Ana Sayfa
Gundem

Peygambere tabi olursanız, Allah da sizi sever

Aile Hayatını İyileştirme Derneği (AHİD) tarafından, önceki akşam Gölbaşı Düğün salonunda Kutlu Doğum gecesi düzenlendi.

25 Nisan 2011 - 12:15 Adem Demir 3 dk

Aile Hayatını İyileştirme Derneği (AHİD) tarafından, önceki akşam Gölbaşı Düğün salonunda Kutlu Doğum gecesi düzenlendi.

Saat 20.30'da düzenlenen geceye AHİD Başkanı Naci Köseoğlu, Yönetim Kurulu üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Programın açış konuşmasını yapan AHİD Başkanı Naci Köseoğlu, düzenledikleri programa katkısı olan herkese teşekkür ettiklerini belirterek, "AHİD olarak 2007 yılından beri ailelerin eğitimi için çalışıyoruz. Hem ailelere hem gençlere hem çocuklara elimizden geldiği kadar manevi ve imani hakikatleri, ahlaki eğitimi vermeye çalışıyoruz. 29 Nisan 2011 tarihinde de Konya'dan Halil Atalay hocamız dernek merkezimizde düzenleyeceğimiz programa katılacak olan ailelere hitap edecektir. Yine nasip olursa 9-15 Mayıs 2011 tarihleri arasında kermesimiz olacak. Hepinizi bu programlara katılmaya davet ediyoruz” dedi.

Ailelerde büyük bir yangın olduğunu ileri süren Köseoğlu,  “Aile huzursuzlukları, problemler, her gün artıyor. Boşanmalar her geçen gün daha fazlalaşıyor. Dolayısıyla ailelere, gençlere sahip çıkmamız gerekiyor. Maalesef gençlerimiz iman hakikatlerinden ve ahlaki eğitimden uzak bir şekilde yetişiyor. Bu nedenle bizler buna dur demek için, 2007 yılında yola çıktık ve AHİD olarak, elimizden geldiği kadar alilere ve gençlere İslami bir eğitim vermek istiyoruz. Bu yangına kendi çapımızda bir dur demek istiyoruz. Yaptığımız etkinliklere aile olarak takip etmenizi istiyoruz. Toplumdaki ve ailelerdeki bu yangının tek kurtuluş yolu olarak Allah'ın kitabına sarılmak, Peygamberimizin sünnetine, O’nun nurlu yoluna, O’nun ahlakına sımsıkı sarılmaktan geçtiğine de inanıyoruz" diye konuştu.

Düzenlenen geceye konuşmacı olarak katılan yazar, radyo ve televizyon programları yapımcı ve sunucusu Senai Demirci ise, önemli olanın Peygamberi anmak değil,  anlamak olduğunu belirterek, "İşin edebiyatını yaparsanız, belki buradan gözleriniz yaşararak gidersiniz. Ama hiçbir şey anlamazsınız. Bu edebiyat son zamanlarda oldukça arttı. Programlara ağlama garantili adamlar çıkartılıyor. Ben ağlamaya karşı biri değilim ama buraya ağlama garantisi ile gelenler varsa boşuna beklemesin. Peygamber Efendimizin ağzından Kur’an'ın içinden daha kıymetli bir şey çıkmadı. Bizler Kur’an’ı okuyoruz ama manasını ve ne dediği ile ilgilenmiyoruz. Cep telefonumuza gelen mesaja dikkat ediyoruz. Ama Allah'ın kitabına bu kadar ilgi göstermiyoruz. Allah seninle o kadar ilgilenirken, sen sana söylediği şeylerle neden ilgilenmiyorsun. Bir insan, cenneti sevapları ile kazanmaz. Allah'ın insanlara olan muhabbeti sayesinde kazanır. Yoksa kimse kazanamaz. Allah Rasulüne tabi olmak için Allah'ı onun gibi sevmek gerek. Siz Allah'ı seveceksiniz ki Peygambere tabi olacaksınız. Siz Peygambere tabi olursanız, Allah'ta sizi sever. Muhabbetin öznesi ve en önemlisi gönlümüzdür. Gönlü olmayana Peygambere tabi olma vazifesi yüklenmez. Çünkü sen sevemezsin, sevmeyi bilemezsin. Umreye, Hacca git. Namaz kıl, sünnetlerin hepsin yerine getir, bunun yanında kabalığın, cimriliğin devam etsin, bu olmaz. Kur’an’ın içinde hakikat vardır. Bizler hakikate tabi olacağız. Konuşurken Allah işitir diye, yürürken Allah bilir diyerek yaşamalıyız. Sakın bir başkasın işitmesini, görmesini Allah'tan üstün görmeyin. Eğer bizler Allah işitir diye iman edersek, asla gıybet yapmayız. Ama sen bunu bile bile yapıyorsan, elbet bir gün bunu sorarlar. Zikir, zikrettiğimiz şeyi uygulamaktır. Gıybet yapmazsak, 'Ya Semiğ Ya Allah' zikrini hayata geçirmiş oluruz. Bizler Allah'ı sevmemek için bir gerekçe bulamayız. Ama bize sevmek içinde bir gerekçe verilmemiştir. Kuran'da bulunan ayetlerin 3'te 2'si kainatla, yer ve gökle ilgilidir. Bu da size ne muhteşem iyilikler yapıldığını göstermek içindir. Bizler Hz. Muhammed'in ümmeti olduk, gel de Allah'ı sevme" diye konuştu.