Katliamcı koca: "bu ev mezarınız olacak"
Adanada eşini ve iki oğlunu bıçak ve tahra ile öldürdükten sonra kendini asan Ali Keklikin, cinayetlerin ardından kıyafetlerini değiştirip akrabalarıyla vedalaştıktan sonra tekrar geldiği evinde intihar ettiği ortaya çıktı
Adanada eşini ve iki oğlunu bıçak ve tahra ile öldürdükten sonra kendini asan Ali Keklikin, cinayetlerin ardından kıyafetlerini değiştirip akrabalarıyla vedalaştıktan sonra tekrar geldiği evinde intihar ettiği ortaya çıktı
Adanada eşini ve iki oğlunu bıçak ve tahra ile öldürdükten sonra kendini asan Ali Keklikin, cinayetlerin ardından kıyafetlerini değiştirip akrabalarıyla vedalaştıktan sonra tekrar geldiği evinde intihar ettiği ortaya çıktı. Evlerini satmamasından dolayı eşi ile çocuklarını öldüren Ali Keklikin sürekli, "Bu evi satıp köye gitmezseniz bu ev mezarınız olacak" dediği öğrenildi.Edinilen bilgiye göre olay, Sarıçam ilçesi, Yeşiltepe Mahallesi, 2814 Sokak, 17 numaralı evde meydana geldi. Bir kafede çalışan Sibel Keklik (37) cumartesi günü işe gitmedi. İş yeri sahibi Sibel Kekliki arayıp ulaşamadı. Kontrol etmesi için evine gönderilen çalışanlardan biri de kapı açılmayınca durumu üst kattaki akrabalarına bildirdi.
Akrabaları haber üzerine evin kapısını çaldı ancak açan olmadı. Bunun üzerine akrabaları kapıyı açıp içeri girdiklerinde Sibel Keklik ve oğlu Okan Keklikin (15) boğazı ile vücudunun çeşitli yerlerinden kesilerek öldürüldüğünü gördü. Aynı odada Ali Keklikin (44) de tavanda iple asılı olduğunu gördü. Aile bireyleri diğer odaya girdiğinde ise Özgür Kekliki (13) tahra ile boğazından, kafasından ve vücudunun çeşitli yerlerinden kesilmiş halde buldu.
Olay yerine çağrılan sağlık ekipleri 4 kişinin de hayatını kaybettiğini belirledi.
Akrabalarıyla vedalaşıp intihar etti
Polis olay yerinde yaptığı ilk araştırmada, Ali Keklikin, önce uyuyan oğlu Özgür Kekliki tahra ile öldürdüğünü, daha sonra eşi ve oğlu Okan Kekliki bıçakla boğazlarını keserek yine uykuda öldürdüğünü belirledi. Keklikin ailesini katlettikten sonra üzeri kan olduğu için kıyafetini değiştirip dışarı çıktığını ve akrabalarının yanına gittiğini tespit etti. Keklikin akrabalarına "Ben bir gün katliam yapacağım, bu evi satıp köye gitmiyorlar, onları da kendimi de öldüreceğim, o ev onlara mezar olacak" diyerek evden ayrıldığı öğrenildi.
Daha sonra eve dönen Keklik, eşi ve çocuklarını öldürdüğü odada kendini iple asarak intihar etti.
Eşi evi satmadığı için katliam yaptı
Karı ile kocanın uzun zamandır Sibel Keklikin annesinden 40 bin liraya satın alıp oturdukları ev nedeniyle kavga ettiği belirlendi. Ali Keklikin hurdacılık yaptığı, kazandığı parayı da alkole verdiği bu nedenle de tartışmaların olduğu öğrenildi.
Son olarak Ali Keklikin, "Bu evi satıp köye yerleşelim" dediği, Sibel Keklikin ise "Çocuklarım burada okuyor onların geleceği için köye gitmem, evi satmayacağım" dediği, koca Keklikin ise "Bu ev sizin mezarınız olacak ya bu evi satarsınız ya da mezarınız olur" dediği ortaya çıktı.
Bu tartışmalar nedeniyle Ali Keklikin eşine şiddet uyguladığı, 26 Haziran 2016 tarihinde de 3 ay evden uzaklaştırma cezası verildiği belirlendi. 26 Eylül tarihinde uzaklaştırmanın bittiği, Sibel Keklikin de bir daha uzaklaştırma yapılması için başvuruda bulunmadığı belirtildi.
Garipoğlunun yaptırdığı yurtta kalan kızları kurtuldu
Aileden geriye kalan tek çocuk olan Ebru Keklik (17) ise Adananın Ceyhan ilçesinde bir lisede okuduğu için katliamdan kurtuldu. Keklikin Adanaya gelip gitmesi çok pahalı olduğu için Ceyhanda Münevver Karabulutu öldüren Cem Garipoğlunun dedesi Kasım Garipoğlunun yaptırdığı bir kız öğrenci yurdunda kaldığı belirlendi. Ebru Keklike halen babasının annesi ve iki kardeşini öldürdüğü söylenmedi.
İki taraf arasında tartışma yaşandı
Bu arada, savcılık olay yerinde inceleme yaptıktan sonra cenazelerin adli tıp kurumunu kaldırılmasına karar verdi. Cenazeler kaldırılırken iki tarafın yakınları da gözyaşlarına boğuldu.
Zaman zaman kadın ve erkeğin yakınları arasında tartışma yaşandı. Ali Keklikin yakınları ağıtlar yakıp kız tarafını suçlarken, kız tarafı ise erkek tarafını suçladı.
Keklikin kız kardeşi "Kardeşim, kardeşim" diyerek ağıt yakıp feryat etti. Sibel Keklikin ablası da gözyaşlarına boğulup feryat etti.