Kutlu doğum coşkusu başladı
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V.)ın doğumunun 1444. yıldönümü münasebeti ile Hz. Peygamber ve Birlikte Yaşama Ahlakı konusunda icra edilecek olan Kutlu Doğum Haftası programları Sani Konukoğlu Camii bahçesinde düzenlenen açılış töreniyle başladı.
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V.)ın doğumunun 1444. yıldönümü münasebeti ile Hz. Peygamber ve Birlikte Yaşama Ahlakı konusunda icra edilecek olan Kutlu Doğum Haftası programları Sani Konukoğlu Camii bahçesinde düzenlenen açılış töreniyle başladı.
HAFTA BOYUNCA YOĞUN PROGRAMLAR GERÇEKLEŞTİRİLECEK
Program İnegöl Mehteranı’nın gerçekleştirdiği gösteri ile başladı. Gösterinin ardından programın açılış konuşmasını yapan İlçe Müftüsü Bayram Canbey, “2015 yılı Kutlu Doğum Haftasının açılışı nedeniyle bir araya geldik. Kutlu Doğum Haftası çeyrek asırdan bu yana kutlanmakta ve her yıl artan bir coşkuyla kutlanmaya devam edilmekte. Bu sene ilçemizde coşkuyla başladık ve bu coşkuyla sonuna kadar haftamızı kutlayacağız. Yoğun bir programımız var. Programlarımızı takip etmenizi arzu ediyoruz” dedi.
BİRLİKTE YAŞAMANIN ÖNEMİ VURGULANACAK
Diyanet İşleri Başkanlığı 2011 yılından beri Kutlu Doğum Haftası ve Camiler Haftası için bir konu belirlediğini aktaran Canbey, “Bu sene de ‘Hz. Peygamber ve Birlikte Yaşama Ahlâkı’ konusunu seçtiler. Bu vesile ile hafta boyunca birlikte yaşamanın önemi vurgulanmaya çalışılacak. İnşallah hayırlara vesile olur. Gerçekten birlikte yaşıyoruz ve bir arada, sevgiyle, saygıyla, hoşgörüyle yaşamaya mecburuz. Son zamanlarda bir takım sıkıntılar da eksik değil. Gerek batı dünyasında Müslümanlara karşı baş gösteren nefret tohumları, ayrımcılık, ötekileştirme bir taraftan da İslam dünyasında mezhepçilik, meşrepçilik, ideolojik ayrımlar, ırk ayrımları ile toplumun ve bütün insanlığın huzurunu kaçıran olaylar yaşanmaktadır. İnşallah bu Kutlu Doğum Haftası’nda Diyanet İşleri Başkanlığı’nın teşkilatının bulunduğu bütün ülkelerde bu konu işlenecektir. Hayırlar getirmesini, iyilik ve güzelliklere vesile olmasını niyaz ediyorum” şeklinde konuştu. CANBEY EMEKLİ OLUYOR İnegöl Mehteranına ve İlçe Müftüsü Bayram Canbey’e teşekkür ederek konuşmasına başlayan İlçe Kaymakamı Ali Akça, “Bayram bey Mayıs başı gibi emekliye ayrılacak. Bayram beyi hep mütebessim olarak hatırladım. Kendisiyle beraber birçok programa katıldım. Her programda kendisini tatlı bir telaş içerisinde gördüm. Kendisine hayırlı emeklilikler diliyorum. Eğer din görevlisiyseniz ya da öğretmenseniz hukuken emekli olmakla mesleğinizden emekli olamıyorsunuz. Bayram bey Allah’ın kendisine takdir ettiği süre kadar iyiyi güzeli yine insanlara anlatmaya devam edecektir” diye konuştu. PEYGAMBERİMİZİN ÇİZDİĞİ DOĞRU TARAFTA YER ALACAĞIZ
Bu seneki Kutlu Doğum Haftasının ana temasının bir arada yaşamak olduğunu hatırlatan Akça, “Peygamberimizin hayatında bizler için çok güzel örnekler var. Peygamberimizin dünyaya geldiği yılları hatırlayın. Zulüm var, kan var, ateş var, fitne var, fesat var… O güzel insan bu ortamda çektiği onca sıkıntıya, eziyete ve işkenceye rağmen doğruyu ve güzeli söylemekten vazgeçmemiş. Peygamberimizin dünyaya geldiği yıllarda zulüm vardı da bugün yok mu? Bugün de var. O yıllarda savaş vardı, bugün de var. O yıllarda kötülük vardı, bugün de var. Ama savaşın karşısında barış da vardır, zulmün karşısında rahmet de vardır, kötülüğün karşısında iyilik de vardır. Mesele siz hangi tarafta yer alacaksınız? Biz o rahmet Peygamberinin bizlere çizdiği doğru tarafta yer almak durumundayız. Peygamber Efendimiz der ki; gerçek Müslüman elinden ve dilinden diğer insanların emin olduğu kimsedir. Biz gerçek Müslüman olmaya çalışacağız. Elimizden ve dilimizden diğer insanların emin olduğu kimseler olmaya gayret edeceğiz” ifadelerini kullandı. KUR’AN BİZE RASULULLAH’I İŞARET EDİYOR
