Yahudi ve İslam dünyasında organ nakli tartışması
Genetiğiyle değiştirilmiş domuz organlarının nakli gündeme geldi. Yahudiler yüzde 100 caiz görürken, İslam dünyasında “zorunluluk” ve “alternatif” şartı öne çıkıyor.
Genetiğiyle değiştirilmiş domuz organlarının nakli gündeme geldi. Yahudiler yüzde 100 caiz görürken, İslam dünyasında “zorunluluk” ve “alternatif” şartı öne çıkıyor.
YAHUDİ VE İSLAM DÜNYASINDA DOMUZ ORGANLARI TARTIŞMASI
Biyoteknoloji şirketlerinin genetik olarak değiştirilmiş domuz organlarını nakil için üretmeye başlaması, hem Yahudi hem de İslam dünyasında büyük tartışma başlattı. Özellikle böbrek yetmezliği yaşayan hastalara umut olarak görülen bu yöntem, dinlerin domuz konusundaki katı yasaklarıyla karşı karşıya geldi.
YAHUDİLER İÇİN “YAŞAMI KORUMA” ÖNDE GELİYOR
Yahudilikte domuz eti “treyf” yani koşer olmayan kategoride yer alıyor. Ancak uzmanlara göre yaşamı koruma yükümlülüğü tüm dini yasakların önüne geçiyor.
Washington Üniversitesi’nden Prof. Rabbi Pamela Barmash, “En dindar Yahudiler için bile bu %100 caizdir” dedi.
Ortodoks Yahudi yetkilisi Rabbi Moshe Hauer, “Bir Yahudi, domuzdan yapılmış kalp kapağı da kullanabilir” ifadelerini kullandı.
Bu yaklaşım, Yahudilikte yasağın yalnızca yemeğe yönelik olduğunu ve tıbbi zorunluluklarda esneme payı bulunduğunu ortaya koyuyor.
İSLAM’DA ÇİTA DAHA YÜKSEK
İslam’da da domuz haramdır. Kur’an’da domuz, leş ve kanla birlikte kesin bir şekilde yasaklanmıştır. Ancak hayati zorunluluk halinde istisna yapılabileceği görüşü öne çıkıyor.
New York İkra Camii İmamı Ahmed Ali, “Hayat kurtarmak için gerekirse helal olmayan bir şey kullanılabilir. Ama önce alternatif olup olmadığına bakılmalı” dedi.
Wisconsin Tıp Fakültesi’nden Dr. Aasim I. Padela, bazı İslam alimlerinin sınırlı koşullarda caiz gören fetvalar yayımladığını belirtti.
Diyaliz, böbrek hastaları için bir alternatif olsa da nakil, daha uzun ve kaliteli bir yaşam sunuyor. Bu nedenle Müslüman dünyasında karar daha karmaşık hale geliyor.
TARİHSEL TABUNUN KÖKENİ
Yahudilik ve İslam dışında büyük dinlerde benzeri bir yasak bulunmuyor. Araştırmalar, domuz yasağının kimlik inşasında ayırt edici bir unsur haline geldiğini gösteriyor.
Harvard Üniversitesi’nden Julia Rhyder, yasağı “tek Tanrı, tek tapınak, tek yasaklı yiyecek” ifadesiyle tanımlıyor.
British Columbia Üniversitesi’nden Rumee Ahmed, “İnsanlar namaz kılmasa da, oruç tutmasa da domuz yemez. Domuz son sınırdır” yorumunu yaptı.
“SON ÇARE DOMUZ ORGANLARI OLABİLİR”
Organ nakli öncülerinden Dr. Muhammad M. Mohiuddin, dindar bir Müslüman olarak 30 yıldır bu konuyu araştırdığını belirtti:
“Önce tüm tedavi seçenekleri denenmeli, ama hayat kurtarmanın son çaresi domuz organı olabilir.”
Chicago Üniversitesi’nden etik profesörü Laurie Zoloth ise konuyu sosyal açıdan değerlendirerek, “Bazı şeyler caiz olabilir ama sosyal olarak onaylanmaz. İnsanlara küçük yaşlardan itibaren bunların iğrenç olduğu öğretilir.” dedi.