Kadının evi terk etmesi hakkında mahkemeden flaş karar!
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kadının eşinin rızası olmadan uzun süreli evden ayrılmasının evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebi olamayacağına hükmetti.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kadının eşinin rızası olmadan uzun süreli evden ayrılmasının evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebi olamayacağına hükmetti.
YARGITAY’DAN EMSAL KARAR : KADININ EVDEN AYRILMASI BOŞANMA SEBEBİ SAYILAMAZ
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, boşanma davalarında emsal niteliğinde bir karar verdi. Daire, kadının eşinin rızası olmadan uzun süreli olarak aile konutundan ayrılmasının, “evlilik birliğinin temelinden sarsılması” sebebi sayılamayacağına hükmetti.
DAVANIN GEÇMİŞİ
Olay, Nazilli’de görülen karşılıklı boşanma davasıyla başladı. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi, kadının eşinin bilgisi ve rızası dışında uzun süreli evden ayrılmasını Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesi kapsamında değerlendirerek, erkeğin açtığı boşanma davasını kabul etti.
YARGITAY KARARI BOZDU
Kadın eşin avukatının temyiz başvurusu üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, önemli bir değerlendirmede bulundu. Kararda, kadının evden ayrılmasının evliliğin temelinden sarsılması sebebi oluşturmadığı belirtildi. Ayrıca, erkek eşin “terke dayalı” bir boşanma davası açmadığına dikkat çekildi. Bu gerekçelerle istinaf mahkemesinin kararı bozuldu.
HUKUKÇULAR ARASINDA TARTIŞMA YARATACAK
Karar, boşanma davalarında özellikle “terk” ve “evlilik birliğinin temelinden sarsılması” kavramlarının nasıl yorumlanacağı konusunda emsal teşkil edecek. Ancak bu kararın aile hukukunda yeni tartışmalara yol açması bekleniyor.