAR ETMEYİN”
Son dönemde sosyal medyada yağışların arkasında farklı ülkelerin müdahaleleri olduğu yönündeki iddialara da değinen Prof. Dr. Demir, bu söylemlerin bilimsel bir dayanağı olmadığını söyledi.
Demir, “Son zamanlarda sosyal medyada çok fazla sayıda konuşuluyor. İşte acaba bu yağışların farklı sebepleri mi var? İşte bölgemizde meydana gelen savaşlar veyahut da farklı ülkelerin bu noktadaki iddiaları etken mi diye. Bilimsel verilerin hiçbir tanesinde böyle bir sürecin bilimsel olarak gerçekleşme ihtimali de ortaya koymuyor” ifadelerini kullandı.
YAZ AYLARI İÇİN ÇİFTE RİSK
Uzmanlara göre yaz aylarında Türkiye’yi hem aşırı sıcaklar hem de ani sel riskleri bekliyor.
Prof. Dr. Demir, “Bir ayda düşecek yağış bir saatte düşüyor. Ani seller meydana geliyor. Yaz döneminde evet yine belli yerlerde, belli bölgelerde şiddetli yağışlar alabileceğimizi ama aşırı sıcakların ve kuraklık riskinin de özellikle temmuz, ağustos, eylül aylarında bizi beklediğini veriler gösteriyor” dedi.
Karadeniz başta olmak üzere bazı bölgelerde ani sel felaketlerinin yaşanabileceğini belirten Demir, vatandaşların dikkatli olması gerektiğini ifade etti.
“HAZIRA DAĞLAR DAYANMAZ”
Mevcut yağışlarla birlikte baraj doluluk oranlarının yükseldiğini ifade eden Prof. Dr. Demir, su kaynaklarının doğru kullanılması gerektiğini söyledi.
Demir, “Bu günleri atlattığımızda yaşayacağımız süreçte mevcut kaynaklar çok hızlı bir şekilde tükenebilir. Onun için de kaynaklarımızı doğru kullanmayı da mutlak surette şimdiden planlamak ve geleceğe hazırlanmak durumundayız” diye konuştu.