Ana Sayfa
Gundem

Cumhurbaşkanı Erdoğan İnegöllü Gazetecilerin katıldığı programda konuştu

Cumhurbaşkanı Erdoğan Beştepe’de Anadolu Yayıncılar Derneği üyelerine konuştu. Programa İnegöl’de faaliyet gösteren basın-yayın organlarının temsilcileri de katıldı.

22 Mart 2017 - 13:36 Adem Demir 3 dk

Cumhurbaşkanı Erdoğan Beştepe’de Anadolu Yayıncılar Derneği üyelerine konuştu. Programa İnegöl’de faaliyet gösteren basın-yayın organlarının temsilcileri de katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Beştepe'de Anadolu Yayıncılar Derneği üyelerine konuştu. 

İşte Erdoğan'ın konuşmasından satır başları:

"15 Temmuz gecesi Anadolu yayıncılarının ortak platform oluşturarak darbe karşıtı yayın yapmasını unutamayız. Biz Anadolu basınını Kurtuluş Savaşı'ndan biliriz. Biz Anadolu basınını tek parti dönemine karşı verdiği demokrasi mücadelesinden biliriz. Darbe dönemlerinde herkes susarken konuşma cesaretinden biliriz. Kıt imkanlarına rağmen yürüttükleri faaliyetlerinden biliriz. Yerel basının gücü demokrasinin gücüdür. Yerel basını reytingle, tirajla ölçmek doğru değildir. Uydu ve telif masrafları için bu durumun da göz önünde bulundurulmasını faydalı görüyorum. Aynı şekilde kamu ilanları... Yerel basının varlığını sürdürmesini ancak bu şekilde sağlayabiliriz. 

Biz manşetlerle çarpışarak bugünlere geldik. Muhtar bile olamaz diye amiral gemisi geçinenler sürmanşet attı. Bunlar muhtarları küçümsediler. Ama biz bu salonda sürekli muhtarlarımızla bir araya geliyoruz. Birileri de kalkıyor muhtarları küçümsüyor. Benim BM de yaptığım konuşma için 'Sanki muhtarlara konuşuyor' diyor. Sonra da 'Ben onu demek istemedim' diyor. Tamam da ne demek istedin? BM'de bizim karşımızda olanların tamamı seçilmiş değil. Atanmışlar da vardır. Muhtar seçilmiştir. Seçilmiş olduğu için saygındır. 

"SEN HOLLANDA'NIN YANINDAYSAN BEN DE HALKIMIN YANINDAYIM"
Biz gücümüzü manşetlerden değil sandıklardan aldığımız için bu çarpık zihniyete meydan okuduk. Kendi ülkesini yurtdışına şikayet edenlerle mücadelemizi sürdüreceğiz. Adam geliyor, tam bir ajan terörist. Neymiş basın mensubu. Bir ay Almanya Başkonsolosluğunda misafir ediliyor. Şansölye 'Bizim burad çifte vatandaş olan bir gazetecimiz var. Bunu bırakmanızı istiyoruz' diyor. Ben sizden 4500 PKK'lı teröristin iadesini istedim, verdiniz mi? 'Yargı bakıyor' diyor. Bizde de bırakın yargı baksın. Onunla ilgili kararı da bizde yargı verir. Çünkü bizde yargı bağımsızdır, karışamayız. Mahkemeye çıktı ve tutuklandı. Süreç böyle devam edecek. Sen Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanına, bakanlarına kapını kapatıyorsun. Ve Hollanda'da atını, itini vatandaşlarımın üzerine süren 'Hollanda'nın yanındayım' diyorsun. Sen Hollanda'nın yanında mısın, ben de hakkın ve halkımın yanındayım.

"KARŞIMIZA MASKEYLE ÇIKANLARA HAYDUT MUAMELESİ YAPACAĞIZ"
Karşımıza maskeyle çıkarlarsa artık haydut muamelesi yapma kararı aldık. Çık ortaya delikanlıca benim Türkiye ile meselem var de ki, millet görsün. 

Avrupa'ya sesleniyorum. Türkiye itilecek, kakılacak, vatandaşları yerlerde sürüklenecek bir ülke değildir. Siz böyle davranmaya devam ederseniz. Hiçbir Avrupalı dünyanın hiçbir yerinde rahatça dolaşamaz. Unutulmamalıdır ki bu değerlere Avrupalının ihtiyacı var. Aslında parlamenter demokrasi diye bir şey olmadı. Uzun yıllardır vesayet sistemi uygulandı. 

"TEK ADAM REJİMİ 1923'TE KAPANDI"
Ana muhalefetin başındaki zat daha Cumhurbaşkanı'yla Başbakanlığın birleşeceğini bile bilmiyor. Burada yeni bir sistem oluşturuluyor. Kim gelirse gelsin böyle devam edecek. Ana muhalefetin yaptığı kuyruklu yalan. Ya o gün diyor ki lokantaları da kapatılabilirmiş. Böyle bir şey olur mu? Yok 500 tane Cumhurbaşkanı yardımcısı atanacakmış. Bizim getirdiğimiz sistem yürütmede çok başlılığı ortadan kaldıracak. Bu sistem istikrarı ve güveni getirecek. 

Muhalefet yatıp kalkıp 'Tek Adam' diyor. Tek adam rejimi 1923'te kapandı. Tek adam rejiminde seçim yoktur".