Gundem

“Bursa suları kirletilmiş, zehir haline getirilmiştir”

Seçim çalışmalarına önceki gün İnegöl’de devam eden Büyük Birlik Partisi (BBP) Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem Alfatlı, İnegöl Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Mehmet Hanefi Yıldırım’ı makamında ziyaret etti.

20 Ağustos 2025 - 04:09 Adem Demir 5 dk

Seçim çalışmalarına önceki gün İnegöl’de devam eden Büyük Birlik Partisi (BBP) Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem Alfatlı, İnegöl Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Mehmet Hanefi Yıldırım’ı makamında ziyaret etti.

Önceki gün gerçekleşen ziyarette, BBP Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem Alfatlı’ya, BBP İnegöl Belediye Başkan Adayı Hüseyin Yenidoğan, Osmangazi Belediye Başkan Adayı Selahattin Çelt ve BBP İnegöl Belediye Meclis Üyesi Adayı Senem Yaşar eşlik etti.

SEMTLER ARASINDA DERİN UÇURUMLAR OLUŞTU

Bursa’yı yönetmek için son derece büyük projelerin ve sorumlulukların gerektiğini belirten BBP Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem Alfatlı, “21. Asrın Türk asrı olacağından hareketle, bölgesinde lider bir ülke haline gelmekte olan Türkiye’nin beş büyük şehrinden biri olan Bursa’nın da, bu sürece uygun olarak yapılanması gerekmektedir. Bursa’nın tarihî kimliğine has bir şehir haline gelmesi kaçınılmaz bir ihtiyaçtan ve tarihî bir sorumluluktan kaynaklanmaktadır. Balkanlar, Ortadoğu ve Kafkasların merkezinde bulunan Türkiye’nin, bir yandan Türk dünyası, bir yandan İslam dünyası ve diğer yandan da Avrupa ile ilişkilerini geliştirirken, İstanbul, Ankara, İzmir, ve Bursa gibi büyük şehirlerin de bu stratejik konuma uygun hale getirilmesi gerekmektedir. Köyler ve küçük kasabalar şehre göç etmiş, büyük şehirlerimiz adeta mahalle haline gelmiştir. Bundan en çok nasibini alan illerin başında Bursa gelmektedir. Semtler arasında derin uçurumlar oluştu, bir yanda dünyanın en rahat, en refah hayatı yaşanırken diğer tarafta yoksulluk hüküm sürmektedir. Bu durum şehirlerin güvenlik huzurunu tehdit eder hale getirmiştir. Tüm büyük şehirlerimizde olduğu gibi Bursa’mızda da artan nüfus beraberinde betonlaşmayı, sanayi artıklarının yol açtığı kirlenmeyi, tarım alanlarının ve ormanların süratle tüketilmesini, çevre kirliliğini, erozyonu ve daha pek çok tehlikeyi ortaya çıkarmaktadır. Büyük şehirlerimizde ve özellikle Bursa’mızdaki bu yapılaşma, sonsuza kadar devam edemez. Washington’da nüfus yıllardır 400 binler seviyesinde durmakta ve yeni yapılaşmalar ortaya çıkmamaktadır. Oysa bizim büyük şehirlerimiz delik deşik. Her gelen kat müsaadeleriyle rantçılığı körüklüyor. 3 katı 5’e, 5 katı 8’e çıkartıyor. Şehirlerimiz beton yığınlarıyla inim inim inliyor. Bursa’da yapılacak olan hizmetlerin kenarlara kaydırılmasıdır. Banliyöler çevre kentlere dönüştürülmelidir. Mevcut şehir merkezimiz ise, yeşil alanlar, parklar, yürüyüş ve gezinti parkurları yapılmalı, şehrimizin tarihî ve kültürel dokusu muhakkak muhafaza edilerek, acil yenileme çalışmalarıyla bu doku ortaya çıkarılmalı, Bursa kendi tarihî ve kültürel kimliği ile tekrar buluşturulmalı ve kültürel turizme yatırım yapılmalıdır. Tek, tek restore edilen tarihi eserler, kirli paslı ellerde pırlanta yüzük gibi durmaktadır. Bu eserler çevreleriyle birlikte restore edilmelidir.  Muradiye, Hisar, Tahtakale gibi tüm tarihî semtler terk edilmiş binaların çoğu çürümeye terk edilmiştir. Bu semtler BM ve AB fonlarıyla finansmanı sağlanarak miras ve projelendirme sorunları çözülüp kültür turizmine kazandırılmalı ve sivil toplumun çalışma alanı haline getirilmelidir” dedi.

