Gundem

Meme Kanseri Tedavisinde Yeni Dönem: Kemoterapiye İhtiyaç Azalabilir

Meme kanseri tedavisinde geliştirilen yeni genomik test, bazı hastaların kemoterapi almadan yalnızca hormon tedavisiyle başarılı sonuçlar elde edebileceğini ortaya koydu.

2 saat önce Tamer Güngör 2 dk

Meme kanseri tedavisinde geliştirilen yeni genomik test, bazı hastaların kemoterapi almadan yalnızca hormon tedavisiyle başarılı sonuçlar elde edebileceğini ortaya koydu.

Meme kanseri tedavisinde geliştirilen yeni bir genomik test, hastaların tedavi süreçlerinde önemli değişikliklerin önünü açabilecek sonuçlar ortaya koydu. Araştırmacılar, test sayesinde hangi hastaların kemoterapiden fayda göreceğinin daha doğru belirlenebileceğini ifade ediyor. Bu gelişmenin, özellikle gereksiz tedavilerin azaltılması ve yaşam kalitesinin korunması açısından dikkat çektiği belirtiliyor.
Dünya genelinde en sık görülen kanser türlerinden biri olan meme kanserine yönelik yürütülen uluslararası klinik çalışma, tümörlerin genetik yapısının tedavi kararlarında belirleyici olabileceğini gösterdi. Araştırma kapsamında kullanılan genomik test, tümör biyolojisini inceleyerek hastalığın tekrar etme riskini hesaplıyor ve buna göre tedavi planlamasına katkı sağlıyor.

BİNLERCE HASTA ÜZERİNDE UYGULANDI

University College London öncülüğünde yürütülen Optima çalışmasına İngiltere, Norveç, İsveç, Avustralya, Yeni Zelanda ve Tayland'dan 4 binden fazla yeni teşhis konmuş hasta dahil edildi.
Araştırmada kullanılan test, 50 farklı genin aktivitesini analiz ederek tümörün moleküler özelliklerini değerlendiriyor. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda hastaların uzun vadeli risk düzeyi belirleniyor.
Çalışmada bir grup hastaya standart olarak kemoterapi ve hormon tedavisi uygulanırken, diğer grup genomik test sonuçlarına göre tedavi edildi. Düşük risk grubunda yer alan hastalar yalnızca hormon tedavisi aldı.

SONUÇLAR DİKKAT ÇEKTİ

Araştırma sonuçlarına göre düşük risk grubundaki hastalarda kemoterapi uygulanmamasına rağmen elde edilen sonuçlar, kemoterapi alan grupla büyük ölçüde benzer bulundu.
Beş yıllık takip sürecinde kemoterapi ve hormon tedavisi alan hastaların yüzde 95'inin hastalıksız şekilde yaşamını sürdürdüğü görüldü. Sadece hormon tedavisi uygulanan grupta ise bu oran yüzde 94 olarak kaydedildi.
Araştırmacılar, bu sonucun düşük risk grubundaki bazı hastalarda kemoterapinin ek fayda sağlamayabileceğine işaret ettiğini belirtiyor.

KİŞİSELLEŞTİRİLMİŞ TEDAVİ ÖNE ÇIKIYOR

Uzmanlar, yeni genomik testin kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımlarının yaygınlaşmasına katkı sağlayabileceğini değerlendiriyor. Test sayesinde hastaların biyolojik özelliklerine göre tedavi planı oluşturulması hedefleniyor.
Araştırmacılar, tümörün genetik yapısına dayalı değerlendirmelerin tedavi kararlarında daha fazla kullanılmasının, gereksiz yan etkilerin azaltılmasına ve hastaların yaşam kalitesinin korunmasına yardımcı olabileceğini ifade ediyor.

TEDAVİ SÜREÇLERİNDE YENİ BİR ADIM

Meme kanseri alanında elde edilen bulguların, gelecekte tedavi standartlarının yeniden şekillenmesine katkı sağlayabileceği belirtiliyor. Uzmanlar, genomik testlerin yaygınlaşmasıyla birlikte hastalara daha hedefe yönelik ve bireyselleştirilmiş tedavi seçenekleri sunulabileceğini vurguluyor.