Borsada yatırım yapmanın altın kuralları
Borsadaki iniş çıkışların ekonominin nabzı olmadığı söylense de İMKB Başkanı Hüseyin Erkan aynı fikirde değil. Erkan borsada yatırım yapmanın altın kuralını anlattı...
Borsadaki iniş çıkışların ekonominin nabzı olmadığı söylense de İMKB Başkanı Hüseyin Erkan aynı fikirde değil. Erkan borsada yatırım yapmanın altın kuralını anlattı...
Perihan Çakıroğlu'nun söyleşisi
Dünyada insanların spekülasyonla para kazanması, tarihin eski çağlarına kadar gidiyor.Hayat, her gün bazı fırsatlar tanır, bazı fırsatları da yok eder.
Bu fırsatları kullananlar, kazanç kapısını aralar, kullanamayanlar ise kaybeder. Tarihte ilk borsa hareketleri, ilk çağlara kadar gidilebiliyor ama özellikle Roma İmparatorluğu’nda bugünkü borsalara benzer oluşumların yoğunlaştığı ortaya çıkıyor.
Türkiye’de ise borsanın kurulmasının çok zaman aldığı görülüyor. 24 Ocak 1980 kararlarının ardından dış dünyaya açılan Türkiye’de borsa hareketleri de bu tarihten sonra ağırlık kazandı.
Uzun yıllar Karaköy Tophane’de ilkel biçimde yürüyen ve “ayaklı borsa” diye adlandırılan kuruluş, 1995’te İstinye’de yaptırılan özel binada yerini aldı.
O tarihten bu yana 4 başkan gören İMKB’nin 5’inci başkanı olan Hüseyin Erkan borsanın kilometre taşlarını anlattı.
Borsa endeksi ne zaman çıkar,ne zaman iner?
Endeksin hareketi her zaman bir gelişmeye dayanır. Türkiye ile ilgili bir siyasi gelişme olabilir bu. Ekonomik gidişata bağlı olur.Hatta o şirket, çok da iyi bir hareket yapabilir, kârı belki yüzde 100 de artabilir. Ama genel konjonktürdeki değişimler, Türkiye ile ilgili durumlar, ekonomik bazı verilerle ilgili bilgilerle fiyatlar düşebilir.
Borsa başkanı bile fiyatların ne zaman inip, ne zaman çıkacağını bilemez.Bu doğru mudur?
Ben de dahil hiç kimse bilemez. Bilsem bu işi yapmam zengin olurdum.
Hala zengin olamadınız mı?
Hayır olamadım. Sadece maaşla çalışan bir insanım. Garson bile soruyor Bize her gün, ‘Borsa mı çıkar, dolarmı çıkar” diye soruyorlar. Size de böyle sorular geliyormu? Bana da geliyor. Mesela, lokantaya gittiğimde garson gelip, “Başkan bugün ne alsam” diyor. Gülüyorum tabii ki.
Borsada iyi yatırımcı olmanın bir formülü var mıdır?
Böyle bir formül, bazı altın kurallar vardır. Bunların en basiti, “Borsa çıkarken satarsınız, düşerken de alırsınız.” Basittir ama uygulaması en zor kuraldır. Bir numaralı kural da budur. Ama insanlar kazançlarına tamah ediyorlar, zarar ettiklerinde de nerede duracaklarını bilmiyorlar. Yine altın kurallardan birisi de, borsayı hiç takip etmeyen, sermaye piyasasını hiç bilmeyen, konuyla alakası olmayan insanlar, eğer size “Ben ne alayım” diye sorarsa işte o satış zamanıdır. Bana böyle alakasız birileri gelip soruyorsa, onlara “Bu satış zamanıdır” diyorum.
Sürekli düşerken ne yapmalı?
