Ana Sayfa
Gundem

Bu gece sahura kalkılacak

11 ayın sultanı ramazanda, bugün ilk teravih namazı kılınacak, gece yarısından sonra da sahura kalkılacak. 33 yıl sonra ağustos ayına denk gelen ramazan ayının ilk orucu ise yarın açılacak.

20 Ağustos 2009 - 14:22 Adem Demir 3 dk

11 ayın sultanı ramazanda, bugün ilk teravih namazı kılınacak, gece yarısından sonra da sahura kalkılacak. 33 yıl sonra ağustos ayına denk gelen ramazan ayının ilk orucu ise yarın açılacak.

Ramazan önümüzdeki 8 yıl boyunca yaz aylarına rastlayacak. Bu yıl yaklaşık 15 saat oruç tutulacakken, her geçen yıl oruçlu geçen süre artacak. Ramazan ayının hazirana denk geldiği 2015`te 16 saate yakın oruç tutulacak.
Ramazan dolayısıyla Diyanet İşleri Başkanlığı çeşitli hazırlıklar yaptı. Buna göre, ramazan süresince zorunlu olmadıkça hiçbir cami görevlisine izin verilmeyecek, görevlisi olmayan hiçbir cami bırakılmaması yönünde çaba harcanacak.
Müftülüklerce ramazana özel vaaz ve irşat programları hazırlanacak. Camilerde elektrik, ısıtma ile ses cihazları, cemaati rahatsız etmeyecek şekilde çalıştırılacak.
Merkezi konumdaki bazı camiler, merkezi vaaz sisteminden ayrılacak. İlahiyat fakülteleri öğretim üyeleri, eğitim merkezi öğretmenleri, imam-hatip liseleri meslek dersleri öğretmenleri ile din kültürü ve ahlak bilgisi dersi öğretmenleri, emekli müftü, vaiz ve liyakat sahibi imam hatiplerin kendi camilerinde vaaz etmelerine katkı sağlanacak. Vaazlar zamanında başlayıp ezanla bitirilecek.
Camilerin, şadırvanların ve cami tuvaletlerinin temizliği yapılacak, ayrıca camilerin havalandırılmasına ve klimaların cemaati rahatsız etmeyecek şekilde çalıştırılmasına özen gösterilecek.

O ESKİ RAMAZANLAR...
Ramazan ayının yaza rastladığı geçmiş yıllarda, sıcakta oruç tutmak bir takım zorluklar yaratsa da iftardan sahura kadar geçen sürede sosyal hayat renkleniyordu. Uzun yaz gecelerinde büyük camilerin çevresi teravih namazına gelenlerle dolup taşarken, İstanbul`da Direklerarası`nda ramazan eğlenceleri sahura kadar hoşça vakit geçirilmesini sağlıyordu.
Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nesimi Yazıcı, ramazanın Türk İslam toplumlarında özel bir yeri olduğuna işaret ederek, Türk toplumunun bir `ramazan kültürüne` sahip olduğunu söyledi. Yazıcı, ramazanın ibadet kadar eğlenceyi de içeren bir zaman dilimi olduğunu anlattı.
Yazıcı, Ramazan ayının yaza denk geldiği yıllarda, uzun süren orucun ardından iftarların yapılmasıyla halkın sokağa çıktığını, diğer aylarda rastlanmayan bir hareketliliğin ortaya çıktığını dile getirdi.
İftardan önce büyük camilerin çevresine açılan sergilerde de farklı bölgelerden getirilen meyve ve sebzelerden tütüne, kitaptan tespihe, el sanatı ürünlerinden giysilere kadar çok çeşitli malzemelerin satıldığını kaydeden Nesimi Yazıcı, akşam ezanının okunmasıyla camilerin dolduğunu, daha sonra iftar için herkesin evlerine dağıldığını söyledi.

`RAMAZANDA KADINLAR SOSYAL HAYATA KATILIRDI`

Prof. Dr. Yazıcı, özellikle Osmanlı döneminde ramazanın kadınların daha rahat hareket ettiği, teravih dolayısıyla geceleri de ev dışına çıkabildiği bir zaman dilimi olduğuna dikkati çekerek, kolay ulaşılabilir ve merkezde bulunan büyük camilerin teravih için kadınlara tahsis edildiğini dile getirdi.


İftarın ardından kadınlı çocuklu kalabalıkların İstanbul sokaklarına çıktığına işaret eden Yazıcı, `İstanbul`un her tarafındaki kahvehaneler açıktı. Belli başlı eğlence mekanlarına uzak olanların bile kapısına iki resim asılarak karagöz oynatılırdı. Divanyolu`nda hoşça vakit geçirilecek yerler bulunurdu, ancak en kalabalık olan yer, tiyatroların tamamının bulunduğu Direklerarası`ydı` dedi.


Yazıcı, yaz ramazanlarının en ilgi çeken unsurlarından birinin mahyalar olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:


`Eski ramazanlarda şehirler bugünkü gibi ışıklı değildi. Osmanlı`nın başkenti İstanbul`da bile akşam ezanından sonra halk evine çekiliyordu. O zaman kentteki yabancılar, elinde kandillerle yürüyen insanların `ateş böceğini` andırdığını yazıyor. İki minare arasına takılan mahyalar, bu karanlık geceleri aydınlatan ve halkta heyecan yaratan ışık gösterileriydi. Büyük kalabalıklar tarafından izlenirdi.`


Ramazanın gayrimüslimlerle Müslümanlar arasındaki ilişkilerin artmasına da vesile olduğunu ifade eden Yazıcı, oruç tutmayanlarla tutanlar arasında hiçbir sorun yaşanmadığını anlattı.


Yazıcı, ramazanda `Hırka-i Şerif` ve `Sakal-ı Şerif` ziyaretlerinin de ayrı bir önem taşıdığını, halkın Kadir Gecesi`ni sabaha kadar camilerde ibadetle geçirdiği kaydetti.