Ana Sayfa
Gundem

SGK’dan maaş alanlar dikkat! Yargıtay’dan kritik karar

Yargıtay, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen kişilerin yetim aylığının kesilmesine ilişkin 5510 sayılı Kanun hükmüne dikkat çekti.

1 saat önce Emrah Ufuk Çıttır 3 dk

Yargıtay, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen kişilerin yetim aylığının kesilmesine ilişkin 5510 sayılı Kanun hükmüne dikkat çekti.

Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan (SGK) yetim aylığı alanları ilgilendiren önemli bir Yargıtay yaklaşımı yeniden gündemde. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında, eşinden boşandığı halde boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen hak sahiplerinin gelir ve aylıklarının kesilmesi öngörülüyor. 

Yargıtay kararlarında uyuşmazlığın çözümünde özellikle fiilen birlikte yaşama durumunun açık biçimde ortaya konulması gerektiğine dikkat çekiliyor.

YARGITAY’DAN DİKKAT ÇEKEN VURGU

Kullanıcının aktardığı kararda Yargıtay, boşanmanın hangi amaçla gerçekleştirildiğinden ziyade, boşanmanın ardından fiilen birlikte yaşanıp yaşanmadığının belirlenmesine dikkat çekti.

Kararda şu ifadelere yer verildi:

“Kanun koyucu tarafından örneğin; ‘sosyal güvenlik kanunları kapsamında ölüm aylığına hak kazanmak amacıyla eşinden boşanan’, ‘hak sahibi sıfatını haksız yere elde etme amacıyla eşinden boşanan’, ‘gerçek boşanma iradesi söz konusu olmaksızın (muvazaalı olarak) eşinden boşanan’ veya bunlara benzer ifadelere yer verilmemiştir. Maddede boşanma amacına-saikine yönelik herhangi bir düzenlemeye yer verilmediğinden, gerek Kurumca, gerekse yargı organlarınca uygulama yapılırken; eşlerin boşanma iradelerinin gerçekliğinin-samimiliğinin araştırılıp ortaya konulması söz konusu olmamalıdır. Boşanmanın muvazaalı olup olmadığına ilişkin herhangi bir araştırma-irdeleme ve boşanma yönündeki kesinleşmiş yargı kararının geçerliliğinin sorgulaması yapılmamalı, özellikle, kesinleşmiş yargı organının verdiği karara dayanan ‘boşanma’ hukuki durum ve sonucunun eşlerin gerçek iradelerine dayanıp dayanmadığının araştırılmasının bir başka organın yetki ve görevi içerisinde yer almadığı ortadadır. Şu durumda sonuç olarak vurgulanmalıdır ki, boşanma tarihi itibarıyla gerçek-samimi boşanma iradelerine sahip olan (evlilik birliği temelinden sarsılan) veya olmayan tüm eşlerin, maddenin yürürlük tarihi olan 01.10.2008 tarihinden itibaren her ne sebeple olursa olsun eylemli olarak birlikte yaşadıklarının tespit edilmesi durumunda gelirin-aylığın kesilmesi zorunluluğu bulunmaktadır’’

MAHKEME KARARI BOZULDU

Aktarılan dava sürecinde, babasından dolayı yetim aylığı alan kadının eski eşiyle fiilen birlikte yaşadığı gerekçesiyle aylığı kesildi. Daha sonra yeniden aylık bağlanması için yapılan başvurunun reddedilmesi üzerine uyuşmazlık İş Mahkemesine taşındı.

İlk derece mahkemesi davacı lehine karar verirken, Bölge Adliye Mahkemesi de SGK'nın istinaf başvurusunu esastan reddetti. Dosyanın temyize taşınmasının ardından Yargıtay ise fiilen birlikte yaşama konusunda yapılan araştırmayı yeterli bulmayarak kararın bozulmasına hükmetti.

KOMŞU VE MUHTAR DA DİNLENEBİLİR

Kullanıcının aktardığı kararda yapılması gereken araştırmaya ilişkin şu ifadeler kullanıldı:

“Kurum işleminin iptali için eldeki davanın açıldığı, mahkemece yaptırılan emniyet araştırması ve dinlenen tanık anlatımları ile de davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmakla verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Mahkemece yapılması gereken iş, davacının ve boşandığı eşinin nüfus kayıt sistemindeki adres kayıtları getirtilerek, ihtilaf konusu dönem içerisinde davacının ve boşandığı eşine ait nüfusta kayıtlı adreslerinde birlikte yaşama olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediğidir. Her bir adreste kimlerin yaşadığı kolluk vasıtasıyla araştırılarak ve muhtar, komşu, kapıcı, yönetici gibi kişiler dinlenerek tespit edilmeli, birlikte yaşama olgusu yukarıda açıklanan düzenlemeler ışığında da araştırılarak elde edilecek sonuca göre bir karar verilmelidir. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına oy birliği ile karar verilmiştir.’’