Ana Sayfa
Gundem

Düğün takılarında ezber bozan yargıtay kararı!

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, düğünde takılan altınların paylaşımına ilişkin içtihadını değiştirdi. Yeni karara göre takılar, kime takıldıysa ona ait sayılacak.

2 saat önce Emrah Ufuk Çıttır 3 dk

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, düğünde takılan altınların paylaşımına ilişkin içtihadını değiştirdi. Yeni karara göre takılar, kime takıldıysa ona ait sayılacak.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, düğünde takılan ziynet eşyalarının paylaşımına ilişkin yıllardır uygulanan içtihadını değiştirdi. Yeni karara göre, düğünde takılan ekonomik değeri bulunan eşyalar, kural olarak kime takıldıysa ona ait olacak. Kadına özgü bilezik, kolye gibi ziynetler geline ait sayılırken, damada takılan para, çeyrek altın ve saat gibi eşyalar damadın malı kabul edilecek.

Karar, bir boşanma davasında yaşanan ziynet eşyası uyuşmazlığı üzerine verildi. Davacı kadın, düğünde damada takılan 6 adet çeyrek altının da kendisine ait olduğunu öne sürdü. İlk derece mahkemesi talebi kabul etti. İstinaf incelemesinde de karar değişmedi. Dosyanın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, emsal niteliğinde bir karara imza attı.

İÇTİHAT DEĞİŞİKLİĞİNİN GEREKÇESİ AÇIKLANDI

Kararda, önceki yıllarda uygulanan "aksine bir anlaşma ya da örf ve adet kuralı olmadığı sürece düğünde takılan tüm altın ve ziynet eşyalarının kadına ait olduğu" yönündeki içtihadın değiştirildiği belirtildi.

Yargıtay kararında şu ifadelere yer verildi:

"Ekonomik ve hukuksal ilişkilerin dinamik yapısı ve özellikle; düğünlerde kadına özgü ziynet eşyalarının dışında, ortak bir yaşam kurma aşamasında olan eşlere maddî katkı sağlamak amacıyla, ekonomik değeri olan başka şeylerin de takılması dikkate alınarak, düğünde eşlere takılan ve ekonomik değeri olan eşyalarla ilgili davalarda, Dairemizin içtihatlarında değişikliğe gidilmesi zorunluluğu doğmuştur.

Bu konuda Dairemizin ilkesel nitelikteki yeni görüşüne göre; taraflar arasında ziynet eşyalarının paylaşımı konusunda anlaşma mevcut ise paylaşım bu anlaşmaya göre gerçekleştirilir. Ziynet eşyalarının paylaşımı konusunda taraflar arasında anlaşma bulunmadığı takdirde yerel örf ve adetin varlığı iddia ve ispat edilirse bu kurala göre paylaşım gerçekleştirilir.

Aksi takdirde erkeğe ve kadına takılan/verilen ve ekonomik değer taşıyan her şey kural olarak kendilerine aittir. Ne var ki takılar içinde karşı cinse özgü (kadına ya da erkeğe özgü) bir şey varsa o cinse verilmiş sayılır. Özgü olma konusunda çekişme varsa ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi yapılmalıdır. Bilirkişi incelemesi sonucunda o şeyin her iki cinse özgü olduğu belirlenmişse o şey takılan/verilen eşe ait olur.

Takı sandığı/torbasına konulan ekonomik değer taşıyan şeyin aidiyeti konusunda; konulan şey kadına ya da erkeğe özgü bir şey ise o cinse verilmiş sayılır, o şeyin her iki cinse özgü olduğu belirlenmişse ortak kabul edilmelidir. Uyuşmazlık, tarafların iddia ve savunmaları da dikkate alınarak bu ilkeler doğrultusunda çözülmelidir.

Hemen belirtilmelidir ki, ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Ziynet alacağı davalarında da olağan olan kadına özgü ziynet eşyalarının kadın eşin himayesinde bulunmasıdır. Bunun aksini iddia eden kadın eş iddiasını ispatla mükelleftir. Ziynet eşyası davasında dava konusu altınların varlığı ve bu altınların kadın eşte olmadığı şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatlanmalıdır."

MAHKEME KARARI BOZULDU

Yargıtay, somut olayda 4 adet 22 gram bilezik, 3 adet gremse altın, 10 adet çeyrek altın ve 14 gramlık kolye-zincirin kadın eşe ait olduğuna ilişkin mahkeme kararını yerinde buldu.

Ancak düğünde doğrudan damada takılan 6 adet çeyrek altının erkeğe ait olduğuna hükmederek yerel mahkeme kararını bozdu.

Kararda şu değerlendirmeye yer verildi:

"Bu ziynetler yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak dosyada mevcut bilirkişi raporunda düğün sırasında davalı erkeğe 6 adet çeyrek altın takıldığı açıkça belirlenmiştir. Doğrudan erkeğe takılan ve niteliği itibarıyla kadına özgü ziynet eşyası sayılmayan bu 6 adet çeyrek altının davalı erkeğe ait olduğunun kabulü gerekirken, İlk Derece Mahkemesince toplam 16 adet çeyrek altının tamamının davacı kadın lehine hüküm altına alınması doğru olmamıştır. Bu durumda mahkemece, çeyrek altınlar yönünden yalnızca 10 adet üzerinden kabul kararı verilmesi gerekirken, erkeğe ait olan 6 adet çeyrek altının da davacıya ait kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir."