Ana Sayfa
Gundem

“Sokakları ısıtarak ‘İktidar Devşirme’ dönemi bitmeli”

Eğitim Bir-Sen İlçe Başkanı Sinan Aktaş, eğitimi politize etmenin kimseye fayda sağlamayacağını ifade ederek, “Dün Sezer’in rektörleri vardı ve sınavları iptal edip öğrencileri mitinglere indirmeye çalışıyorlardı.

20 Ağustos 2025 - 04:10 Adem Demir 3 dk

Eğitim Bir-Sen İlçe Başkanı Sinan Aktaş, eğitimi politize etmenin kimseye fayda sağlamayacağını ifade ederek, “Dün Sezer’in rektörleri vardı ve sınavları iptal edip öğrencileri mitinglere indirmeye çalışıyorlardı.

Bugün o rektörlerin bir kısmı yargılanıyor ve yanlışlarıyla yüzleşiyorlar. Gezi olaylarında başlayan ve son günlerde yeniden kaşınan olaylarda bazı okul yöneticileri, Sezer’in rektörlerini örnek alırcasına okulları politize etmekten çekinmiyorlar. Bunu yapanlar yanlış yoldalar” dedi.

28 ŞUBAT’I UNUTMAK FELAKETE DAVETİYE ÇIKARIR

28 Şubat’ın, on binlerce insanın hayatının karartıldığı kirli bir süreç olduğunu belirten Sinan Aktaş, “33 bin 271 öğretmenin soruşturma geçirdiği, 11 bin 890 öğretmenin ceza aldığı, 4 bin 625 öğretmenin istihbarat birimlerince fişlenip takibata uğradığı, 3 bin 527 öğretmenin görevine son verildiği ve 11 bin öğretmenin istifa etmek zorunda kaldığı bir dönemden bahsediyoruz. Eğer Demokrat Sol Parti (DSP), Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ve Anavatan Partisi (ANAP) olmak üzere üç partiden oluşan koalisyon hükümeti ANASOL-M döneminde 2001 Memur Kararnamesi diye bilinen ve Köşk’ten veto yiyen kararname geçmiş olsaydı, 40 bin kişiyi daha mağdur edeceklerdi. Geçmişten ders almak zorundayız. Antidemokratik süreçlerde en fazla kamu çalışanları zarar görmektedir. Yıllarca tırnaklarımızla oluşturduğumuz kazanımlar bir çırpıda kaybolur ve sıfır noktasından bir daha başlamak zorunda kalırız. Onun için Türkiye yeniden korku tüneline girmemeli ve ham demokrasi, tam demokrasi olmalıdır. Aksi takdirde 28 Şubat’ı unutmak, felakete davetiye çıkarmaktır” diye konuştu.

SOKAKLARI ISITARAK İKTİDAR DEVŞİRME DÖNEMİ BİTMELİ

Türkiye’de “alışmış kudurmuştan beterdir” sözünün doğrulanmaya çalışıldığını belirten Sinan Aktaş, “3 Şubat 2008’de 28 Şubatçı paşalardan Doğu Silahçıoğlu, Cumhuriyet Gazetesi’nde ‘Çıkış Yolu’ başlığıyla yazdığı yazıda, üç türlü yol var diyerek, Siyasal-Toplumsal ve Hukuksal yöntemlere başvurulması gerektiğinden bahsediyordu. Ülkedeki mevcut siyasal aritmetik dolayısıyla, siyasal yöntemi uygun görmeyenler, demokrasiye karartma ve milli iradeye kapatma davası olarak tarihe geçen ve başarısız olan adımdan sonra, yeniden Hukuksal Yöntemi deniyorlar. Cumhurbaşkanlığı seçim süreci ve Gezi olayları ise toplumsal yöntemi deneme girişimleriydi. Sokakları yönetilemez hale getirip, davetiye çıkarmak istiyorlar. Sokakları ısıtmak için okulları da politize etmeye çalışıyorlar. Eğitimi politize etmenin kimseye faydası olmaz. Dün Sezer’in rektörleri vardı ve sınavları iptal edip, öğrencileri mitinglere indirmeye çalışıyorlardı. Bugün o rektörlerin bir kısmı yargılanıyor ve yanlışlarıyla yüzleşiyorlar. Gezi olaylarında başlayan ve son günlerde yeniden kaşınan olaylarda bazı okul yöneticileri Sezer’in rektörlerini örnek alırcasına okulları politize etmekten çekinmiyorlar. Bunu yapanlar yanlış yoldalar” şeklinde konuştu.

KÜÇÜK MENFAATLER İÇİN BÜYÜK FELAKETLERE YOL AÇILMAMALI

Sendika olarak, eğitimcilerin her zaman sağduyulu davranması ve mühendislik ürünü oyunları bozması gerektiğini düşündüklerini vurgulayan Sinan Aktaş, “Eğitimciler, mahşeri cümbüşçülerin oyundaşı, yandaşı ve ırgatı olamazlar, olmamalılar diyoruz. Eğitim Bir-Sen olarak, milletin ve millet iradesinin yanında durmaya devam edeceğiz. Çalışanların menfaati kaos ortamlarından değil, istikrar ve demokratik sistemin kurumsallaşmasından geçer. 28 Şubat’ta küçük menfaatler için büyük felaketlere yol açılmış, ‘Sivil 5’li Çete’ marifetiyle hazırlanan ortam sonrası 381 milyar doların hortumlanmasına neden olunmuştu. Sendikalar da, siyasiler de, sosyal gruplar da, medya da geçmişten ders almalıdır” dedi.