Herkes kaçarken, size de “Aman yaklaşmayın, hisse senedi öldü bitti, uzak durun, herkes satıyor, Türkiye öldü bitti” diye yakınmalar varsa, o zaman da hisse senedinin alım zamanıdır. En iyi alım zamanı da odur. Birinci kurala dönersek, düşerken alınır, yükselirken satılır.Kazandır, kazandır, herkes para kazanıyor. Taksicisi, hizmetlisi, alakası olmayan doktoru, mühendisi geliyor. Borsa ile tanışmamışsa, birilerine soruyorsa o satış zamanıdır.
Körfez Savaşı ve Çiller krizi onu borsa çalışanı yaptı
Sizin için 1991’deki Körfez Savaşı’nın ardından yeni bir dönem mi başladı?
Öyle oldu. Tuncay Artun’un şirketinden ayrılıp Tezal Menkul Değerler’i satın aldık. O sırada Bank & Thrust’tan “Bize rapor yazar mısınız” dediler, bir yıl onlarla çalıştım. Tansu Çiller’in başbakanlığı döneminde yaşanan 1994 krizinde Tezal’daki hisse senetlerimi sattım ve çıktım. Londra’ya giderek iş aramaya başladım.
Yeniden döndünüz değil mi?
Tuncay Artun, Borsa Başkanı olmuştu. Londra’ya gidip gelirken onu tebriğe gittim. “İMKB’ye gelmez misin” deyince güldüm. Piyasanın yatırımcı tarafını bilirim, ama diğer tarafta bilgim yok. Ne yapacağımı sordum. “Borsa’nın yurtdışı ilişkileri neredeyse hiç yok, İngilizce yayını yok. Yabancı yatırımcı çok az. Bu tarafını geliştirmemiz lazım” dedi. Dış İlişkiler Müdürlüğü kurmak istediğini belirtip, “Senden daha iyi adam düşünemiyorum” dedi ve 3 gün izin verdi. Tereddütteyim ama kriz de var, Artun’a “Peki” demek durumundaydım.
Spekülasyon değil manipülasyon suçtur
Borsa’da yatırım yapmayı en doğrusundan nasıl anlamalıyız?
Bakın, spekülasyonu insanlar yanlış anlıyor. Yatırım yaparken sizin aldığınız şirketlerin hisse değerleri artacak beklentisi var. Ya artacak ya da düşecek. Artması, size göre anlamlı bir beklentidir. Ya alıyorsunuz ya da satıyorsunuz. Kâr ya da zarar edebilirsiniz. Herkes kâr etmek için girer bu işe. İşte bu yatırım, spekülatif bir yatırımdır. Spekülatif olmak yanlış değildir ama manipülasyon farklı bir konudur.
Manipülasyonu Ahmet Amca ya da Süheyla Teyze’ye nasıl anlatmalı?
Ya paranın gücüyle ya birlikte çalışan insanların gücüyle beraber organize bir şekilde bir hisse senedinin değerinin artmasını ya da düşmesini siz sağlıyorsanız, sonuçta da bunun ters hareketini yaparak bir kâr sağlıyorsanız, bu bir manipülasyondur.
Manipülasyon bir suçtur değil mi?
Evet, suçtur. Piyasanın doğal hareketiyle değil, yapmış olduğunuz ve sonucunda kendi lehinize sağladığınız bu imkan manipülatif bir harekettir.
Sık sık bu tanıma uyan kişiler, içeriye alınır, yeniden dışarıya çıkarlar.
Neden, bir sonuç çıkmaz?
SPK Yasası’nda genel bir tanım yapılmış.
Neden, yasa maddesi değiştirilip, bu suçları araştıracak ihtisas mahkemeleri hala kurulmuyor?
Bu tespitleri haklı buluyorum. Yasa, bu kadar çok detaylı hazırlanmaz. Genel bir suçu tanımlar. Tebliğler, uygulamalar, mahkemelerin almış olduğu kararlarla diğer yasalarla ilintilenerek bir ‘manipülasyon suçu’ tarifi vardır. Çok rahatlıkla yargıda sonuçlanması gerekir. Bilirkişilikmüessesesi, beklediğimiz sonuçları veremiyor. Hakim ve savcıların da bu konuda bilgi eksiklikleri var.
