Ak parti grup başkanvekili bostancıdan abidik gubidik açıklaması
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, Yakın siyasi tarihi bilenler gayet iyi hatırlayacaklardır
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, Yakın siyasi tarihi bilenler gayet iyi hatırlayacaklardır
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, Yakın siyasi tarihi bilenler gayet iyi hatırlayacaklardır. Çeşitli mühendisliklerle kimi insanları öne çıkarma ve başbakan yapma adına bir takım girişimler vardı. Başbakanı tahkir eden çeşitli örnek durumlar vardı. Geçmişe baktığımızda siyaseti itibarsızlaştıran, vesayet odaklarını öne çıkartan, siyaseti yürütenlerin halktan çok vesayet odaklarının gözüne baktığı bir dönemi hatırlamakta fayda var. Kastedilen onlardır dedi.Bostancı, TBMMde gazetecilerin gündemle ilgili sorularını cevapladı. Bostancı, Almanya ile krize neden olan Adalet ve Ekonomi Bakanlarının konuşmalarının iptal edilmesine ilişkin soruya, Esasen bu sadece Almanyada gözlemlediğimiz bir problem değil, genel olarak Avrupanın yaşadığı içe kapanma eğiliminin bir parçası olarak karşımıza çıkan bir tablo. Avrupa kendisini 200-250 yıllık bir tarihe ulaşan değerleriyle çelişir biçimde küresel ufkunu yitiriyor. Avrupa kendi içine kapanıyor, mülteci krizi diyor, yabancı düşmanlığı diyor, İslamofobi diyor, yavaş yavaş Türk karşıtlığı gibi bir hava da teşekkül ediyor. Esasen dünyanın önemli bir kısmını devre dışı bırakan ve entelektüel, düşünsel, siyasi, toplumsal, arasına duvarlar örmeye çalışan, sadece mülteciler için yükselecek duvarlar değildir. Bu tür duvarlar dikmeye çalışan Avrupa eski Avrupa olmaz, o değerlere sahip çıkan Avrupa olmaz. Almanyada gözlemlediğimiz ve yaşadığımız esasen bu genel eğilimin bir parçası. O bakımdan şaşırtıcı değil. Bu bizim için bir problem, Almanya için bir problem ama asıl problem olarak oturduğu bağlam Avrupanın kendi değerleridir. Avrupa Birliği gibi küresel bir aktör, küresel ufku olan bir yapı kurmaya çalışacaksınız, bunun amiral gemisini Almanya oluşturmaya çalışacak, ama diğer yandan da koruma kaygısı içinde kendi içine kapanma eğilimi yönündeki siyasete teslim olmuş aktörlerin sesinin daha gür çıktığı bir Almanya, bu kabul edilemez karşılığını verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğanın Nazi Almanyası vurgusuna ilişkin Bostancı, Sayın Cumhurbaşkanımız aynı zamanda gelirim. Eğer kapıda kalırsam veya içeri alınır konuşturulmazsam dünyayı ayağa kaldırırım dedi. Bu tavır Almanyanın kendisini hangi durumda olduğuna ilişkin görmesi bakımından elbette örnek oluşturacak bir tavra işaret ediyor. Çünkü bir problem krize dönüştüğünde gerçek manada bir fikir sahibi olursunuz. Sayın Cumhurbaşkanımızın takdirleridir. Ama kriz yaşanmadan akılcı siyaset sanki kriz varmış gibi, buradan bir resim çıkartmaktır, kendisine ilişkin bir durum değerlendirmesi yapmaktadır. Umarım Almanya bunu yapar şeklinde konuştu.
Devlet Bahçelinin tavrına ilişkin olarak Bostancı, Sayın Bahçelinin bu aşamada ortaya koyduğu tavır son derece saygıdeğerdir, çok kıymetlidir, Türkiyenin hukukuna sahip çıkan bir tavırdır. Sayın Bahçelinin yanı sıra Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu benzeri tutumları ifade ettiler ve böylesine bir Almanyadaki yerel politik figürlerin doğurduğu probleme ilişkin ve genel düzeydeki aktörlerin bu problemi çözme biçimindeki kararsızlık ve zayıflığına karşın, Türkiyenin hukukunu korumaya dönük bir tavır ifade etmişlerdi. Türkiyenin hukukunu koruma konusunda bütün partilerin ortak bir tavır göstermesini en değerli husus olarak görürüz. O bakımdan Sayın Bahçelinin tavrını da bu bağlamda görüyorum ve esasen karakteristik olarak geldiği gelenek, miras son derece bağlantılı görüyorum diye konuştu.