Son olarak söz alan Bursa İl Müftüsü Prof. Dr. Mehmet Emin Ay ise, “Çeyrek asırdır Nisan ayları bir başka güzelliğe sahne oluyor. Her yıl farklı bir yönüyle tanımaya ve tanıtmaya çalıştığımız sevgili Peygamberimizi adeta bir gül misali yaprakları açıldıkça kokusu etrafı mest eden bir kırmızı güle benzetebiliyoruz. Tanıdıkça daha çok seviyor, sevdikçe onunla ilgili bilgilerimizin daha çok arttığını görüyoruz. Şair demiş ya; ‘Bitmez güzelin vasfı ağaçlar kalem olsa’. Sevgili Peygamberimiz de işte böylesine güzel. Her yıl onu farklı bir yönüyle ele alıyor ve her yıl artan bir coşkuyla sevgili Peygamberimizi anmaya ve anlamaya çalışıyoruz. Bu yılki Kutlu Doğum teması ‘Hz. Peygamber ve Birlikte Yaşama Ahlâkı’dır. Biz bu konuyu ele alırken öncelikle bir hususu dile getirmek, bir noktada buluşmak durumundayız. Biz müminlere her şeyden önce en çok lazım olan ve yakışan şey önce bizim Hz. Rasulullah ile birlikte yaşama hususuna değinmemiz lazım. Asırlar önce dünya hayatındaki günlerini tamamlayıp Rabbinin katına gönülden giden son Peygamber ile bu asırda nasıl birlikte yaşayacağız diye bir soru aklınıza gelebilir. O güzel Rasul ile birlikte yaşamak demek onun sünneti seniyyesini bilmek ve hayatına tatbik etmekten ibarettir. Sünneti seniyyesini bilmek için de okumak, onu tanımaya talip olmak, okuduklarımızı da hayatımıza aktarmak gerekir. Sünneti seniyye dediğimiz şey nedir? Sünneti seniyye Peygamberimizin dilinden dökülen o eşsiz güzellikteki sözlerdir. Yani Hadis-i Şerifleridir, onun yaptıklarıdır, oturup kalkması, gülmesi, konuşması, ağlaması, hayatındaki bize hatıra bıraktığı her şeydir. Sünneti seniyyeye çok muhtacız. Çünkü sünneti seniyye bizleri bu manada, bu dünya tek tek kum taneleri gibi yaşayan müminleri birbirine bir çimento gibi bağlayan bağdır, kenetleyen unsurdur. Malezyalı bir Müslüman ile Mısırlıyı birbirine tanıştırandır. Ortadoğulu bir Müslüman ile Avrupalı bir mühtediyi birbirine kaynaştıran unsurdur. Buharalı bir derviş ile Bosnalı bir sofiyi aynı zikir halkasında kaynaştıran şeydir. Bir Ramazan mevsiminde Medine’nin o ensarının torunlarından birinin açtığı iftar sofrasında zencisiyle, beyazıyla her ırktan ve her ülkeden müminleri aynı sofranın etrafında buluşturan iftar duasıdır. Bir mümine iftar verme müjdesidir sünneti seniyye. Son zamanlarda bir fitne ile karşı karşıyayız. Bunun adı bir söylem; ihtiyacınız olan her şey Kur’an’da var, Kur’an size yeter, başka bir şeye ihtiyaç yok diyerek sevgili Peygamberimizi devre dışı bırakan bir düşünce İslam düşmanlarının asırlardan beri Müslümanlara oynamak istedikleri oyunun adıdır. Bazen televizyon ekranlarında bazen gazete sütunlarında sevgili Peygamberimizi devre dışı bırakmak isteyen bu anlayışın farkında olmalıyız. Bize yeter dedikleri Kur’an-ı Kerim ne diyor; ‘Ey habibim. De ki; eğer Allah’ı seviyorsanız bana tabi olun. Allah da sizi sevsin ve bağışlasın’. Yine Kur’an buyuruyor ki; ‘Ant olsun Allah’ın resulünde sizin için örneklerin en güzeli vardır’. Kur’an bize Rasurullah’ı işaret ediyor. Eğer sünnet varsa ümmet var olmuştur, sünnet yoksa ümmet de yok olmak gibi bir durumla karşı karşıya kalabilir” diyerek Hz. Muhammed (S.A.V.)’ın birlikte yaşama ahlâkı ve hukuku hususunda ifade ettiklerine dair hadis ve ayet paylaşımlarında bulundu.