Gundem

İnegöllü kadın girişimci devlet desteği ile başladı, şimdi 5 ülkeye ihracat yapıyor

İnegöllü girişimci Ülkü Kocaoğlu, devlet destekleriyle kurduğu karavan fabrikasında 22 kişiye istihdam sağlıyor, 5 ülkeye ihracat gerçekleştiriyor.

2 saat önce Tamer Güngör 3 dk

İnegöllü girişimci Ülkü Kocaoğlu, devlet destekleriyle kurduğu karavan fabrikasında 22 kişiye istihdam sağlıyor, 5 ülkeye ihracat gerçekleştiriyor.

Bursa'nın İnegöl ilçesinde yaşayan kadın girişimci Ülkü Kocaoğlu, özel sektörde geçirdiği yaklaşık 20 yılın ardından devlet desteklerinden yararlanarak kurduğu karavan fabrikasıyla hem istihdama hem de ihracata katkı sağlıyor. Hamzabey Organize Sanayi Bölgesi'nde faaliyet gösteren işletme, bugün 22 kişiye iş imkanı sunarken Almanya başta olmak üzere 5 ülkeye ihracat gerçekleştiriyor.

Karavan sektöründe kadın girişimci olarak dikkat çeken Kocaoğlu, üretim ve ihracat alanındaki başarılarıyla Halk Bankası'nın düzenlediği kadın girişimci yarışmasında da ödül aldı.

İNEGÖL'DEN DÜNYAYA KARAVAN İHRACATI

Kurduğu tesiste çekme karavan ve motokaravan üretimi gerçekleştiren Ülkü Kocaoğlu, özellikle Almanya ile yürütülen iş modelinin dikkat çekici olduğunu belirtti.

Almanya'dan gelen araçların İnegöl'de karavana dönüştürüldüğünü ifade eden Kocaoğlu, katma değer kazandırılan araçların yeniden Almanya'ya ihraç edildiğini söyledi.

"ALMANYA DAHİL 5 ÜLKEYE İHRACAT YAPIYORUZ"

Yaklaşık 20 yıl özel sektörde çalıştığını belirten Ülkü Kocaoğlu yaptığı açıklamada, “Almanya dahil 5 ülkeye ihracat yapıyoruz. Almanya’da gelen araçları katma değerli bir şekilde karavana dönüştürerek tekrar Almanya’ya ihraç ediyoruz.” dedi.

"İÇİMDE HEP KENDİ MARKAMI OLUŞTURMA HAYALİ VARDI"

Kocaoğlu yaptığı açıklamada, “Dumlupınar Üniversitesi İktisat Fakültesi mezunuyum. İş hayatına 2003 yılında dış ticaret ve satın alma alanlarında başladım. Yaklaşık 20 yıl yöneticilik yaptım. Bu yıllar bana sadece iş tecrübesi değil, üretimin mutfağını, kaliteyi, doğru planlamayı, kriz yönetimini ve müşteri beklentilerini anlamayı öğretti. İçimde hep kendi markamı oluşturma hayalim vardı. Sadece ticaret değil, duygu hissettiren bir marka kurmak istiyordum. Şirketim benim için sadece firma değil, cesaretin, emeğin ve bir kadının kendi yolunu çizme hikayesini aldı. Pandemi sonrası insanların yaşama ve seyahat etme biçimi değişti. İnsanlar artık kendilerini özgür hissetmek ve doğa ile bağ kurmak istiyordu. Bu nedenle değişimi doğru okuduğumu düşünüyordum. Karavan sadece bir araç değil yeni nesil bir yaşam biçimine dönüşmüş oldu. Bu duygunun çok daha derin bir karşılığı var. Türk Milleti aslında göçebe kültüründen gelen bir millet. Belki bu gün karavanlara duyulan ilgi de bu ruh var." ifadelerini kullandı.

KADIN GİRİŞİMCİLERE İLHAM OLUYOR

Sektörde zaman zaman önyargılarla karşılaştığını belirten Kocaoğlu, kadınların üretim sektöründe daha fazla yer alması gerektiğine dikkat çekti.

Kocaoğlu, "Başlangıçta önyargılarla karşılaştım. Karavan ve üretim sektörü erkeklerle özdeşleşen bir alan. Ben hiçbir zaman bunu dezavantaj olarak görmedim. Tam tersine kadın bakış açısının bu sektöre değer kattığını düşünüyorum. Hem yaşam hem de teknik anlamında kadının bakış açısının farklı olduğunu düşünüyorum." dedi.

Yatırım teşviklerinden yararlanarak üretim altyapılarını güçlendirdiklerini ifade eden Kocaoğlu, ihracat hedefleri doğrultusunda çalışmalarını sürdürdüklerini belirtti.

ALMANYA'DAN GELEN ARAÇLAR İNEGÖL'DE KARAVANA DÖNÜŞÜYOR

Kocaoğlu açıklamasının devamında, "İnandığım bir hayalin peşinden gitmek, üretimin, ortaya değer koymanın, insanların hayatına dokunabilmenin özel bir his olduğuna inanıyorum. Bu süreçte yatırım teşviklerinden faydalanarak, alt yapımızı ve teknolojimizi güçlendirdik. İhracat hedefleri ile çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yerli üretimin ve Türk markalarının uluslararası pazarda daha güçlü temsil edilmesi gerektiğine inanıyorum. Halk Bank üreten kadınları yarışmasında ilk 100 finalist arasında yer almak benim için önemliydi. Özellikle kadın girişimciler için görünür olmanın çok önemli olduğuna inanıyorum. Ben başarılı oldukça başka kadınlarında, ben de yapabilirim demesini istiyorum. Markamı sadece Türkiye’de değil, uluslararası pazarda güçlü ve prestijli bir marka haline getirmek benim amaçlarım arasında. Türk üretim kalitesini dünyaya taşıyan projeler üzerinde çalışıyoruz. Şirketimiz aslında tam olarak bunu temsil ediyor.Yaklaşık 5 ülkeye ihracat yaptık. Aynı zamanda bayilik süreçlerimiz oldu. Almanya, Bulgaristan ve Ortadoğu bölgesinde bayilik sistemini kurduk. Almanya ile ilgili olan bayilik sözleşmemizde araçlar bize gelip iç dizaynların yapıp geri göndermek. Projemizin ikinci ayağı bu şekilde. İthal aldığımız ürünleri burada daha katma değerli hale getirerek, karavan halinde yurt dışına tekrar ihraç ediyoruz. Almanya otomotiv gibi sektörlerde çok iyi. Ama biz Bursa’da otomotivde, İnegöl’de mobilya da çok güçlü yanlarımız var. Aslında biz bu iki güçlü kabiliyeti bir aya getirdik. Almanya’dan gelen araçlar burada karavan haline getiriliyor burada karavana dönüştürerek, katma değer ve yaşam alanı katarak tekrar ihracatını yapmış oluyoruz.” dedi.