Ana Sayfa
Gundem

Menopoz belirtileri yaşam kalitesini ve iş performansını düşürebiliyor

Menopoz döneminde sık görülen sıcak basması ve gece terlemesi, kadınların uyku düzenini, iş performansını ve günlük yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebiliyor.

2 saat önce Tamer Güngör 3 dk

Menopoz döneminde sık görülen sıcak basması ve gece terlemesi, kadınların uyku düzenini, iş performansını ve günlük yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebiliyor.

Menopoz belirtileri arasında yer alan sıcak basmaları ve gece terlemeleri, sadece geçici bir rahatsızlık olarak görülse de birçok kadının yaşam kalitesi ve iş performansı üzerinde belirgin etkilere yol açabiliyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Ebru Zülfikaroğlu, menopozun doğal bir biyolojik süreç olduğunu ancak bu dönemde yaşanan semptomların çoğu zaman hafife alındığını belirterek, kadınların yaşamlarını daha konforlu sürdürebilmeleri için farklı tedavi ve yönetim seçeneklerinin bulunduğunu vurguladı.

MENOPOZDA EN SIK GÖRÜLEN BELİRTİ: SICAK BASMASI VE GECE TERLEMESİ

Menopoz geçiş sürecinde ve menopoz sonrası dönemde en yaygın şikayetlerin başında vazomotor semptomlar olarak tanımlanan sıcak basmaları ve gece terlemeleri geliyor. Araştırmalar, bu dönemdeki kadınların büyük çoğunluğunun yaşamlarının bir bölümünde bu semptomlarla karşılaştığını ortaya koyuyor.

Doç. Dr. Ebru Zülfikaroğlu, sıcak basmasını genellikle aniden gelişen yoğun sıcaklık hissi, yüzde kızarma ve terleme ile seyreden bir tablo olarak tanımlarken, gece terlemelerinin ise uykuda ortaya çıkarak dinlenmiş uyanmayı engelleyebildiğini aktardı. Bu belirtilerin bazı kadınlarda birkaç yıl içinde azalabildiğini, bazı kadınlarda ise menopoz sonrasında dahi uzun süre devam edebildiğini belirtti.

Uzun dönemli gözlemsel çalışmalar, vazomotor semptomların birçok kadında 7 yılın üzerinde sürebildiğine işaret ediyor. Sadece fiziksel rahatsızlık yaratmakla kalmayan bu belirtiler; bölünen uyku nedeniyle gün içinde yorgunluk, dikkat dağınıklığı ve iş veriminde azalma gibi sonuçlara yol açabiliyor.

TÜRKİYE’DE HER İKİ KADINDAN BİRİNDE ORTA YA DA ŞİDDETLİ SEMPTOM

Türkiye’de farklı merkezlerde yürütülen çalışmalar, menopoz dönemindeki kadınların önemli bir kısmının semptomları orta veya şiddetli düzeyde yaşadığını gösteriyor. Menopause Rating Scale (Menopoz Derecelendirme Ölçeği) kullanılarak yapılan güncel bir araştırmada, kadınların yaklaşık yüzde 95’inde menopoz belirtilerinin orta, şiddetli ya da çok şiddetli seviyede olduğu bildirildi.

Başka bir yerli çalışmada ise menopoz dönemindeki kadınların yaklaşık yarısında orta veya şiddetli semptomların saptandığı aktarıldı. Bu veriler, semptomların yaygınlığının yanı sıra, sağlık hizmetlerine başvuru ve yönetim ihtiyacının boyutuna da dikkat çekiyor.

FİZİKSEL BELİRTİLERİN ÖTESİNDE RUH HALİ VE İŞLEVSELLİK ETKİLENİYOR

Uzmanlara göre menopoz, yalnızca hormonal ve fiziksel değişikliklerle sınırlı bir dönem değil. Sıcak basması ve gece terlemeleri nedeniyle uyku düzeni bozulan kadınlarda, yaşam kalitesinde düşüş, ruh hali dalgalanmaları, anksiyete belirtileri ve günlük işlevsellikte azalma görülebiliyor.

Uyku bölünmeleri, gün boyunca enerji kaybı, konsantrasyon güçlüğü ve iş performansında gerileme ile ilişkilendiriliyor. Bu durum, hem ev içi sorumlulukların hem de profesyonel iş yaşamının sürdürülebilirliğini zorlaştırabiliyor.

Doç. Dr. Ebru Zülfikaroğlu, kadınların menopoz döneminde yaşadıkları belirtileri olağan kabul edip sessizce katlanmak zorunda olmadıklarını belirterek, güncel bilimsel verilerin bu şikayetlerin yönetimi için çok sayıda seçenek sunduğunu hatırlattı. Zülfikaroğlu, kadınların semptomlarını hekimleriyle paylaşmasının ve bireysel değerlendirme ile kendilerine en uygun yaklaşımın belirlenmesinin önemine işaret etti.

BİREYSEL DEĞERLENDİRME VE BİLİMSEL KANITA DAYALI YAKLAŞIM

The Menopause Society’nin (Menopoz Derneği) 2023 tarihli pozisyon bildirgesinde, menopoz döneminde yaşam kalitesini bozan vazomotor semptomlar için kanıta dayalı farklı tedavi yaklaşımlarının bulunduğu, kullanılacak yöntemlerin kişiye özel olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor.

Hormonal ve hormonal olmayan seçenekleri kapsayan bu yaklaşımlar, uluslararası kılavuzlar doğrultusunda ele alınıyor. The North American Menopause Society’nin hormon tedavisi ve non-hormonal tedavilere ilişkin pozisyon bildirgeleri de, semptom şiddeti, hastanın genel sağlık durumu ve risk profili göz önünde bulundurularak bireyselleştirilmiş planlama yapılmasını öneriyor.

Doç. Dr. Ebru Zülfikaroğlu, kadınların bu süreçte yalnız olmadıklarını bilmesinin önemli olduğunu vurgulayarak, menopozun doğal bir evre olduğunu ancak yaşam kalitesini belirgin düzeyde etkileyen belirtiler karşısında destek almanın bir tercih değil, sağlık açısından gereklilik olduğuna dikkat çekti.

Uzman görüşleri ve mevcut bilimsel veriler, menopoz döneminde görülen sıcak basmaları, gece terlemeleri ve ilişkili diğer semptomların yönetilebilir olduğunu; farkındalık, hekime başvuru ve bireysel değerlendirme ile kadınların bu süreci daha konforlu geçirebileceğini ortaya koyuyor.