Gundem

Beyin Tarayıcılarıyla Metin Üretildi: Yeni Yapay Zeka Atılımı

Japonya’da geliştirilen “mind-captioning” yöntemi, beyin aktivitelerini analiz ederek zihindeki görüntüleri metne dönüştürebiliyor. Teknoloji etik tartışmaları da beraberinde getiriyor.

15 Kasım 2025 - 17:52 Yağmur Sertkaya 2 dk

Japonya’da geliştirilen “mind-captioning” yöntemi, beyin aktivitelerini analiz ederek zihindeki görüntüleri metne dönüştürebiliyor. Teknoloji etik tartışmaları da beraberinde getiriyor.

Yapay zeka ve nörobilimin birleşimi, insan zihninin kapılarını aralayan yeni bir teknolojiye dönüştü. Japonya’da geliştirilen yöntem, beyin taramalarını analiz ederek insanların zihninde oluşan görsel imgeleri ayrıntılı cümlelere dönüştürebiliyor. “Mind-captioning” adı verilen teknik, nesneleri, yerleri, eylemleri ve olayları metin hâline getiren yapısıyla bilim dünyasında büyük yankı uyandırdı.

NTT İletişim Bilimleri Laboratuvarları’ndan Tomoyasu Horikawa’nın Science Advances dergisinde yayımlanan çalışması, teknolojinin geldiği noktayı gözler önüne seriyor. Araştırmada 22 ile 37 yaşları arasındaki altı katılımcının beyin aktiviteleri, sessiz videolar izlerken tarandı. Yapay zeka, bu videolara ait açıklamaları sayısal dizilere dönüştürdü. Daha sonra geliştirilen “dekoder” modelleri, katılımcıların yeni videoları izlediği veya hatırladığı anlarda beyin aktivitelerini çözümleyerek metin üretmeyi başardı.

BEYİN AKTİVİTESİNDEN CÜMLEYE: TEKNOLOJİ NASIL ÇALIŞIYOR?

Sistemin temeli, beyin görüntüleme verilerinin videolara ait açıklama dizileriyle eşleştirilmesine dayanıyor. Böylece yapay zeka, bir kişinin zihninde beliren imgeleri çözerek hangi nesne, yer veya hareketi düşündüğünü yazılı ifadeye dökebiliyor.

Uzmanlara göre teknoloji, özellikle konuşma güçlüğü yaşayan kişiler için umut vadediyor. Dil becerilerinde hasar oluşan afazi ve ALS hastalarına destek olabileceği, ayrıca sözel iletişim kurmakta zorlanan otistik bireyler için de önemli bir gelişme niteliği taşıdığı belirtiliyor.

ZİHİNSEL GİZLİLİK TARTIŞMALARI BÜYÜYOR

Teknolojinin potansiyeli kadar beraberinde getirdiği etik sorunlar da dikkat çekiyor. Bilim insanları, bu yöntemin gelecekte bebeklerin, hayvanların hatta rüyaların düşüncelerini çözmek için kullanılabileceğini öngörüyor. Bu durum, “zihinsel gizlilik” kavramını daha önce hiç olmadığı kadar tartışılır hâle getiriyor.

Araştırmayı yürüten Horikawa ise teknolojinin henüz pratik kullanımdan uzak olduğuna vurgu yapıyor. Yüksek miktarda veri gerektirdiğini ve doğruluk oranının sınırlı kaldığını ifade eden Horikawa, ayrıca deneylerde kullanılan videoların sıradan sahneler içerdiğini, daha karmaşık veya beklenmedik zihinsel imgelerin çözülüp çözülemeyeceğinin henüz bilinmediğini söylüyor.

UZMANLAR UYARIYOR: YENİ HUKUKİ ÇERÇEVE ŞART

Nöroveri kullanımında katılımcı onayı olmadan ilerlenemeyeceğini belirten uzmanlar, yapay zekâ temelli zihin okuma teknolojilerinin mutlaka hukuki ve etik bir çerçeveye alınması gerektiğini vurguluyor. Cihaz bazlı kontrol mekanizmalarının oluşturulması ve veri güvenliğinin sağlanması, teknolojinin geleceği açısından kritik görülen başlıklar arasında yer alıyor.