Milli kaya tırmanıcısından 34 saatlik türkiye rekoru
Türkiyenin önde gelen milli kaya tırmanıcılarından Zorbey Aktuyun, geçtiğimiz ay Türkiyenin en zor kaya duvarını 34 saatte tırmanarak bir ilke imza attı
Türkiyenin önde gelen milli kaya tırmanıcılarından Zorbey Aktuyun, geçtiğimiz ay Türkiyenin en zor kaya duvarını 34 saatte tırmanarak bir ilke imza attı
Türkiyenin önde gelen milli kaya tırmanıcılarından Zorbey Aktuyun, geçtiğimiz ay Türkiyenin en zor kaya duvarını 34 saatte tırmanarak bir ilke imza attı. Aktuyun, Niğde Aladağlarda bulunan ve Türkiyenin en zor tırmanış rotasına sahip 400 metrelik duvarı başarıyla tamamlayan ilk Türk oldu.Milli kaya tırmanıcılarından Zorbey Aktuyun, 3 Problem projesinin ilk ayağını geçen sene Aladağlar Demirkazık çıkışıyla gerçekleştirdi. Geçtiğimiz ay Türkiyenin en zor kaya duvarını 34 saatte tırmanarak hem bir ilke imza atan hem de ikinci ayağı gerçekleştiren Aktuyun, projenin üçüncü ve son ayağını ise gelecek yıl yine Aladağlarda Vay Vay Torasan tırmanışı ile tamamlayacak.
1985 yılında İzmirde doğan Zorbey Aktuyun, Ege Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu Öğretmenlik Bölümü mezunu. 15 yaşında tırmanışa başladığından bugüne Türkiyenin hemen hemen her bölgesinde ve aralarında Çin, Fransa, İspanya, İtalya, Hindistan, Almanya, Macaristan, Çek Cumhuriyeti, Avusturya, Güney Afrika Cumhuriyetinin de bulunduğu birçok ülkede yarışmalara katılıp tırmanışlar yaptı.
ROTAYI TAMAMLAYAN İLK TÜRK OLDU
3 Problem isimli projesiyle Türkiyenin en zor 3 kaya duvarına tırmanmayı hedefleyen Zorbey Aktuyun, projenin ikinci ayağı olan, rotası 2010 yılında İtalyan tırmanış sporcuları tarafından açılan ve tekrarı yabancı sporcular tarafından sadece bir defa gerçekleştirilebilen Niğde Aladağlardaki 400 metrelik Kızılın Başı duvarını 34 saatte kendisi gibi tırmanıcı olan Muammer Yalçın emniyetinde tırmanarak, bu rotayı çıkabilen ilk Türk oldu.
"15 YAŞINDA TIRMANIŞA BAŞLADIM"
Kaya tırmanış sporunun Türkiyedeki potansiyeline dikkat çeken Aktuyun, bu sporla tanışmasını anlattı. Tırmanışa 15 yaşında başladığını belirten Aktuyun, "Bu tarz sporlara o kadar erken yaşta başlamak biraz şans işi. Aileniz de bu tarz sporlarla ilgileniyorsa bu şansınız daha da fazla. Benim ailem de sporun çeşitli dallarıyla uğraşıyor. Onların sporla bu kadar haşır neşir olması ve benim merakım alternatif sporlara olan ilgimi artırdı. Bir arkadaşımla beraber alternatif sporları araştırmaya başladık. Araştırmalarımız sırasında tırmanıcı olan Muammer Yalçınla tanıştık. Onun da desteğiyle kaya tırmanışı yapmaya başladık. İşin güzel tarafı da o dönemde tanıştığım kişi yani Muammer Yalçın, Türkiye rekoru kırdığım son tırmanışımda partnerimdi. 14 yıldır beraber tırmanıyoruz, sporda ilerlemem için gerekli koşulları sağladı. Mesela o zamanlar Türkiyede malzeme yoktu, biz üç arkadaş ortak onun malzemelerini kullanarak tırmanış yapardık" dedi.
