Gundem

Yılbaşı kutlamaları ve Noel için Diyanet vaizinden uyarı

Sapanca vaizi Mehmet Küçük, yılbaşı ve Noel kutlamalarının İslam kültüründeki yeri, gayrimüslimlere benzemek ve misyonerlik faaliyetleri konusunda açıklamalarda bulundu.

30 Aralık 2025 - 17:39 Yağmur Sertkaya 4 dk

Sapanca vaizi Mehmet Küçük, yılbaşı ve Noel kutlamalarının İslam kültüründeki yeri, gayrimüslimlere benzemek ve misyonerlik faaliyetleri konusunda açıklamalarda bulundu.

YILBAŞI VE NOEL KUTLAMALARININ İSLAM’DAKİ YERİ

Sakarya'nın Sapanca ilçesinde görev yapan vaiz Mehmet Küçük, yılbaşı ve Noel kutlamalarıyla ilgili kapsamlı bir metin kaleme aldı. Küçük, metninde miladi yılbaşı, Noel, Müslümanların takvim anlayışı ve gayrimüslimlere benzemek başlıklarını ele aldı.

Vaiz, yılbaşı kavramının milletlerin örf, adet ve kabul ettikleri takvimlere göre değiştiğini, Müslümanlar için yılbaşının ise hicri takvime göre Muharrem ayının ilk günü olduğunu belirtti. Güneş ve ayın ibadet vakitlerini belirlemedeki önemine dikkat çekerek, güneş esaslı miladi takvim ile ay esaslı hicri takvimin Müslümanlar açısından farklı alanlarda kullanıldığını ifade etti. Küçük, miladi yılın kendisinin değil, bu yıla bağlı olarak ortaya çıkan ve İslam’a aykırı görülen davranışların eleştirildiğini vurguladı.

NOEL, NOEL BABA VE BATI KÜLTÜRÜNE ELEŞTİRİLER

Metinde, Hristiyanlarca Hz. İsa’nın doğumu kabul edilen 25 Aralık tarihinin Noel olarak kutlandığı, bu dönemde çam ağaçları süslenmesi ve Noel Baba figürünün öne çıkması gibi uygulamalara yer verildi. Noel Baba’nın tarihsel ve kültürel arka planına dair ansiklopedik bilgilere atıf yapıldı.

Yılbaşı ve Noel kutlamalarının, batı kaynaklı kültürel unsurların İslam toplumlarına taşınması bakımından değerlendirildiği metinde, bu süreç batı dünyasından gelen kültür ihracı olarak nitelendirildi. Özellikle çocukların kendi aile büyükleri yerine Noel Baba’dan hediye beklemesi örneği üzerinden, yabancı kültür etkisine dikkat çekildi.

MİSYONERLİK FAALİYETLERİ VE TARİHSEL ALINTILAR

Vaiz Mehmet Küçük, metninde misyonerlik kavramına geniş yer verdi. İngiliz Sömürge Bakanlığı ile ilişkilendirilen ve Osmanlı coğrafyasında faaliyet yürüttüğü belirtilen Hampher’in hatıratı ile ilgili iddialar aktarıldı. Hampher’in Sünni-Şii ayrılığı üzerinden Müslüman toplumlarda çatışma çıkarma hedefinden söz edildi.

Ayrıca 1935 yılında Kudüs’te yapıldığı belirtilen bir misyoner konferansına atıf yapılarak, burada dile getirildiği öne sürülen, Müslümanları dinlerinden uzaklaştırma ve ahlaki zayıflık üzerinden sömürgeciliğe zemin hazırlama hedefleri metne dahil edildi. Bu alıntılar çerçevesinde misyonerlerin amaçlarının Müslüman toplumları kültürel olarak dönüştürmek olduğu iddia edildi.

GAYRİMÜSLİMLERE BENZEME VE TEŞEBBÜH VURGUSU

Metinde, İslam literatüründe yer alan "teşebbüh" kavramına değinildi ve bu kavram, gayrimüslimlerin inanç ve amellerini taklit etme olarak tanımlandı. Vaiz, özellikle Yahudi ve Hristiyanlara benzememeye yönelik dini metinlerde yer aldığı belirtilen hükümlere atıf yaptı.

Bu çerçevede, Müslümanların gayrimüslimleri dost edinmesi, onların dini sembol ve ritüellerini benimsemesi ve sosyal hayatta onlara benzemesiyle ilgili çeşitli klasik kaynaklardan ve hadis koleksiyonlarından alıntılar aktarıldı. Metinde, şekli benzeşmenin zamanla inanç alanına sirayet edebileceği yönünde uyarılar yer aldı.

BATI DÜNYASI, İSLAM TOPLUMLARI VE TARİHSEL İLİŞKİLER

Vaiz, batı dünyası ve İslam toplumları arasındaki tarihsel ilişkilerle ilgili değerlendirmelere de yer verdi. Bu bağlamda, Alman iktisatçı Prof. Dr. Fritz Neumark’a atfedilen ve Avrupa’nın Türkler ile Müslümanlara bakışı hakkında dile getirdiği ileri sürülen görüşler metne dahil edildi. Bu görüşlerde, tarihsel süreçte kilise merkezli bir Türk ve İslam karşıtlığından söz edildi.

Metinde, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerindeki askeri ve siyasi gelişmelerle, Avrupa’da İslamiyet’in yayılması ihtimaline dair tarihsel anlatımlar bir arada kullanıldı. Ayrıca Vehhabilik, sömürge politikaları ve batının İslam dünyasındaki etkisine dair iddialar da yer aldı.

YILBAŞI KUTLAMALARI, EĞLENCE VE İBADET BAĞLAMI

Yılbaşı kutlamalarının pratiğine değinen vaiz, alkollü içecek tüketimi, kumar, aşırı harcama, mahremiyet sınırlarını zorlayan eğlence türleri ve cinsel içerikli etkinlikleri ele aldı. Bu uygulamaların İslami ibadet ve ahlak anlayışı ile bağdaştırılmadığı vurgulandı. Kur’an’da içki, kumar ve israfla ilgili yer alan hükümlere atıfta bulunulduğu ifade edildi.

Vaiz, Müslümanların beş vakit namazda okuduğu Fatiha suresine atıf yaparak, "gazaba uğrayanlar" ve "sapmışlar" olarak tanımlanan grupların yoluna uymama duası ile, Hristiyan ve Yahudilere atfedilen yolun takip edilmesi arasında çelişki görüldüğünü belirtti.

HİCRİ YILBAŞI, DİNİ BAYRAMLAR VE KÜLTÜREL KİMLİK

Vaiz Mehmet Küçük, metnin çeşitli bölümlerinde Müslümanların kendi dini ve milli bayramlarına, özellikle hicri yılbaşı, Ramazan Bayramı, Kurban Bayramı ve Mevlid kandili gibi günlere yoğunlaşması gerektiği yönündeki görüşlerini aktardı. Yabancı kültürlere özenilmesi yerine, İslam kültürü ve örflerinin korunmasına dikkat çekildi.

Metnin sonunda, Müslümanların kimlik, kişilik ve inanç bütünlüğünü koruma, milli birlik ve beraberlik, ahlaki değerler, Kur’an ve Hz. Muhammed’in hayatına bağlılık gibi başlıklara yer verildi. Yılbaşı ve Noel kutlamalarının bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiği belirtildi. Vaiz, yeni miladi yılın İslam dünyasında bir uyanışa vesile olmasını dileyen ifadelerle metni tamamladı.