"Amaç İsraili korumak"
ısırlı emekli general Mervan, Mısır ordusunun yaptığı darbenin tek amacının İsraili korumak olduğunu söyledi
ısırlı emekli general Mervan, Mısır ordusunun yaptığı darbenin tek amacının İsraili korumak olduğunu söyledi
Mısır ordusundan emekli General Süleyman Ebu Mervan, askeri darbeyle ülkenin yönetimine el koyan Sisinin arkasında İsrail olduğunu öne sürerek, "Şu anda Sisinin ve arkadaşlarının tek hedefi, İsraili korumaktır. Facianın nedeni budur" dedi.
Anadolu Platformunun düzenlediği Anadolu Buluşmalarına katılmak üzere Sakaryaya gelen Mervan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, darbenin ardından Sisinin İsrailde kahraman ilan edildiğini söyledi.
Askeri darbeyi yapanların Mısırdaki liberalleri ve laikleri çok iyi kullandığına işaret eden Mervan, bu şekilde darbe için fırsat bulduklarını kaydetti.
Mervan, geçici hükümete rağmen tek yetkilinin Sisi olduğuna dikkati çekerek, "Geçici hükümet adım atmadan Sisiden izin alır. Gelen devlet yöneticileri de sadece Sisi ile görüşür. Geçici hükümetin bir etkisi yok artık. Mısıra hükmeden sadece silahlı kuvvetlerdir" diye konuştu.
Sisini başka askeri yöneticiler tarafından kullanıldığını savunan Mervan, "Sisinin arkasında olayları yapan başka bir adam var. Bu adam da asker. Bu adam, kan içici birisi. Sisiyi de o yönetiyor. İsrail ile bağlantıyı kuran da budur. ABD ile ilişkileri de kesintisizdir" şeklinde konuştu.
"İsrail, ABD ve Sisi, şeytan üçgenidir" diyen Mervan, şöyle devam etti:
"İsrail, Sisiyi kahraman ilan etti. Bu haberlere bakınca Sisinin arkasında hangi ülkenin olduğu ortaya çıkıyor. Mursiyi Hamas ile irtibatlı olduğu için suçluyorlar. Bu suçlamayı da İsrail yapıyor. Mısırda ilk defa birisi Hamas ile irtibatlı olduğu için suçlanıyor. İsrail ile Mısır arasını bozduğu gerekçesiyle insanlar yargılanıyor şu anda ama bu suçlama bir şereftir."
"SİNADA İSRAİLİ KORUYORLAR"
Mervan, askeri yönetimin Sina Yarımadasında İsraili korumak için faaliyette bulunduğunu dile getirdi.
Askeri yönetimin İsrail ile anlaşmalar yaptığına işaret eden Mervan, "Sisinin arkasında kesinlikle İsrail var. Bunda hiçbir şüphe yok. 36 yıl boyunca askerlik hizmeti yaptım ve asla İsrail ile bir anlaşmamız olmadı ama şimdi darbeciler Sinayı İsraili korumak için kullandıklarını gururla anlatıyorlar" ifadelerini kullandı.
Mervan, şunları dile getirdi:
"Sinada terörizme karşı İsrail ile işbirliği yaptıklarını övünerek söylüyorlar. Sinada artık açık bir şekilde Yahudilerin istihbarat çalışması yapmasına izin veriliyor. Şu anda Sisinin ve arkadaşlarının tek hedefi, İsraili korumaktır. Facianın nedeni budur. Şu anda kadınları ve çocukları öldürüyorlar, camileri yakıyorlar. Mescitler ayaklar altına alındı. Şu anda Mısır, Sisinin yaptıklarını Fransa işgalinde bile yaşamadı. Askeri darbe, büyük camileri yaktı, diğerlerine de kilit vurdu. Bu Fransız işgalinde bile yaşanmamış zulümdür."
"ALLAHA ŞÜKÜR BİR OĞLUM ŞEHİT OLDU"
Darbenin ardından Rabiatul Adevviye Meydanında ailesiyle gösterilere başladıklarını vurgulayan Mervan, hafız oğlunun şehit edildiğini söyledi.
Oğlunun şehadetinden dolayı Allaha şükreden Mervan, "Allaha çok şükür, bir oğlum darbe karşıtı gösterilerde şehit oldu. Oğlumun şehadeti, Allahın bana en büyük ikramıdır. Allah, kıyamet gününde bana şefaat edecek bir şehit nasip etti. Bundan dolayı Allaha şükrediyorum" dedi.
Mervan, sözlerini şöyle tamamladı: "3 oğlum da hafızdı. Şehit olan oğlum, alim birisiydi. Mısırdaki alimlerin hepsi ona hürmet ederdi. Yüzlerce insan namazda onun arkasına duruyordu. Oğlumun Adevviyede şehit olması Allahın ikramıdır. Bir şehit, ailesinden 70 kişiye şefaatçi olur. Bana da böyle bir onur nasip oldu.
Oğlum, Allahtan şehadetini dilerdi sürekli. O da amacına böyle ulaştı. Allahın yolunda ilerledik. Allahın izniyle Mısırda yeni yönetimi kurabilmek için meydanlarda mücadele ettik. Allahın izniyle bunu başaracağız. Şehitlerimiz olsa da bu yolda dönmeyeceğiz.
Meydanlarda mücadele eden herkes, şehitlik istiyor. Ruhlarımızı Allaha sattık. Büyük oğlum, sırtından yaralandığı gün yaralıları omuzunda taşıyordu. Yaralandığından haberi bile yoktu. Diğer oğlum da Adevviyenin ilk şehitlerinden. Çok şükür, bu mücadelede şehadete ulaştı. O gün İstanbuldaydım ve küçük kızım bana şehadet müjdesini verdi. Babam da bunu müjde gibi bana haber etti."