Gundem

Gorilin Gölgesinde Pazarlama Yapmak

Mobilya sektöründe küçük markalar, önce tanınırlık ve işlevsellik sunmalı. Marka olmadan soyut vizyonlar pazarlama hatasına dönüşüyor.

7 Temmuz 2025 - 11:46 Adem Demir 2 dk

Mobilya sektöründe küçük markalar, önce tanınırlık ve işlevsellik sunmalı. Marka olmadan soyut vizyonlar pazarlama hatasına dönüşüyor.

MOBİLYA SEKTÖRÜNDE VİZYON PAZARLAMADAN ÖNCE MARKA GEREKİR

Mobilya sektöründe pek çok küçük marka, daha tanınmadan büyük vaatlerde bulunarak ciddi pazarlama hatalarına imza atıyor. Marka iletişimi stratejisti Fatih Yıldırım’a göre, tüketicilerin aklındaki ilk soru hâlâ “Bu koltuk rahat mı?” iken, markaların “hayatınıza konfor getiriyoruz” gibi soyut söylemlere yönelmesi gerçekçi değil.

ÖNCE ÜRÜN KONUŞSUN, SONRA HİKÂYE

Fatih Yıldırım, özellikle küçük mobilya markalarının duygusal iletişimden önce ürünlerinin kalitesini kanıtlaması gerektiğini belirtiyor. Tüketici önce ürünü test ediyor: Koltuğa oturuyor, kumaşı siliyor, çekmeceyi açıp kapatıyor. Bu aşamaları geçmeden “yaşam tarzı sunmak” iddiaları inandırıcı olmuyor.

GORİL METAFORU: BÜYÜKLER KURALI KOYAR

Yıldırım, pazarlamada sıkça kullanılan “500 kiloluk goril nereye işer? İstediği yere.” metaforunu hatırlatıyor. Pazarda büyük markalar—İstikbal, Bellona, Doğtaş gibi—güven, aile sıcaklığı ve konforla özdeşleşmiş durumda. Bu nedenle “Mutluluk getiriyoruz” deseler de, kimse ürünün mekanizmasını sorgulamıyor. Oysa küçük markalar aynı dili kullanınca tüketici tepki veriyor: “Önce kumaşı göster!”

REKLAM AJANSLARINA VE YÖNETİCİLERE ÇAĞRI

Reklam ajanslarının büyük fikir peşinde koşarken, markanın pazardaki yerini göz ardı etmemesi gerektiğini vurgulayan Yıldırım, “Marka goril değilse, onu goril gibi pazarlamak sadece komik duruma düşürür.” diyor.

PAZARLAMA SIRALAMASI: İŞLEVSELLİK > SOMUT FAYDA > HİKÂYE

Yıldırım’ın mesajı net: Pazarlama bir sıraya ihtiyaç duyar. Önce ürünün kalitesiyle güven verilmeli. Ardından somut faydalar anlatılmalı. En son ise hikâye yazılmalı, duygulara dokunulmalı. Aksi takdirde tüketici, markaya değil doğrudan ürüne yönelir ve küçük markalar arka planda kalır.