BURSA’NIN ÇEVRESİNDE “ÇEVRE KENTLER” OLUŞTURULMALI

Bursa’da, uydu-kent uygulamalarından çevre-kentler projesine acilen geçilmesi gerektiğini ifade eden Ekrem Alfatlı, “Kentsel dönüşüm, eski binaların yıkılarak yerine yeni ve çok katlı binaların yapılması değildir. Yıkılan binaların arsaları parklar ve spor alanları haline getirilmeli kültürel merkezler haline getirilmelidir. Merkezdeki nüfus ise çevre kentler projeleri merkez dışına çıkarılmalıdır. Bizim en öncelikli hedefimiz, çevre kentler uygulaması olacaktır. Bursa’nın kent merkezi giderek sıkışmakta, yanlış yapılanmalar kenti boğmaktadır. 1940’larda Londra benzeri şekilde yoğunlaşıp sıkışınca, İngiltere’de Mahalli İdareler Başkanlığı kurulmuş ve Londra etrafında önce 3, daha sonra 20 kadar çevre kent yapılmış ve Londra rahatlatılmıştır. Yenişehir, Gürsu, Kestel, Demirtaş, Çevre Yolu ile Katır Dağı arasındaki yamaçlar, Mudanya, Nilüfer’den Uluabat Gölü’nün güneyi, çevre kent projesi kapsamında değerlendirilerek, buralar çevre kentler haline dönüştürülmelidir. Merkezdeki eğitim, kültür, sağlık, spor, eğlence ve ticaret imkanları buralara da taşınarak,  sakin ve huzurlu mahalleler oluşturulup, buralardaki insanların her gün Bursa merkezine taşınmaları engellenmelidir. Bursa ovası ‘Yeşil Kuşak’ ile çevrilerek, tarım alanı olarak kalması sağlanmalıdır. Böyle bir proje ve proje kapsamındaki yatırımlar ile hem Bursa merkezi rahatlatılmış olacak, hem de merkezdeki bugün aşılamaz gibi görünen ve her geçen gün büyüyen problemler çevre-kentlere bölünerek yatırım maliyetleri de paylaştırılmış ve merkezdeki nüfus patlamasının da önüne geçilmiş olacaktır. En acil problemlerin başında şehir içi ulaşım gelmektedir. Son 10 yılda en büyük yatırımlar şehir içi ulaşıma yapılsa da merkezin yoğunluğu dağıtılmayıp, tersine artırıldığı için Bursaray’ın uzatılması da çare olmamıştır. Bursaray, şehri yatay olarak ikiye bölmüş güney-kuzey istikametlerinde yeterli geçiş bırakılamamıştır. Ulaşım sorunun çözümü için öncelikli olarak güney-kuzey istikametinde arterler oluşturulmalıdır. Bursaray, Gemlik istikametine de uzatılmalıdır” diye konuştu.

TÜM MEDENİYETLER ŞEHİRLERDE DOĞMUŞTUR

‘Bursa’yı diğer şehirlerden üstün kılan özelliklerinden birisinin de, geçmişte bir su medeniyetini topraklarında barındırması olduğunu ileri süren Alfatlı, “Su, toprak ve insan üçgeninden fışkıracak yeni bir medeniyetin dirilişi için Bursa bir fırsattır. Fakat Bursa suları kirletilmiş, zehir haline getirilmiştir. Nilüfer’in kirli suları ile sulanan ovada yetişen meyve ve sebzelerle, Bursa halkı zehirlenmektedir. Öncelikle Bursa sularının kirletilmesine acilen son verilmelidir.  Nerede su varsa, BM ve Dünya Bankası buradaki yatırımları desteklemek durumundadır. Su konusundaki zenginliği, Bursa için büyük avantajlar sağlayabilecekken, bu zenginliğin uzun yıllardır atıl bırakılması, Bursa için büyük kayıptır. Avrupa’da Bursa’dan çok daha küçük ve imkanları bakımından çok daha sınırlı pek çok şehir, sahip olduğu tabiî güzellikleri dünya sağlık ve kültür turizmine açarak, bir yandan zenginleşip, diğer yandan ülkelerinin tanıtımına katkıda bulunuyor. Bursa’nın ve çok yakın çevresindeki sayısız güzelliklerin atıl bırakılması, Bursa adına çok büyük bir kayıptır. Bütün bunlar ehliyetli kadroların bir araya gelmesi ile hayata geçirilebilecek projelerdir. Tüm medeniyetler şehirlerde doğmuştur. Bursa tarihin hiçbir döneminde şehir kimliğini kaybetmemiş, insanlığa daima şehir olarak imkân ve güzelliklerini cömertçe sunmuş, mitolojik efsanelere konu olmuştur. Şehirler, girişlerine sloganvari tabelalar asmak suretiyle tanınmazlar, medeniyet merkezi olamazlar. Bursa’da ancak içinden bir okuma ile medeniyet merkezi olabilir. Bursa, sahip olduğu tüm güzellik ve imkanları, tarihte olduğu gibi bugün de hazırdır. Yeter ki biz Bursa’nın farkına varabilelim, Bursa’yı doğru okuyabilelim” dedi.

Ziyaretten dolayı teşekkür eden İnegöl Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Mehmet Hanefi Yıldırım ise seçim çalışmalarında BBP’lilere başarılar diledi.