Gundem

Kazadan 44 gün sonra yaşamını yitirdi, kaza tutanağı pes dedirtti

Bursa’da 29 Ocak’taki trafik kazasında ağır yaralanan aile hekimi Dr. Erdal Hatipoğlu, 44 gün yoğun bakım tedavisinin ardından 14 Mart’ta hayatını kaybetti.

5 Aralık 2025 - 14:15 Yağmur Sertkaya 4 dk

Bursa’da 29 Ocak’taki trafik kazasında ağır yaralanan aile hekimi Dr. Erdal Hatipoğlu, 44 gün yoğun bakım tedavisinin ardından 14 Mart’ta hayatını kaybetti.

BURSA'DA TRAFİK KAZASI VE YARALANMA

Bursa'nın Osmangazi ilçesinde 29 Ocak 2025 tarihinde 30 yıllık aile hekimi 60 yaşındaki Dr. Erdal Hatipoğlu'nun da yer aldığı trafik kazası meydana geldi. Olay akşam saatlerinde otoyolda gerçekleşti. 34 BM 5244 plakalı otomobiliyle seyir halinde olan Hatipoğlu'nun şerit değiştirdiği sırada, F.G. idaresindeki 16 F 3892 plakalı otomobil araca çarptı.

Kaza sonrası araçlar yol kenarındaki bir dinlenme tesisinin önüne sürüklendi. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralanan Dr. Erdal Hatipoğlu, ilk müdahalenin ardından ambulansla Bursa Şehir Hastanesine kaldırıldı.

44 GÜN YOĞUN BAKIM TEDAVİSİ SONRASI ÖLÜM

Dr. Erdal Hatipoğlu, Bursa Şehir Hastanesinde 44 gün boyunca yoğun bakımda tedavi gördü. Hatipoğlu, 14 Mart Tıp Bayramı'nda hayatını kaybetti. Dört çocuk babası ve 30 yıllık aile hekimi olan Hatipoğlu'nun ölümü sonrası ailesi hukuki süreç başlattı.

Aile, kazaya karışan sürücü F.G.'nin kullandığı aracın "makas attığı ve süratle ilerlediği" iddiasını dile getirdi. Kazanın oluş şekline ve hastanedeki süreçte yaşandığını öne sürdükleri ihmallere ilişkin olarak adli ve idari mercilere başvuruda bulunuldu.

KİMLİK TESPİTİ VE HASTANE SÜRECİNE İLİŞKİN İDDİALAR

Dr. Erdal Hatipoğlu'nun kızı Derya Tuna Hatipoğlu, kazanın ardından yaşanan sürece ilişkin iddialarda bulundu. Hatipoğlu, babasına ait eşyaların araçta bırakıldığını, bu nedenle tedavi sürecinde kimlik tespiti konusunda zorluk yaşandığını ifade etti.

Hatipoğlu, "Olay otoyolda meydana geliyor. İş çıkışı saati olduğu için çok fazla araç yoğunluğu var. Biz karşı tarafın seyir ettiği hızı öğrenemedik, babama kaç km hızla çarptığını bilmiyoruz. Olay gerçekleştikten sonra babam geç de olsa Bursa Şehir Hastanesi'ne kaldırıldı. Kazanın ardından babamın bagajında kişisel eşyaları kalmış. Plakadan kimlik tespiti yapılamadı, bize haber verilmedi. Hastaneye gittiğimizde bizden babamın kimliği istendi. Aracımız kaza sonrası otoparka çekildiği için mağdur olduk. Babam yoğun bakım sürecindeyken otoparka gidip dilekçe yazdık, ardından babamın eşyalarını aldık. Ancak o zaman babamın kimliğini götürebildik." dedi.

KUSUR DAĞILIMI VE KAZA TUTANAĞINA YÖNELİK İTİRAZLAR

Aile, kaza tutanağında yapılan kusur değerlendirmesine de itiraz etti. Derya Tuna Hatipoğlu, olayın görgü tanıklarının beyanları ve kamera kaydı bulunduğunu belirterek, F.G. yönetimindeki aracın süratli olduğu ve trafikte makas attığının iddia edildiğini söyledi.

