Ana Sayfa
Gundem

İbrahim Dağaşan'dan İnegölspor'a Övgü

Türkiye futbol federasyonu tarafından aylık olarak çıkarılan 'tam saha dergisi' nisan sayısında şampiyonluk mücadelesi veren sivasspor'da bu sezon üst düzey bir performans sergileyen ibrahim dağaşan ile yapılan röportaja yer verildi

22 May 2009 - 11:14 Adem Demir 3 dk

Türkiye futbol federasyonu tarafından aylık olarak çıkarılan 'tam saha dergisi' nisan sayısında şampiyonluk mücadelesi veren sivasspor'da bu sezon üst düzey bir performans sergileyen ibrahim dağaşan ile yapılan röportaja yer verildi

Sezon başında Bursaspor’dan baba memleketinin takımı Sivasspor’a transfer olan İbrahim Dağaşan’ın Tam Saha’da çıkan röportajının bir kısmı Bursaspor’da 4 sezon oynadın, şimdi ligin zirvesinde yer alan Sivasspor’un oyuncususun ama Türk futbolseverlerin seni çok yakından tanıdığını söylemeyiz. Anadolu’da top koşturan oyuncuların kaderi bu galiba.

İstersen İbrahim Dağaşan’ın kim olduğuyla başlayalım röportaja. 15 Haziran 1984′te Fransa’da doğdum. Üç kardeşiz; bir ağabeyim, bir de ablam var. İkisi de evli ve Fransa’da yaşıyorlar. Hem okul hem de futbol eğitimimi 17 yaşına kadar Fransa’da aldım. 17 yaşıma geldiğimde Paris’te bir maç oynadık. O maçta beni izlemek için Türkiye’den gelenler vardı. Transfer teklifinde bulundular. O güne kadar böyle bir düşüncem yoktu. Fransa’da devam etmek istiyordum. Ama okulda da çok başarılı değildim. Bana İnegölspor’u tavsiye ettiler ve ben de bu tavsiyeye uyarak 2001′de Türkiye’ye geldim. İnegölspor faslına gelmeden önce, futbola nasıl heves duyduğunu öğrenmek istiyorum.

Fransa’da çocukları 5-6 yaşında futbol oynatmaya başlatırlar. Ben de futbola meraklı bir çocuktum ve televizyonda bütün maçları izlerdim. Babam 6 yaşımda beni futbol okuluna yazdırdı. 17 yaşıma kadar Angers takımının altyapısında oynadım. Takımın tek yabancı oyuncusuydum ama kaptandım. Orada gerçekten çok sevilen bir oyuncuydum. Türkiye’ye gelirken de “Bizi bırakıp gidiyorsun” diye sitem etmişlerdi. Eğitimini hangi aşamaya kadar sürdürdün? Okulu futbol kadar sevmesem de başarısız bir öğrenci değildim.

Zaten Avrupa’da futbol oynuyorsanız eğitiminizi de sürdürmenizi sağlıyorlar. Liseyi bitirdim ve Türkiye’ye geldikten sonra eğitimime devam etmedim. Altyapı eğitimini Fransa’da almış ve ardından Türkiye’de yine altyapıya gelmiş bir oyuncu olarak iki ülkenin oyuncu yetiştirme sistemleri arasında ne gibi farklar gördün? Açıkçası çok büyük farklar yok. Bizim çok yetenekli genç oyuncularımız var. Tek fark, oradaki çocukların okula ve futbola eşit biçimde önem vermesi. Fransa’daki çocuklar haftanın 5 günü okullarına gidip, okul sonrası futbol eğitimi alıyor. İki eğitim uyum içinde sürdürülüyor. Bir de saha şartları açısından fark olduğunu söyleyebilirim. Fransa’dan ayrılıp İnegöl’e geldiğinde uyum sağlaman kolay oldu mu? İlk defa ailemden ayrı bir yerde yaşıyordum. Çocukluk arkadaşlarımdan ilk defa ayrılmıştım. Alıştığım şehri bırakmıştım. İnegöl tanımadığım bir yerdi. Tamam Türk’üm ama o güne kadar Türkiye’de hiç yaşamamıştım. İlk geldiğimde Türkçem de bozuktu.

İlk 6 ay oldukça zorlandım. Ama sonrasında kolay uyum sağladım ve gerisi de geldi zaten. İnegölspor, Türk futboluna çok sayıda yetenekli oyuncu kazandırmış bir kulüp. İnegölspor’un sana neler kattığını düşünüyorsun? 2001 yılında İnegölspor’a geldiğimde takım 2. Lig B Kategorisine çıkmış ve 1. Lig’e 6-7 oyuncu vermişti. Ben buraya gelmeden önce takımın bu özelliğini bilmiyordum. İlk geldiğimde Nafi Bilaloğlu hocam ve yardımcılarının bana katkısı büyük oldu. Fransa’dan farklı bir eğitim ve değişik bir yaşam tarzıyla gelen bir oyuncu olarak Nafi Hocam bana büyük katkı sağladı. Altyapıdan başlayıp A takıma kadar üç sezon boyunca İnegölspor’da önemli deneyimler kazandım. Bursaspor’a transferin nasıl oldu? Seni beğenip transferini gerçekleştiren teknik direktör kimdi? Nejat Biyediç’ti. Bursaspor’la bir hazırlık maçı yapmıştık.

Bursaspor o sırada Süper Lig’den yeni düşmüştü ve çok iyi bir kadrosu vardı. Gidip gitmeme konusunda tereddütler yaşadım ama sonunda gitmeyi tercih ettim. İkinci sezonumda Raşit Çetiner yönetiminde şampiyonluk yaşayarak Süper Lig’e yükseldik. Nejat Biyediç seni hangi özelliklerinden dolayı tercih etmişti? İnegölspor’da da ön libero mevkiinde oynuyordum. Koşmayı, mücadele etmeyi seven, ikili mücadelelerden kaçmayan bir oyun tarzım vardı. Buna biraz da teknik eklendiği için Nejat Hocanın hoşuna gitmişti. Bursaspor’a ilk geldiğimde de her şey olumlu gelişmişti.