Gundem

Diyetisyen Mehlika Öktem'den altın öneriler

Şifa Eczanesi tarafından düzenlenen Sağlıklı Günler etkinliğine katılan Diyetisten Mehlika Öktem, sağlıklı yaşamla ilgili bilgiler verip, kişiye özel diyet önerilerinde bulundu

4 Haziran 2009 - 07:02 Adem Demir 4 dk

Şifa Eczanesi tarafından düzenlenen Sağlıklı Günler etkinliğine katılan Diyetisten Mehlika Öktem, sağlıklı yaşamla ilgili bilgiler verip, kişiye özel diyet önerilerinde bulundu

Diyetisyen Mehlika Öktem’den altın öneriler Turgutalp Mahallesi Mahmut Esatbey Caddesi üzerinde kısa bir süre önce hizmete açılan Eczacı Melih Öktem’e ait Şifa Eczanesi tarafından düzenlenen “Sağlıklı Günler” etkinliğine katılan Diyetisten Mehlika Öktem, sağlıklı yaşamla ilgili bilgiler verip, kişiye özel diyet önerilerinde bulundu.

Özellikle bayanların yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte, Diyetisten Mehlika Öktem tarafından çeşitli ölçümler yapılan kişilere, kişiye özel diyetler önerildi. Diyet ile rejimin birbirine karıştırılmaması gerektiğine dikkat çeken Öktem, “Diyet, kişiye özel sağlıklı beslenme alışkanlığı kazandırır.

Kesinlikle rejimle karıştırılmaması gerekir. Kişilere günde en az 2,5 litre su içmelerini, çok fazla olmamak kaydıyla günde 7 öğün yemek yemelerini, hayatının sonuna kadar düzenli olarak yapabilecekleri sporu yapmalarını öneriyoruz” dedi. Kilo vermeye başlamadan önce kilo vermeye hazır olup olunmadığının çok önemli olduğunu ifade eden Diyetisyen Mehlika Öktem, “Çünkü diyet yapmaya hazır değilseniz kilo vermeyi yarıda bırakacak ve istediğiniz kiloya inmediğiniz için kendinizi bir kez daha kilolarınıza karşı güçsüz ve yenik hissedeceksiniz.

Şu da unutulmamalıdır ki, bir kaç kilo fazlalığı taşımak kilo alıp vermekten daha sağlıklıdır. Çünkü kilo alıp verme kalp, tansiyon, şeker gibi sağlık problemlerine de neden olabilmektedir. İstediğiniz hedefe ulaşmadan diyeti yarım bırakmanın verdiği moral bozukluğu sizde diyete karşı bir ön yargının oluşmasına ve bunun yanında bir daha ki kilo verişinizde çok daha fazla zorlanmanıza neden olacaktır.

Bu durum aslında aklınızın hep bir köşesinde olan ve yapmanız gerektiğini çok iyi bildiğiniz kısa sürede hızlı kilo verdiren yöntemlere yöneltecektir. Bu nedenle kilo vermeye hazır olmak diyete başlamadan önce çok büyük önem taşımaktadır. Öncelikle yapmanız gereken en önemli şey, kilo vermenin de verdiğiniz kiloları korumanında bir samimiyet ve kararlığının yanı sıra yoğun bir çaba gerektirdiğine de bütün kalbinizle inanmak zorundasınız. Eğer gerçekten kilolarınızla baş etmek istiyor ve bunu uzun vade de yaşam şeklinizi değiştirerek nasıl başarabileceğinizi öğrenmekte kararlıysanız bir Diyetisyenden yararlanmanız en doğrusu olacaktır” dedi.

Obezitenin tekrar ortaya çıkma potansiyeline sahip, uzun süreli tedaviye ihtiyaç duyan kronik bir durum olduğunu dile getiren Öktem, “Bu nedenle zayıflama programı bireye özel, bireyin benimseyip, yaşam tarzı haline getirebileceği, yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı kazandırabilecek özellikte olmalıdır.

Tek gıda rejimi, sadece çiğ besinlerle beslenme, lahana çorbası tüketme, karbonhidratla proteini ayırmak gibi fantastik diyet yöntemleri birçok sebepten ötürü hiçbir işe yaramamakta ve şişmanlığın tedavisinde asla kullanılmamalıdır. Kilo verme planının içinde aç kalmanın iyi bir başlangıç olduğunu düşünerek çok düşük kalorili ketojenik olarak adlandırılan bu şok diyetler vücut için gerekli besin öğelerini içermediği gibi gerekli olan enerjiyi de sağlayamamaktadır.

Yeterli enerjinin sağlanamaması asıl amacı yağ kaybı olan enerjiyi de sağlayamamaktadır. Yeterli enerjinin sağlanmaması asıl amacı yağ kaybı olan zayıflamanın kas ve su kaybıyla sonuçlanmasına neden olur. Şok diyet uygulaması aşırı acıkmanın neden olduğu, sinirlilik, atipik sosyal davranışlarla karakterize psikolojik sorunları da ortaya çıkarabilmektedir.

Hormonal bozukluklara neden olan ve genç kızlar tarafından çok fazla kullanılan düşük kalorili bu şok diyetler ergenliğin gecikmesi, menstüresyon düzensizliği yada menstürasyon döneminin sonlanması gibi ciddi sağlık sorunlarına neden olmaktadır. Zayıflamak için uygulayacağınız beslenme programınız yaşam boyu uygulayabileceğiniz beslenme alışkanlıklarınıza, damak zevkinize, sosyal yaşamınıza uygun ulaşılabilir hedefler sunmalı ve en önemlisi size özel olmalıdır. Şok diyetlerin kişiye özel olmaması ve düşük enerji içeriğinden dolayı metabolizmayı yavaşlatması verilen kiloların fazlasıyla geri alınmasına neden olmaktadır. Aç kalmanın vücudu toksinlerden arındırdığı gibi yanlış bir görüş daha vardır. Aksine enerji gereksinimi için karbonhidratların kullanılması keton cisimcikleri olarak bilinen vücut kimyasallarının artmasına neden olacaktır.

Ketosiz böbreklere yük getirerek sağlık problemlerine neden olmaktadır” diye konuştu. UZMANA BAŞVURUN Şifa Eczanesinin bir günlük Sağlıklı Günler etkinliğinde 85 kişiye önerilerde bulunan Diyetisyen Mehlika Öktem, “Kiloya bağlı herhangi bir sağlık probleminiz varsa veya olduğunuz kiloyu korumakta zorlanıyorsanız mutlaka bir beslenme uzmanından yardım almalısınız. Diyet yapmayı kendinizi daha yakından tanıyabileceğiniz içsel bir yolculuğa dönüştürmelisiniz.

Bedenimiz fizyolojik bir mekanizma doğrultusunda açlık ve tokluk hissetmektedir. Şok diyetler yada moda diyetleri uygulamak bu mekanizmayı bozmak ve bedeninize karşı savaş açmak anlamına gelir ki her durumda savaşı kaybeden yine siz olursunuz. Zayıflamak uğruna yanlış yollara saparak yanlış yöntemler uygulamak yerine ilk ve son kez olarak bir uzmandan yardım alarak bedeninizin sesine doğru kulak verip kilo vermeyi mutluluk veren doğal bir süreç haline getirerek ideal kilonuza ve sağlığınıza kavuşabilirsiniz” şeklinde konuştu.