Hatipoğlu, "Kaza krokisinde hatalı bir çizim var. Araç şeridinde giderken tam önüne kırmış şeklinde görünüyor. Bize başka bir kamera kaydı verilmedi ama verilen kamera kaydında da anlaşılıyor ki araç sol şeritten orta şeride araçlar arasında makas atarak geçiyor. İş çıkış saatine göre oldukça süratli ve babama çarpıyor. Bize babamın yüzde yüz kusurlu olduğu söylendi. Bunun sebebini de şerit ihlali olduğunu söylediler. Karşı tarafın süratli gittiği ve makas attığına dair görüntü ve görgü tanıkları var. Görgü tanıklarını jandarma ve savcı dinlemedi. Bölge trafik ekiplerinin kaza tutanağında babam yüzde yüz kusurlu görüldüğü için kovuşturmaya gerek duyulmadı ‘mahkemeniz görülmeyecek' dendi. Biz buna itirazlarda bulunduk ama itirazlarımız reddedildi. Üstelik bize ‘kovuşturmaya yer yoktur' ibareli yazı geldi. Babama çarpan şahıs F.G. ifadesinde ‘çarptım ve aracım fırladı' demiş olmasına rağmen bize gelen ifadede babam hakimiyetini kaybetmiş ve karşı tarafa çarpmış şeklinde yazılmış. Oysaki bu şahsın ifadesinde ve kamera kaydıyla çelişiyor. Bu tamamen anlamsız bir karar. İtirazlarımız hiçbir şekilde bunu değiştiremedi ve biz bunu anlayamıyoruz." şeklinde konuştu.

Aile, ayrıca 30 yıllık tıp doktoru olan Dr. Erdal Hatipoğlu'nun kaza tutanağına ilkokul mezunu olarak kaydedildiğini de dile getirdi.

HASTANEDEKİ TIBBİ SÜRECE DAİR İDDİALAR

Derya Tuna Hatipoğlu, babasının hastanedeki tedavi sürecine ilişkin de çeşitli iddialar ortaya koydu. Hatipoğlu, ambulansla getirilen babasına ilk aşamada müdahale edilmediğini öne sürdü.

Hatipoğlu, “Bize olay gerçekleştikten sonra 21.08'de babamın şahsi telefonundan jandarma ekipleri haber verdi. Bizlere bizim görevimiz değil biz insanlık namına yaptık denildi. Biz haberi alır almaz hastaneye gittiğimizde babamın sadece burun kanaması değil başka durumları da olduğunu gördük, babamın yüzü kanla kaplıydı. Biz olay gerçekleştikten bir buçuk saat sonra hastaneye vardık. Buna rağmen hiçbir şekilde MR çekilmemişti. Biz oradaki bir görevliyle birlikte MR çekimine götürdük. MR çekiminde babamın boyun kırığı olduğu tespit edildi. Babam acilde 7 saat boyunca bekledi, nefes alamıyorum diye çırpındı. Çok fazla acı çekiyordu ve hiçbir şekilde sakinleştirici uygulanmadı. 7 saatin sonunda babamı entübe etmeye karar verdiler. Babam 44 gün boyunca yoğun bakımda verdiği yaşam mücadelesinin ardından 14 Mart Tıp Bayramı'nda yaşam savaşını kaybetti.” ifadelerini kullandı.

AİLENİN HUKUKİ SÜREÇ TALEBİ

Aile, kaza tutanağında yer alan bilgiler ile hastanedeki tıbbi sürecin incelenmesini talep etti. Derya Tuna Hatipoğlu, "Burada bir sürü ihmal var. Kaza denilen katliam olayının tutanağında ihmaller var. Ambulansla gelen hastaya müdahale etmeyen doktorların, hemşirelerin ihmalleri var. Bunlar göz göre göre olan ve saatler süren ihmaller. Biz bunların titizlik ve hassasiyetle incelenmesi sonrası sorumluların yaptırımlara mükellef olmasını istiyoruz." dedi.

Hatipoğlu ailesi, hem kazaya karışan sürücünün hem de sağlık çalışanlarının sorumluluklarının araştırılması için adli makamlara başvuruda bulundu. Olayla ilgili hukuki sürecin sürdüğü belirtildi.

DR. ERDAL HATİPOĞLU'NUN YAŞAMI VE GERİYE KALANLAR

30 yıllık aile hekimi olan Dr. Erdal Hatipoğlu'nun dört çocuğu bulunduğu bildirildi. Aile fertleri, Hatipoğlu'ndan geriye aile bireyleriyle ve torunlarıyla çekilmiş görüntülerin kaldığını ifade etti. Evde beslediği güvercinleri torunları ile birlikte doğaya saldığı anların yer aldığı videolar, aile tarafından paylaşılan bilgiler arasında yer aldı.