Almanya Başbakanı Merkelin sözcüsünün Cumhurbaşkanı Erdoğanın Nazi benzetmesine içerlediği ve kabul edilemez olduğunu ifade etmesine ilişkin olarak Bostancı şu değerlendirmeyi yaptı:
Nazilikten sadece utanmak yetmez, aynı zamanda o tecrübeden elbette ki sonuç çıkarmak lazım. Esasen böyle öfkelenmek yerine bu gönderme ile ne kastediliyor buna ilişkin bir okuma yapmak daha kıymetli olurdu diye düşünüyorum. Elbette bugün Nazilik döneminde olduğu gibi dramatik bir durum yoktur. Sayın Cumhurbaşkanımızın da tavrı, mevcut politikacıları bütünüyle Nazizm ile suçlamak tavrı değildir.
Başbakan Yıldırımın "Evet çıkarsa terör biter" sözlerini hatırlatan gazeteciye Bostancı, Baştan itibaren Sayın Cumhurbaşkanımızın, Sayın Başbakanımızın yapmış olduğu atıf, hayır vermeyi düşünen, bunu meşru zeminlerde yapan vatandaşlarımıza ve siyasetçilere yönelik dikkat çekmedir. Meclisi F16sıyla bombalayan terör örgütü ve temsilcileri hayır deyin diye pozisyon aldıysa, bunu bir kez daha düşünmek lazım. Niçin böyle bir pozisyon alıyor? Bu terör örgütlerinin evet, hayır pozisyonuna ilişkin bir hatırlatma, dikkat çekme, bir kez daha bunun üzerinde muhakeme etmeye çağırmadır. Bunun ötesinde anlamlar yüklemek veya kışkırtıcı tarzda değerlendirmeler yapmak doğru olmaz yanıtını verdi.
Terörle mücadele konusunda AK Partinin son derece başarılı olduğunu söyleyen Bostancı, Allaha şükür terör örgütlerinin üzerine kararlı bir biçimde gidiliyor. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi, siyasette istikrarı sağlaması bakımından sadece bugünden yarına görmemek lazım. Türkiyenin uzun geleceğini de hesap ederek düşünmek lazım. Bölgemizdeki gelişmeler dikkate alındığında Türkiyeye yönelik istikrarsızlaştırma girişimleri bugünlük, yarınlık bir iş değil. Önemli olan sağlam bir şekilde durmak şeklinde konuştu.
Başbakan Yıldırımın abidik gubidik başbakanlar açıklamasına ise Bostancı şöyle cevap verdi:
Sayın Başbakanımızın esprili bir dili var. Esasen bir takım mühendisliklerle, halktan yeterli yetiyi almaksızın Meclis üzerinde vesayet kurarak, mühendisliklerle iş başına başbakanı getirme, bir kısım insanları öne çıkarma gayretlerine atıf yapıyor. Bu gayretler geçmiş dönemde olmuştur. Şimdi bugün biz bu meseleleri tartışırken, şöyle bir yanılsama içerisindeyiz. 14-15 yıldır AK Parti tek başına iktidarda. Öyleyse yeni tartışıyoruz. AK Parti iktidarı öncesi de var. O önceki dönemleri de hatırlamak gerekir. Yakın siyasi tarihi bilenler gayet iyi hatırlayacaklardır. Çeşitli mühendisliklerle kimi insanları öne çıkarma ve başbakan yapma adına bir takım girişimler vardı. Başbakanı tahkir eden çeşitli örnek durumlar vardı. Geçmişe baktığımızda siyaseti itibarsızlaştıran, vesayet odaklarını öne çıkartan, siyaseti yürütenlerin halktan çok vesayet odaklarının gözüne baktığı bir dönemi hatırlamakta fayda var. Kastedilen onlardır.