Ana Sayfa
Gundem

Taş Ocağı İçin Baskı Uyguladılar

CHP İnegöl İlçe Teşkilatı ve İl Genel Meclis Üyelerinin önceki akşam Hamzabey köyüne yaptıkları ziyarette konuşan köy muhtarı Mehmet Tüver açtı ağzını, yumdu gözünü.

4 Mart 2010 - 23:49 Adem Demir 3 dk

CHP İnegöl İlçe Teşkilatı ve İl Genel Meclis Üyelerinin önceki akşam Hamzabey köyüne yaptıkları ziyarette konuşan köy muhtarı Mehmet Tüver açtı ağzını, yumdu gözünü.

CHP İnegöl İlçe Teşkilatı ve İl Genel Meclis Üyelerinin önceki akşam Hamzabey köyüne yaptıkları ziyarette konuşan köy muhtarı Mehmet Tüver açtı ağzını, yumdu gözünü. Tüver, Hamzabey’de açılmak istenen taş ocağının açılması için gerekli müsaadeyi vermemesi nedeniyle kendisine baskı uygulandığını iddia ederek, ‘Bu taş ocağının buraya açılması intihar etmek demektir’ dedi. CHP’nin köylere yapmış olduğu ziyaretler devam ediyor. Geçtiğimiz hafta Hayriye köyünü ziyaret eden CHP’liler önceki akşamda Hamzabey köyünü ziyaret ettiler. Köy kahvesinde gerçekleşen ziyarete köy muhtarı Mehmet Tüver’in açıklamaları damgasını vurdu. Hamzabey’de açılmak istenen taş ocağına ilişkin açıklamalarda bulunan muhtar Tüver, taş ocağına müsaade etmesi için kendisine her türlü baskının uygulandığını iddia etti.

TAŞOCAĞININ BURAYA AÇILMASI İNTİHAR DEMEKTİR
Tüver, Hamzabey köyünün sorunlarını dile getirdiği konuşmasında, “Hamzabey köyü olarak partilere kapılarımız ardına kadar açık. Ben muhtar olarak bütün partilerin yanında olmak durumundayım, çünkü köyüme hizmet alacağım. O mecliste hangi parti varsa onun yanında olmak zorundayım. Hamzabey köyü eski karakol üzerinde açılmak istenen bir taşocağı var. Ne zaman ki Ankara’dan birileri o dosyaları kucağına toplayıp geldi, o gün haberim oldu. Bu taş ocağının buraya açılması intihar demektir. O taşocağı firması benim müsaademi alabilmek için çeşitli girişimlerle her türlü baskıyı uygulamıştır. Bu zamana kadar bunları hiç söylemedim.”dedi. Tüver açıklamasına şöyle devam etti; “Ancak ben o kişilerin bir tabak çorbasını bile içmeye gitmedim. ‘İlköğretim okulunuzun lojmanını yaparız’, ‘spor salonunuzu yaparız’, ‘spor sahanızı yaparız’ gibi teklifler sundular. Ben spor salonumu yapacak, lojmanımı yapacak güce ve bürokrasiye sahibim, benim bu tekliflerin hiçbirine ihtiyacım yok.

Benim köyüme gelecek pis odakların karşısındayım, evet demem için benim boynumdan ipi sallamanız lazım. Bu proje başkanlarımızın ağırlığını ortaya koymasıyla İl Genel Meclis Üyesinden rapor olarak çıkmamıştır. Birinci ayda bir daha gelinmiştir. Ancak internet sitelerinde ‘taşocağını sattı’ diye yazı atanlar var. Ben bunları kınıyorum. Yoluma devam ediyorum, bürokrasiden ne koparabilirsem benim köyümün karı odur. Ben devlet dairelerine gittiğim zaman benim daire amirlerim beni hiçbir yerden geri döndürmediler. Bir de benim önümü açıtılar, yürü muhtarım arkanızdayız dediler.

Aldığım bu güçle bu günkü başarılara adım adım ulaştık. Tüm partiler Türkiye’nin bir adım ileriye gitmesini ister. Bu gün birileri geliyor diyor ki ‘bayırda ben 450 dönüme çam ekeceğim’. İyi ekeceksin de benim köyümün hayvanları nereye yayılacak. Niye ekiyorsun çam? Ekeceksem ben ekerim. 130 dönüm çam diktik hep beraber. Bazı arkadaşlar beni çam diktirmemeyle kötülemeye başladı. Çam diktirmeye karşı değilim. Ancak benim köyümde 800 baş büyükbaş hayvan, 2 bin baş küçükbaş hayvan var. Yukarıda bir OSB oluşmuştur, orada en az 2 bin dönüm yerimiz gitmiştir. Boğazköy barajı nedeniyle 3 bin dönüm yerimiz gitmiştir. Buraya bir taşocağı, oraya da çam dikersen benim hayvanım nereden çıkacak? Buna itiraz ettiğimde muhtar kötü oluyor.” diye konuştu.

Taş kırma tesisi ile ilgili olarak daha önce de Hamzabey’e geldiğini bildiren Hüseyin Akkuş, “İl Genel Meclis Üyesi ve İmar Komisyonunda olduğum için konuyla yakından ilgilendim. Taş kırma tesisinin burada olamayacağını, buradaki yurttaşlarımıza gerçekten tarım ve insan sağlığı açısından uygun olmayacağını arkadaşlarımıza söyledik. Bunları diğer siyasi partilerdeki arkadaşlarımızla da paylaşarak meclisimizden geçirtmedik. Böyle bir çalışmamız da oldu. Muhtarımızla bu konuyu görüştük. Bu süreçten sonra da yapabileceğimiz bir şey varsa yapmaya hazırız.” dedi