Ana Sayfa
Gundem

Bir hayatın ardından 8 hayat

Türkiye’de 32 binden fazla kişi organ nakli için beklerken, beyin ölümü gerçekleşen bir kişinin bağışlanan organları 8 hastaya umut olabiliyor. Konya Şehir Hastanesi Organ Nakil Koordinatörü Doç. Dr. Mehmet Akif Yazar, Türkiye’de beyin ölümü gerçekleşen hastaların aile onay oranının yaklaşık yüzde 20 seviyesinde olduğunu, bu oranın Avrupa ülkelerinde yüzde 70-75, İspanya’da ise yüzde 80’lere kadar çıktığını ifade etti.

1 saat önce Haber Merkezi 4 dk

Türkiye’de 32 binden fazla kişi organ nakli için beklerken, beyin ölümü gerçekleşen bir kişinin bağışlanan organları 8 hastaya umut olabiliyor. Konya Şehir Hastanesi Organ Nakil Koordinatörü Doç. Dr. Mehmet Akif Yazar, Türkiye’de beyin ölümü gerçekleşen hastaların aile onay oranının yaklaşık yüzde 20 seviyesinde olduğunu, bu oranın Avrupa ülkelerinde yüzde 70-75, İspanya’da ise yüzde 80’lere kadar çıktığını ifade etti.

Türkiye’de organ nakli bekleyen hasta sayısının her geçen gün arttığını belirten Doç. Dr. Mehmet Akif Yazar, organ bağışının hastalar için büyük bir umut olduğunu söyledi. Yazar, "Ülkemizde 32 binden fazla kişi organ nakli için bekliyor. Her yıl binlerce kişi belki de bu bekleme sırasındayken hayatını kaybediyor ve binlerce kişi de bu listeye ekleniyor. O yüzden bu insanlara umut olmak adına öncelikle organ bağışı çok önemli" dedi.

"Bir kişinin organları 7-8 hastaya umut olabiliyor"

Beyin ölümü gerçekleşmiş bir kişinin organlarının birden fazla hastaya nakledilebildiğini ifade eden Yazar, "Yoğun bakımda beyin ölümü gerçekleşmiş, vefat etmiş bir kişiden nakil söz konusu olduğunda kalp, akciğer, karaciğer, iki böbrek, ince bağırsak ve pankreas nakledilebiliyor. Hatta uterus yani rahim nakli bile gerçekleştirilebiliyor. Bu şekilde düşündüğümüzde yoğun bakımda vefat eden, beyin ölümü gerçekleşmiş bir kişiden yaklaşık 7-8 organın 7-8 kişiye umut olması mümkün" ifadelerini kullandı.

"En büyük endişelerden biri yoğun bakımda cenazenin bütünlüğünün bozulması endişesi"

Beyin ölümünün aileler tarafından zaman zaman yanlış anlaşılabildiğini belirten Mehmet Akif Yazar, "Kişinin kendi organlarını bağışlamasına veya yoğun bakımda vefat eden bir kişinin, beyin ölümü gerçekleşmiş bir yakınının organlarını bağışlamasına gelindiğinde biraz daha çekinceler veya endişeler söz konusu olabiliyor. Kalbi atan ancak beyin ölümü gerçekleşmiş, tıbben ve hukuken vefat etmiş kişiler, bitkisel hayatla karıştırılabiliyor. ’Öldü mü, ölmedi mi?’ düşüncesi aile bireylerinde söz konusu olabiliyor. Bu açıdan bu endişenin üzerinden gelmek veya üstesinden gelmek adına onların yeterli derecede bilgilendirilmesi, hekimler ve yoğun bakım çalışanları tarafından çok önemli. Yine en büyük endişelerden bir tanesi, yoğun bakımda cenazenin bütünlüğünün bozulması endişesi. Aileler, yoğun bakımda vefat etmiş yakınlarının cenaze bütünlüğünün bozulmasını istemedikleri için organ bağışına onay vermeyebiliyor ama oysa nakil olmuş bir cenazede, donörde, normal bir ameliyat nasıl gerçekleşiyorsa o estetik anlayışla organlar nakledildikten sonra cenaze usulüne uygun olarak hasta yakınlarına teslim ediliyor" şeklinde konuştu.

"Konya’da beyin ölümü gerçekleşip de aile tarafından onaylanan oran 10 beyin ölümünde 2"

Organ bağışlarına değinen Doç. Dr. Yazar, "Organ bağışı için düşündüğümüzde, aslında ülkemizde yılda 30 bin ile 40 bin arasında organ bağışı olduğunu görüyoruz. Bu sayı aslında azımsanacak bir sayı değil, çok iyi bir sayı. Yani ülkemizde 40 bin civarında organ nakli bekleyen kişi düşündüğümüzde, bir yılda yine 40 bine yakın organ bağışının olması çok iyi bir sayı. Ancak bunun karşılığının olup olmadığını, biz yoğun bakımda vefat eden, beyin ölümü gerçekleşmiş kişinin aile onay sayılarına göre anlıyoruz, biliyoruz. Peki bu sayılara baktığımızda sayılar nasıl, örnek veriyorum geçen yıl ülkemizde 2 bin 500 civarında beyin ölümü gerçekleşmişken bunun yaklaşık yüzde 20’si, yani 10 beyin ölümünden sadece 2’sine aileleri nakil için onay vermiş. Bu yıl da durum çok farklı değil. Türkiye ortalaması zaten yüzde 20 civarında. Dünya ülkelerine baktığımızda Amerika’da, Avrupa’da bu oranlar yüzde 70, hatta İspanya gibi ülkelerde yüzde 80’lere çıkıyor. Yani beyin ölümü gerçekleşen 10 kişiden 8’ine aileleri onay verebiliyor ama ülkemizde bu oranlar gerçek anlamda çok düşük. Türkiye’de 9 bölge koordinasyon merkezine baktığımızda beyin ölümü gerçekleşip de aileleri tarafından nakil için onay verilen oranların yüzde 40 civarında Bursa, yine yüzde 30 civarında İzmir, yüzde 25-30’lara yakın Samsun bölgesinde olduğunu görüyoruz. Yine Antalya, Türkiye ortalaması civarlarında, yüzde 17-20 civarlarında. Konya da aynı şekilde Türkiye ortalamasıyla paralel seyrediyor. Yani Konya’da beyin ölümü gerçekleşip de aile tarafından onaylanan oran yine yaklaşık 10 beyin ölümünde 2 onay şeklinde ama bu sayıların dünya ortalamasına ulaşması için daha ciddi çalışmalara ihtiyaç var" dedi.

Doç. Dr. Mehmet Akif Yazar, "Sağlık Bakanlığımız, organ bağışının daha da kolay yapılması amacıyla e-Devlet üzerinden veya e-Nabız üzerinden organ bağışının artık kolay bir şekilde yapılmasını sağladı. Artık vatandaşlarımız e-Nabız’a girerek orada organ bağışı butonunu görüp işlemleri çok kısa bir süreç içerisinde gerçekleştirerek organ bağışında bulunabilirler. Organ bağışı, candan cana en büyük sadakadır, diyordu Diyanet İşleri Başkanımız. Gerçekten de hayattayken eğer birisine bir faydamız olacaksa, aslında en güzel sadakanın, candan cana bir bağış olan organ bağışı olduğunu buradan vatandaşlarımıza hatırlatmak istiyorum" diye konuştu.