İnegöl Ovası İçin Kritik Açıklama! Ziraat Odası Sürecin Takipçisi Olacak
İnegöl Ziraat Odası, Paşa Çayırı Yalası'nda planlanan su sondajı projesine ilişkin açıklama yaparak projenin durdurulması çağrısında bulundu.
İnegöl Ziraat Odası, Paşa Çayırı Yalası'nda planlanan su sondajı projesine ilişkin açıklama yaparak projenin durdurulması çağrısında bulundu.
İnegöl Ziraat Odası Başkanlığı, Paşa Çayırı Yalası'nda Uludağ Gazoz tarafından açılması planlanan su kuyularına ilişkin yazılı bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada, projenin bölgedeki su kaynakları ve tarımsal üretim üzerindeki olası etkilerine dikkat çekilerek, çalışmanın durdurulması çağrısında bulunuldu.
SU KAYNAKLARINA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME
Basın açıklamasında, Ziraat Odası'nın temel görevlerinden birinin toprağı korumak, üreticinin haklarını savunmak ve tarımsal geleceği güvence altına almak olduğu belirtilerek şu ifadelere yer verildi:
"Bugün burada, İnegöl’ümüzün, tarımımızın, geleceğimizin ve en önemlisi yaşam kaynağımız olan su havzalarımızın telafisi imkânsız bir yıkım tehdidiyle karşı karşıya kalması nedeniyle toplanmış bulunuyoruz.
Ziraat Odası olarak en temel vazifemiz; toprağı korumak, üreticinin hakkını savunmak ve bu kadim coğrafyanın tarımsal geleceğini güvence altına almaktır. Ancak planlanan Paşa Çayırı Yalasındaki Uludağ Gazoz tarafından açılacak 200 mt derinlikteki su kuyuları, sadece bir bölgeyi değil, İnegöl tarımının kalbini durduracak, su kaynaklarımızı kurutacak büyük bir ekolojik tehdittir."
"BU PROJE, BİRKAÇ KÖYÜN DEĞİL, BÜTÜN İNEGÖL OVASININ MESELESİDİR"
Açıklamada, planlanan projenin etkileyeceği ifade edilen bölgeler hakkında şu değerlendirme yapıldı:
"Söz konusu projenin hayata geçirilmek istendiği bölge; Turgutalp, Fevziye, Elmaçayır, Süle, Paşaören, Kayapınar ve Doğanyurdu köylerimiz başta olmak üzere, bu havzada yer alan tüm kırsal yerleşim alanlarımızın can damarıdır. Bu köylerimiz, İnegöl’ün meyvecilikte, hayvancılıkta ve nitelikli tarımda en yüksek katma değeri üreten, toprağına gözü gibi bakan en üretken bölgeleridir.
Buradan açıkça ilan ediyoruz: Bahsi geçen köylerimizin su kaynakları, yalnızca kendi sınırlarını sulamakla kalmamaktadır. Bu dağlık ve kırsal havzadan doğan, süzülen ve akan her bir damla su, tüm İnegöl Ovası’nı besleyen yer altı ve yer üstü su rezervlerinin ana kaynağıdır. Havzada planlanan bu proje sonrası su yataklarının yönünü değişecek, yer altı su tablalarını çökecek ve İnegöl Ovası’nın tarımsal sulama kapasitesini tamamen yok edecektir."
"SUYUMUZU VE TOPRAĞIMIZI KAYBEDERSEK, GERİ DÖNÜŞÜ OLMAZ"
İklim değişikliği ve kuraklık konularına da değinilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"İklim krizini, kuraklığı ve gıda arz güvenliğinin önemini her gün iliklerimize kadar hissettiğimiz bu dönemde, tarım topraklarımızı ve su havzalarımızı korumak bir tercih değil, anayasal ve insani bir zorunluluktur. Anayasa’nın 56. maddesi herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını güvence altına alırken, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu tarım arazilerinin amaç dışı kullanımını kesinlikle yasaklamaktadır.
Köylerimizin ve İnegölümüzün Geleceği Birkaç yıllık ekonomik kazanç uğruna, telafisi imkânsız bir yıkıma feda edilemez! Bu havzadaki suyun azalması demek, İnegöl Ovası’nda üretilen ürünlerin kuruması, çiftçimizin iflas etmesi, İnegöl halkının ise gelecekte içecek temiz su bulamaması demektir. Tarım biterse hayat biter, üretim biterse İnegöl biter!"
"PROJE DERHAL VE KAYITSIZ ŞARTSIZ DURDURULMALIDIR"
İnegöl Ziraat Odası Başkanlığı, açıklamasının devamında şu çağrıda bulundu:
"Ziraat Odası olarak, toprağını ve suyunu korumak için demokratik ve hukuki haklarını kullanan Turgutalp, Fevziye, Elmaçayır, Süle, Paşaören, Kayapınar, Doğanyurdu köylülerimizin, muhtarlarımızın ve tarımsal sulama kooperatiflerimizin sonuna kadar arkasındayız.
Yetkililere, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na ve ilgili tüm kurumlara sesleniyoruz: Bilimsel gerçekleri görmezden gelmeyin. Halkın haklı isyanına kulak tıkamayın. İnegöl Ovası’nı ve kırsal havzalarımızı çöle çevirecek bu projeye onay vermeyin.
İnegöl’ün tarımsal geleceğini yok edecek olan bu projenin DERHAL VE KAYITSIZ ŞARTSIZ DURDURULMASINI talep ediyoruz. Toprağımızın üstü, altındaki madenden ya da her türlü rant projesinden çok daha değerlidir. Sürecin hem hukuki alanda hem de meydanlarda sonuna kadar takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz."