Atatürk Bulvarına ücretini vererek park ettiği aracını, 10 dakika sonra aynası kırılmış, kaportasını çizilmiş bir şekilde bulan vatandaşı, otopark yetkililerinin Bizi bağlamaz yanıtı çileden çıkardı. Mağdur vatandaşın aracında 400 TL masraf olduğu öğren
Atatürk Bulvarına ücretini vererek park ettiği aracını, 10 dakika sonra aynası kırılmış, kaportasını çizilmiş bir şekilde bulan vatandaşı, otopark yetkililerinin Bizi bağlamaz yanıtı çileden çıkardı. Mağdur vatandaşın aracında 400 TL masraf olduğu öğren
1 Ocak 2010 tarihinde başlayan ve ilçe trafiğinin rahatlaması adına önemli bir adım olduğu belirtilen Parkomat uygulaması, vatandaşı mağdur etti. Geçtiğimiz Cuma günü, aracını park ederek muhasebeciye giren bir vatandaş, çıktığında arabasını zarar verilmiş şekilde buldu. Parkomat yetkililerinden aldığı cevap ise “Bizi ilgilendirmez” oldu.
Mağdur vatandaş Hüseyin Aydın, başından geçen olayı şöyle anlattı: “Cuma günü saat 11.00 sularında Atatürk Bulvarı üzerinde eski üniversite mevkiinde aracımı park ettim ve görevli otoparkçıya ücretini verdim.
Daha sonra muhasebeciye girdim ve sadece 10 dakika kalarak aşağıya indim. Aracımın yanına geldiğimde arabanın aynası kırılmış ve sol tarafında çizikler vardı. Görevli otoparkçıya aracıma ne olduğunu sordum. Bana arabaya bisiklet çarptığını söyledi. Çarpan bisikletli çocuğu da getirdi. Görevliye aracımın masrafını karşılamalarını söyledim. Daha sonra Parktur firmasının yetkilisi geldi. Orada aramızda tartışma çıktı. Bana ‘Senin araban burada yansa kül olsa bizi ilgilendirmez. Biz aldığımız paraya bakarız. Bir derdiniz varsa gidin Belediye Başkanıyla halledin’ dediler. Ben aracımı ücretini verip oraya bırakıyorsam ve 10 dakikada arabamın aynası kırılıp sağı solu çiziliyorsa bunun mesuliyeti o görevlidedir. Ama biz paramızı alırız sorumluluk bizde değil diyorlar” şeklinde iddialarda bulundu.
Uzun süre görevlilerle aralarında tartıştıklarını belirten Aydın, “Aracımın 400 lira masrafı var. Masrafından da geçtim, bana biz buranın ihalesine girdik, parayı bastık ve aldık biz kendi işimize bakarız demeleri çok yanlıştı. Daha sonra konuyla alakalı olarak zabıta müdürünü aradım, o da kanunlardan pek bir bilgim yok diyerek beni Belediye Başkan Yardımcısı Yusuf Şen’e yönlendirdi. Ancak ne Alinur Aktaş’a ne de Yusuf Şen’e ulaşamadım. Bana şehir dışında oldukları söylendi” diye konuştu.
Olay esnasında Hüseyin Aydın’ın yanında bulunan Kenan Can ise, “Seçimlerde oyumuzu Alinur Başkana vermiştik. İşimiz düştüğü zaman, bir telefonla konuşmak bu kadar mı zor. Ulaşmak bu kadar mı zor” ifadelerinde bulundu.