Ana Sayfa
Gundem

ADD’den Almanya Tepkisi

Atatürkçü Düşünce Derneği İnegöl Şube Başkanı Birol Atay, Alman Federal Parlamentosu’nun 1915 olaylarına ilişkin tasarıya onay vermesini kınayan yazılı bir açıklama yaptı.

3 Haziran 2016 - 12:59 Adem Demir 3 dk

Atatürkçü Düşünce Derneği İnegöl Şube Başkanı Birol Atay, Alman Federal Parlamentosu’nun 1915 olaylarına ilişkin tasarıya onay vermesini kınayan yazılı bir açıklama yaptı.

Yapılan yazılı açıklama ise şu şekilde; Alman Parlamentosu, uluslararası yargı kararlarıyla hukuksal ve bilimsel olarak sonlandırılmış olmasına karşın, “Ermeni soykırımı” yalanıyla ilgili papağan ezberini tekrarlamaktan kaçınmamıştır.

            Alman Parlamentosu bugün aldığı kararla, hukuki gerçeklerin ötesinde tarihi gerçekleri de çarpıtmıştır. “Ermeni soykırımı” iddialarını geçmişe ait bir hesaplaşma olmaktan çıkartmış ve güncel politikaya dönüştürmüştür. Bu yaklaşım kararın üslubunu da etkilemiştir.

            Alman Parlamentosunun aldığı karar, “Türklerin Ermenilere soykırım yaptığı”, bunun “planlı ve organize olarak gerçekleştirildiği”, “milyonu aşkın Ermeni’nin göç ve imha yoluyla yok edildiği” öne sürülmektedir. Bu olayın Almanya’da okullarda ders olarak okutulması ve Türkiye’nin de “tarihsel gerçek” denilen “Ermeni soykırımını” tanıması istenmektedir.

           Alman Parlamentosu Nazi atalarının soykırım sicilinin ağırlığı altında eziliyor olabilir. Ancak, Yahudi soykırımı suçlarına öncül ya da ortak ararken kullandıkları yaptıkları çarpıtmalar ve kullandıkları üslup, öncelikle “soykırım suçunun” hukuki çerçevesine terstir.

           Kararda, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Uluslararası Adalet Divanı ve Avrupa Adalet Divanı kararlarını görmezden gelirken, Alman Parlamentosu kendisini yargı yerine koyarak demokrasinin temel dayanağı olan kuvvetler ayrılığı ilkesini hiçe saymıştır. 

          Ötesinde, soykırımın ancak “gerçek kişilerce” işlenebilecek bir suç olmasına karşın doğrudan Türk ulusu, Türkiye halkı suçlanmıştır. Böylesi bir suçlama, BM Soykırım Sözleşmesi’ne aykırı bir çifte standart olmasının yanında, kendisi olarak da suçtur. Kararda, Türkiye ve Türk halkına karşı yöneltilen “Ermeni soykırımı” suçlamaları, bir tür “nefret söylemi” suçuna dönüşmüş durumdadır.

“Belli bir gruba karşı düşmanlık duygularını tetikleyen önyargılı ve ayrımcı bir dil kullanılması” biçiminde tanımlayabileceğimiz nefret söylemi, ağır bir insanlık suçudur. En az “soykırım” suçu kadar yaralayıcı ve toplumlar arasındaki diyalogu baştan koparabilecek bir girişimdir.

         Alman Parlamentosunun “Ermeni soykırımını tanıma” kararı hukuki ve tarihi çarpıtmaları yanında bu üslubuyla da, Türkiye’ye karşı ırkçı nefret söylemini meşrulaştırmayı amaçlayan tehlikeli bir oyuna dönüşmüştür. Alman Parlamentosu, Almanya’da giderek güçlenen yabancı düşmanlığı tarafı olmuştur.

                Alman Federal Parlamentosu’nda 2 Haziran, 2016 tarihinde “101 yıl önce Osmanlı İmparatorluğu’nda Ermenilere ve diğer Hıristiyan Azınlıklara Uygulanan Soykırımın Hatırlanması ve Anılması” başlığı altında sunulan soykırımı tanıması Atatürk Düşünce Derneği (ADD) olarak üzüntü ile karşıladığımızı ve bu girişimi esefle kınadığımızı belirtmek isteriz.

            ADD, üye sayısı 100.000’i aşmış, yurtiçindeki ve Federal Almanya’da dahil yurtdışındaki toplam şube sayısı 400’ü aşmış bir sivil toplum kuruluşudur. İsmimizi tarihin yetiştirdiği en büyük liderlerden biri olan, modern ve laik Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ten almaktayız.

              Taktir edileceği üzere, ADD tarihi konulardaki değerlendirmelere ve yaklaşımlara hassasiyet gösteren Türkiye’nin en büyük demokratik kitle örgütlerinden biridir. Bu itibarla gerçek tarihi bilgilerden uzak ve yanlı araştırmalar sonucunda hazırlandığını düşündüğümüz ve 2 Haziran 2016 tarihinde Federal Almanya Parlamentosu’nda kabul edilen tasarının, Türk halkını olduğu kadar, Federal Almanya’yı kendilerine ikinci vatan olarak gören 3 milyona yaklaşan vatandaşımızı ve Türk kökenli Alman vatandaşlarını da derinden üzmüştür.

                     Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak derhal Almanya’ya  karşı gerekli yaptırımları uygulamalı ve bununla ilgili kararları bir an önce almalıdır.