SPK Yasası’nda bu yapılamaz mı?
Bazı iyileştirmeler yapılabilir, bazı adımlar atılabilir. Burada mahkemelerin, savcıların görevlerini yapması gerekiyor. Mahkemeler birçok konuya bakıyor. Bu tip ihtisas konusu olan suçlar, yüzde 1 bile değil. Ama artık kesin ceza verilmesi lazım.
Ereğli hissesi ile kendisine ev aldı
Siz neden işadamı olmayı seçmediniz?
Babam, Konya’nın önemli işadamları arasındaydı. Ben ABD’de üniversiteyi bitirirken, 57 yaşında öldü. Tezimi verdikten sonra 1984’te Konya’ya geldim. Babamın bıraktığı yerden alıp, işleri ağabeyimle büyüttük. 4 yıl çalıştım. Konya’nın ve Orta Anadolu’nun en büyük dağıtımcısı olduk. Ama aldığım eğitimle, Konya’da kalmak bana yetmedi. İstanbul’dan arkadaşlarla görüşüyorduk. Onların dünya devi bir şirketle ortak oldukları bir ambalaj firması vardı. 1988’de onlara danışmanlık yapmak üzere İstanbul’a geldim. Borsa yavaş yavaş kıpırdanmaya başlamıştı. Önce yatırımcı olarak girdim. Ardından da kaldık.
Bana uğurlu geldi
Borsada ilk yatırımı nasıl yaptınız?
1989 yılında ilk olarak Ereğli Demir Çelik hissesi alarak girdim borsaya. O da şöyle oldu; babama borçlu olanlar, buna karşılık Ereğli’nin hisselerini vermişler. Yıllarca durmuş. Bedelsizleri vardı, temettüleri vardı, onları toparladık. Borsa endeksi de çıkınca, baktık ki Ereğli Demir Çelik, en iyi kağıtlardan biri. O zaman bir analiz yaptım. Ereğli’nin bir adet hissesi 4 bin 500 lira, hisse başına kârı 9 bin 500 lira. Yani hisse başı kazancının yarısına siz şirket alabiliyordunuz. Böyle saçmalıklar vardı. Elimizde ne varsa toparladık, ettik, epeyce hisse aldık. Arkadaşlara, ‘Niye almıyorsunuz’ diye soruyorum. ‘Eh işte, 1987’de, 1988’de borsa çöktü, insanlar tam olarak anlamıyorlar’ diyorlar. Ben onlara aldırmadım. Aldım, bir senede hisselerim 30 katına çıktı.
Çok mükemmel kazanmışsınız. Ne yaptınız o parayla?
İstanbul Etiler’de bir sitede güzel bahçe katı bir ev aldım. Halen orada oturuyorum.
Ekonominin nabzıdır
Dolar ve eurodan nasıl etkileniyor?
Etkilenir. Şirketinizin değeri 100 milyon liraysa, dolar yükseldiğinde bu 65 milyon liraya düşer.
O zaman da ne olur?
Fiyatınız düşük kalmışsa yükselebilir. Dünyada borsayı etkileyen o kadar çok veri var ki. Saysam bitmez.
Borsayı neler etkilemez?
Hurafeler, o şöyle dedi, bu böyle dedi gibi söylentiler.
Borsa, ekonominin barometresi midir?
Evet, ekonominin nabzıdır. Ülkenin nabzını tutar. Günlük işlem hacminde 2- 2.5milyar dolarlar seviyesindeyiz. Gelişmekte olan ülkeler arasında ilk 5 içindeyiz. İşlem hacmi açısından likidite iyi ama toplam şirketlerin değerine baktığımızda GSMH’nin yüzde 40’ı bile değiliz.
Bugün