"ÜÇLEMEYİ YAPAN İLK VE TEK TÜRK OLMAK İSTİYORUM "
Profesyonel tırmanıcı olarak sabit bir evi olmadan tırmanış ve keşif ruhuyla farklı bölgeler ve kayalarda yaşamaya devam eden Aktuyun, 3 Problem projesini şu sözlerle anlattı:
"Duvar tırmanışlarımı bir üçleme ile devam ettirmek istedim ve bu isteğimi de projeye dönüştürerek 3 Problem ismini verdim. 3 Problem projesi, Türkiyenin en zor üç tane duvarından oluşuyor. Projenin ilk ayağını Niğde Aladağlardaki Demirkazıkta geçen sene 33 saatte tamamladım. Projenin ikinci ayağını ise Ağustos ayında Aladağlardaki 400 metrelik Kızılın Başı duvarını 34 saatte tamamlayarak gerçekleştirdim. Ben bu rotayı çıkan üçüncü kişiyim ve rotayı tamamlayan ilk Türk unvanına sahip oldum. Projeyi, önümüzdeki yıl yine Niğde Aladağlarda bulunan Vay Vay Torasan tırmanışı ile bitirmek istiyorum. Projeyi başarılı bir şekilde tamamlayarak bu üçlemeyi yapan ilk ve tek Türk olma gibi bir hedefim var."
Rotanın ismi ise Türk bayrağını simgeleyen Red, Moon and Star, yani Kırmızı, Ay ve Yıldız kelimelerinden oluşuyor. Aktuyun bunun hikayesini ise şu sözlerle açıkladı:
"Rotalarda isim koyma işi o rotayı açan ilk kişi tarafından belirlenir. 2010 yılında üç İtalyan kaya tırmanışçısı bu rotayı açmış. Bu üç isim, Türkiyeyi ve Türkleri seven insanlar oldukları için rotanın isminde Türk izlerinin olmasını istemişler. Kaya biraz kırmızı bir renge sahip. İtalyanlar tırmanış esnasında gece yarısına kalmış ve gece çıkan ay yıldızdan da yola çıkarak Türk bayrağına da ithafta bulunmuşlar ve rotanın ismini Red, Moon and Star yani, Kırmızı, Ay ve Yıldız olarak belirlemişler. Rotanın isminin hikayesi de bu olaydan geliyor."
"6 AYDA BİR ARA VERİYORUM"
Kaya tırmanışının çok zor bir spor olduğunu dile getiren Aktuyun, "Genellikle çok yoğun tırmanma programım oluyor. Yılda sadece 6 ayda bir 2 hafta ara veriyorum. Onun dışında haftanın 5 ya da 6 günü mutlaka tırmanıyorum. Bu spor partnerle birlikte gerçekleştirilen bir spor. Dolayısıyla çalışma ve antrenman saatlerinizi kendinize göre planlayamıyorsunuz. Partnere de bağlı kalarak bir antrenman programı hazırlıyorum. Bazen sabah 10.00dan akşam 18.00a kadar, bazen de öğlen 13.00dan akşam 18.00a kadar tırmanış yapabiliyoruz. Tırmanışları yapay, uzun ve kısa duvarlarda gerçekleştiriyoruz. Bazen de spor tırmanışı dediğimiz 50 metreye kadar olan kayalarda da tırmanış gerçekleştirebiliyoruz. Tırmanış olarak sayılmasa bile rota açma dediğimiz işlemleri de yapıyorum. Rota açmak tam olarak tırmanış gibi olmuyor, biraz daha farklı. Bu antrenman programları haricinde yogaya gidiyorum, bisiklet ya da koşu gibi sporları da yapıyorum. Bu spor çok yorucu bir spor. Tırmanışlarınızda saatlerce, hatta günlerce bir duvarda asılı kalıyorsunuz. Zor koşullarda uyumak zorundasınız. Bu zor koşullar insanı çok yoruyor. Son gerçekleştirdiğim Kızılın Başı tırmanışından sonra hala kendime gelebilmiş değilim" diye konuştu.
"BAŞARIMIN ANAHTARI ÖZ DİSİPLİN"
Kaya tırmanışlarında elde ettiği sayısız başarıyı öz disiplinine borçlu olduğunu söyleyen Aktuyun, gençlere başarılı olabilmeleri için önerilerde bulundu. Aktuyun, "Yaptıkları her işte özverili olsunlar. Bir işte ne kadar başarılı olduğun kendini o işe ne kadar adadığınla alakalı. Ben kendimi dağlara kayalara adadım. Şehirde geçirdiğim vaktin kat be kat fazlasını dağda kayada geçirdim ve geçirmeye de devam ediyorum. Benim kendimi iyi hissettiğim ve iyi ifade edebildiğim yer orası. Onlar da sevdikleri ve kendilerini bulabildikleri işlerle uğraşsınlar" dedi.