Devlet bahçeliden atatürke hakaret eden tarihçilere sert tepki
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Asılsız ve alçakça ithamlarla Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürkü gözlerden ve gönüllerden düşüreceklerini sanan varsa, ya zekaları kurumuş, ya da insanlıkları kaybolmuştur
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Asılsız ve alçakça ithamlarla Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürkü gözlerden ve gönüllerden düşüreceklerini sanan varsa, ya zekaları kurumuş, ya da insanlıkları kaybolmuştur
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Asılsız ve alçakça ithamlarla Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürkü gözlerden ve gönüllerden düşüreceklerini sanan varsa, ya zekaları kurumuş, ya da insanlıkları kaybolmuştur. Atatürke iftira atanların yediği içtiği haram; esip savurduğu haysiyetsizliktir" dedi.MHP Genel Başkanı Bahçeli, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Muğla-Antalya karayolunun Sakar Geçidi mevkinde meydana gelen kazada ölenlere Allahtan rahmet, yaralılara acil şifa diledi. Bahçeli, "İzmir Bucadan Marmarise gitmek üzere hareket eden bir midibüs kontrolden çıkarak şarampole yuvarlanmıştır. Bu elim ve yürekleri kavuran kazada 24 kardeşimiz hayatım kaybederken 10u da yaralanmıştır. Kazanın bilançosu maalesef korkunç boyuttadır. Öncelikle hayatlarını kaybedenlere Allahtan rahmet, ailelerine sabır ve başsağlığı niyaz ediyorum. Yaralılara ise acil şifa dileklerimi iletiyorum" ifadelerini kaydetti.
"Tarihte husumet kazısı yapmak, kutuplaştırıcı beyan ve bilirkişilik taslamak eğer cahillik değilse kesinlikle düşman sevindiren vatan hainliğidir"
Atatürke hakaret eden tarihçilere sert tepki gösteren Bahçeli, Gazi Mustafa Kemal Atatürkün, umutsuz ve uğursuz bir zaman aralığında bile, milletinin aydınlık ufuk çizgisine odaklanmış yüksek karakter ve kahramanlık mahsulü bir şahsiyet olduğuna dikkat çekti. Bahçeli, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Başka türlü davranmasını bilen, çağının dar kalıplarından taşan, devamlı ileriyi gözleyen, ısrarla iyiyi isteyen, ilkeleriyle hareket eden, milli ülkülere sırtını yaslayan büyük bir komutan, eşsiz devlet ve siyaset adamıydı. Bu yüzden olacak ki, Cumhuriyetimizin kurucusu aziz Atatürke sürekli saldırı ve sataşmalar olmuş, ihtimal ki, arkası da kesilmeyecektir. Utanma nedir bilmeyen, insanlık nedir anlamayan, vicdanlarında millilik kırıntısı bulunmayan bir avuç işbirlikçi ve kimliksiz sözde tarihçi Atatürke dil uzatmışlardır. Merhum ve muhterem annesi ve manevi kızıyla ilgili aşağılık dedikodu çıkarmışlardır. Bu dedikoduların ne dinimizde ne de milli ve kültürel hayatımızda yeri vardır. Bir defa aziz Atatürke iftira atanların yediği içtiği haram; esip savurduğu haysiyetsizliktir. Bu ülkede tarihçilerin köküne kıran mı girdi? Bu ülkede tarih konusunda atıp tutmak düşman iş birlikçilerinin mesleği mi oldu? Türkiyenin yüz karası beşinci sınıf sözde tarihçiler, tarihi şahsiyetlerimizden ne istiyorlar? Neyi arayıp bulmanın peşine düşüyorlar? Bakarsanız, bir dizi bahanesiyle Kanuni Sultan Süleymanı tartışırlar, yargılayıp hüküm verirler. Şehzade Mustafanın katlinden dolayı suçlarlar. Hürrem Sultan karşısında zayıf bulurlar. Devşirmeleri yükselttiği için kızarlar. Dönerler kanun ve nizamdan dolayı kutsarlar. Ülkeler aldığı için hayranlıkla överler. Bir bakarsanız 2. Abdülhamide kafayı takarlar. Kızıl sultanlıkla büyük hakanlık arasında gelgit yaşarlar. Sonra tutarlar, Mustafa Kemalle uğraşır, en olmadık hakaret yarışma girerler. Bununla da yetinmezler, namus ve şerefle oynamaya kalkarlar. Nedir Atatürke çatmanın, kara çalmanın gerçek gayesi? Nasıl anlayalım, tarihi şahsiyetlerimiz arasında o iyiydi, bu kötüydü diye ayrımlar yapmanın hedefini? Aynı bilgiyle zıt ve uçuk yorumlara nasıl ulaşılmaktadır? Tarihte husumet kazısı yapmak, kutuplaştırıcı beyan ve bilirkişilik taslamak eğer cahillik değilse kesinlikle düşman sevindiren vatan hainliğidir."
"Türk tarihinden çirkin elinizi çekin, zehirli dilinizi kesin"
"Bütün tarihi değer ve büyüklerimiz ruhsuz ve şuursuz, mukallit ve melanet sözde tarihçilerin kerameti kendinden menkul takdir ve keyiflerine bırakılmayacak derecede önem arz etmektedir" diyen Bahçeli, "Bunlara sesleniyorum; Türk tarihinden çirkin elinizi çekin, zehirli dilinizi kesin. İki ucu keskin övgü ve sövgü kümesine Türk tarihi nasıl sıkıştırılacaktır? Buna kimin ne hakkı vardır? 2. Abdülhamid ve Gazi Mustafa Kemal birbirini tamamlayan Türk tarihinin şerefli ve iftihar ettiğimiz iki yüzüdür. Milli ve tarihi mirastan nasiplenmemiş yüzsüz ve şerefsizler bunu idrak edemeyeceklerdir. Bugün Mustafa Kemale ağır ima ve iddialarda bulunanların bilmesi lazım gelir ki; yalan ve iftira bumerang gibidir, mutlaka geri dönecektir, bununla da kalmayıp taraf ve taraftarlarını rezil rüsva edecektir. Anlaşılan yarası olan gocunmaktadır. Soyu sopu karışık olanlar ilk fırsatta ayaklanmaktadır. Geçmişinde sorun ve gölge bulunanlar, kanında leke ve virüs dolaşanlar ya da kendi ayıp ve günahlarını kapatmak için telaşa kapılanlar hak ettikleri cevap ve muameleyi bizzat Türk milletinden inşallah göreceklerdir. Asılsız ve alçakça ithamlarla Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürkü gözlerden ve gönüllerden düşüreceklerini sanan varsa, ya zekaları kurumuş, ya da insanlıkları kaybolmuştur" ifadelerini kaydetti.