Bursa Büyükşehir Belediyesi Nisan ayı 2. Olağan Oturumu’nda, belediye tarafından dağıtılan çilek fideleriyle ilgili çiftçilerden gelen verimsizlik şikayetleri meclis gündemine taşındı. Tarım, Hayvancılık ve Orman Komisyonu’nun konuyu gündeme almasının ardından oturumda tansiyon yükseldi. İnegöllü Meclis Üyesi Selahattin Külcü, tartışmalar sırasında sürecin somut belgeler üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini vurgularken, dosyada yer alan bazı raporlarla ilgili ciddi şüpheler bulunduğunu söyledi. Külcü, özellikle iki raporun sahte olabileceğine yönelik iddiaların dikkatle incelenmesi gerektiğini ifade etti.
MECLİSTE TANSİYON YÜKSELDİ
Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nde yaşanan tartışmanın merkezinde, belediyenin üreticilere dağıttığı çilek fideleri yer aldı. Çiftçilerden gelen verim düşüklüğü şikayetleri üzerine hazırlanan komisyon değerlendirmesi, mecliste sert tartışmaları beraberinde getirdi. Selahattin Külcü, konuşmasında konunun farklı başlıklara çekilmeye çalışıldığını savunarak, “Biz somut verilerle hareket ediyoruz. Ancak anlatılanlarla bizim gündemimiz arasında ciddi bir uyumsuzluk var.” mesajı verdi.
Külcü, süreç boyunca gerekli toplantılara katılım sağlanmadığını da dile getirerek, belediyenin bilgilendirme ve dağıtım sürecini başından itibaren şeffaf şekilde yürüttüğünü savundu. Tarım odaklı bu tartışmanın siyasi zemine kaydırılmaması gerektiğini belirten Külcü, teknik değerlendirmelerin ön planda tutulmasını istedi.
SAHTE RAPOR İDDİASI DİKKAT ÇEKTİ
Mecliste en çok dikkat çeken başlıklardan biri ise raporlara yönelik sahtecilik şüphesi oldu. Külcü, kendilerine sunulan dosyanın en üst kısmında bulunan iki rapor hakkında ciddi soru işaretleri bulunduğunu söyledi. Özellikle kapasite raporlarının gerçeği yansıtmadığı ve bazı resmi evrakların usulsüz şekilde düzenlenmiş olabileceği yönündeki iddialar, oturumdaki gerginliği artırdı.
Ayrıca çilek analiz raporlarıyla ilgili de dikkat çeken değerlendirmeler yapıldı. İddialara göre, laboratuvar sonuçlarında ürünlerin dağıtım ve satışına uygun olmadığı belirtilmesine rağmen, sonrasında farklı belgelerle durumun değiştirilmiş gibi gösterildiği öne sürüldü. Bu iddialar, yalnızca tarımsal üretim sürecini değil, aynı zamanda resmi belge düzeni ve denetim mekanizmalarını da tartışmaya açtı.
Selahattin Külcü, yaklaşık 15 yıl önce kurulduğu belirtilen bir şirketin faaliyet alanına da dikkat çekti. Şirketin geçmişte fidan ya da tarımsal üretimle doğrudan bağlantısının bulunmadığını öne süren Külcü, bu ayrıntının da ayrıca incelenmesi gerektiğini belirtti. Sürecin yalnızca iklim şartları, kuruma ya da verim düşüklüğü gibi teknik nedenlerle açıklanamayacağını söyleyen Külcü, belgelerin doğruluğunun titizlikle araştırılması gerektiğini kaydetti.
(0) Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!