Ana Sayfa
Gundem

Feyza Narlı: Bakım sorumluluğu iş dünyasının stratejik gündemi olmalı

ManpowerGroup Türkiye Genel Müdürü Feyza Narlı, TÜİK'in iş ve aile yaşamı verileri ışığında bakım sorumluluğunun sadece kadınların değil iş dünyasının da konusu olduğunu söyledi.

2 saat önce Tamer Güngör 3 dk

ManpowerGroup Türkiye Genel Müdürü Feyza Narlı, TÜİK'in iş ve aile yaşamı verileri ışığında bakım sorumluluğunun sadece kadınların değil iş dünyasının da konusu olduğunu söyledi.

TÜİK'in yayımladığı "İş ve Aile Yaşamının Uyumu 2025" araştırması, Türkiye'de çalışanların bakım sorumluluklarını yerine getirirken en çok uzun çalışma saatleriyle karşı karşıya kaldığını ortaya koydu. ManpowerGroup Türkiye Genel Müdürü Feyza Narlı, araştırma sonuçlarını değerlendirerek bakım yükünün yalnızca kadınların omuzlarında görülmesinin gerçekçi olmadığını, bu konunun artık tüm iş dünyasının ve şirketlerin stratejik iş gücü planlamasının merkezinde yer alması gerektiğini belirtti.

TÜİK'İN İŞ VE AİLE YAŞAMI ARAŞTIRMASINDAN DİKKAT ÇEKEN VERİLER

Türkiye İstatistik Kurumu tarafından Avrupa Birliği ülkeleriyle eş zamanlı yürütülen "İş ve Aile Yaşamının Uyumu 2025" çalışması, ücretli çalışma ile ev içi ve aile bakım sorumlulukları arasındaki ilişkiyi detaylı biçimde inceledi. Araştırma, sadece çocuk bakımını değil; aynı hanede ya da dışında yaşayan, düzenli ilgi gerektiren hastalar, engelli çocuklar, eşler ve bakıma ihtiyaç duyan diğer yakınlara yönelik bakım faaliyetlerini de kapsıyor.

18-74 yaş aralığındaki nüfusun yüzde 43,1'inin en az bir bakım sorumluluğu bulunduğu tespit edildi. Bakım yükü olan bireylerin iş gücüne katılım oranının yüzde 60,5 gibi yüksek bir seviyede olması, Türkiye'de çok sayıda çalışanın hem profesyonel iş hayatını hem de bakım yükümlülüklerini eş zamanlı yürüttüğünü gösteriyor.

Cinsiyet bazında bakıldığında ise dikkat çekici bir fark ortaya çıkıyor. Bakım sorumluluğu olan kadınların iş gücüne katılım oranı yüzde 37,8 seviyesinde kalırken, aynı sorumluluğa sahip erkeklerde bu oran yüzde 86'ya kadar yükseliyor. Bu tablo, bakım yükünün istihdama yansımasının kadın ve erkek çalışanlar için farklı sonuçlar doğurduğunu gösteriyor.

UZUN ÇALIŞMA SAATLERİ EN BÜYÜK ENGEL

ManpowerGroup Türkiye Genel Müdürü Feyza Narlı, araştırma bulgularına ilişkin yaptığı açıklamada, iş-yaşam dengesinin önündeki en önemli bariyerin çalışma süreleri olduğuna dikkat çekti. Narlı, istihdamda yer alan ve bakım sorumluluğu bulunan 4 milyondan fazla kişinin yüzde 38,4'ünün en büyük güçlük olarak "uzun çalışma saatlerini" işaret ettiğini söyledi.

Aynı grupta yer alan çalışanların yüzde 26,9'u işlerinin zahmetli veya fiziksel olarak yorucu olmasını, yüzde 8,9'u ise ev ile işyeri arasındaki ulaşım süresinin uzunluğunu temel sorun olarak belirtti. Verilere göre uzun çalışma saatlerinden en çok etkilenen kesim erkek çalışanlar oldu. Bakım sorumluluğu bulunan erkeklerin yüzde 39,3'ü bu durumu önemli bir zorluk olarak ifade ederken, kadınlarda oran yüzde 36,4 olarak kaydedildi.

Narlı, bu farkın, bakım konusunun yalnızca "anne ve çocuk" ekseninde değerlendirilemeyeceğini ortaya koyduğunu vurgulayarak, erkek çalışanların da yaşlı, hasta veya genel aile içi bakım süreçlerinde uzun mesai saatleri ve yoğun iş temposu nedeniyle ciddi sıkıntılar yaşadığının altını çizdi.

“YETENEK AÇIĞI ORTAMINDA İŞ-YAŞAM DENGESİ STRATEJİK ÖNEMDE”

ManpowerGroup'un "2026 Küresel Yetenek Açığı Araştırması"na atıfta bulunan Feyza Narlı, Türkiye'deki işverenlerin yüzde 78'inin ihtiyaç duydukları nitelikli çalışanı bulmakta zorlandığını, bu oranla Türkiye'nin küresel ölçekte 12. sırada yer aldığını hatırlattı. Narlı'ya göre bu tablo, mevcut çalışanların elde tutulması ve iş gücü verimliliğinin korunması için iş-yaşam dengesinin artık sadece raporlarda geçen bir kavram olmaktan çıkarılması gerektiğini gösteriyor.

Narlı, şirketlerin rekabet gücünün, çalışanların bakım yükümlülüklerini de hesaba katan insan kaynakları politikalarıyla doğrudan bağlantılı hale geldiğini belirterek, esnek ve öngörülebilir çalışma modellerine geçişin önemini vurguladı.

ESNEK ÇALIŞMA MODELİ VE STRATEJİK İŞ GÜCÜ PLANLAMASI

Feyza Narlı, yetenek açığının derinleştiği bir dönemde kurumların çalışma biçimlerini yeniden ele almaları gerektiğini ifade etti. Narlı'ya göre esnek ve planlanabilir mesai düzenleri, vardiya ve nöbet planlamalarının çalışanların bakım sorumlulukları gözetilerek yapılması, hibrit veya uzaktan çalışmaya uygun pozisyonların yeniden tasarlanması ve ulaşım süresini kısaltan çözümler, işverenler için kritik hale geliyor.

Narlı, özellikle yöneticilerin çalışanların bakım sorumluluklarını anlayan ve kapsayıcı bir tutum sergilemesinin, iş yerindeki bağlılık ve verimlilik üzerinde belirleyici olacağını dile getirdi. "Bakım sorumluluğunu stratejik iş gücü planlamasının bir unsuru olarak gören kurumlar, hem çalışan memnuniyetini artırabilir hem de üretkenliği ve çalışan bağlılığını güçlendirebilir" değerlendirmesinde bulundu.

Narlı, Türkiye'de yetenek açığının yüzde 78'e ulaştığı bir ortamda, iş-yaşam dengesini temel alan politikaların bir tercih değil zorunluluk olduğunu, bakım sorumluluğunun ise yalnızca kadınların değil tüm istihdam ekosisteminin ortak meselesi olarak ele alınması gerektiğini vurguladı.