Gundem

Kazanan Haklıdır..

Kepez, Erbaa ve İskenderun maçlarında puan kaybeden İnegölspor için play-off anlamında Erzincan maçının önemini anlatmaya gerek yoktu. Fakat rakibin 9 maçlık iy

30 Mart 2026 - 12:49 Metin Aydın 2 dk

Kepez, Erbaa ve İskenderun maçlarında puan kaybeden İnegölspor için play-off anlamında Erzincan maçının önemini anlatmaya gerek yoktu. Fakat rakibin 9 maçlık iyi sonuç serisi, az da olsa içimizde bir soru işareti oluşturmuştu. İsmail Güldüren’in ayrılmasının akabinde göreve gelen Koray Palaz’ın da ilk maçında takımın başında nasıl bir tablo ortaya koyacağı ayrı bir merak konusuydu.

Teknik heyet, stoperde Mete İbrahim Sürgülü ile başlarken, orta sahada ise Yusuf’un yerine Özcan’a şans verdi. Bu tercih maç içinde tuttu. Savunmada tecrübe öne çıkarken, orta sahada Özcan hem futboluyla hem de skora katkısıyla bir takım için ne kadar önemli bir oyuncu olduğunu gösterdi. Cezalı oyuncuların da dönmesiyle birlikte takım, eski bildik formuna ve kazanma alışkanlığına yeniden kavuştu.

Oyunun geneline baktığımızda rakibinden hem oyun hem de istek anlamında daha üstün olan ve maçı hak eden taraf bizdik. Şansımızın pek tutmadığı Erzincan karşısında ilk kez bu kadar rahat sonuca gittik. Kaleden savunmaya, orta alandan forvet hattına geçişleri iyi yaptık. Hele ki isim bazında kaliteli oyunculardan kurulu bir rakibe karşı bu şekilde net bir sonuç almak, kalan zorlu fikstür öncesi bizim için ayrı bir umut kaynağı oldu.

Fakat Taner’in gol atamayınca stres yaşama sorununu bir türlü çözemedik. Hatta bana kalsa oyundan alınması gerektiğini düşünüyorum; ancak ayrıcalıklı olması devam ediyor. Hasan Alp’in oyuna geç girmesi de dikkat çekiciydi. Bana göre o dakikada, bu yaşta oyuna alınıyorsa tek bir amaç var; o da prim ve maç başı ücretinden yararlanması.

Taha ve Yusuf’un oyuna girmesi hem yerinde oldu hem de kalan dakikalarda takıma katkı sağladılar. Efekan’ın oyuna girmesinin nedenini ise açıkçası tam olarak çözemedim; fakat hocamızın bir bildiği vardır diyerek geçelim.

İşin bir diğer boyutunda ise rakibe penaltı verilseydi, ilk yarıda Batuhan’ın vuruşunu Emre çıkaramasa ya da ikinci yarının başlarında rakibin dört kez gelip sonuca gidememesi bizim için şanstı. Zira bu pozisyonların tersi gerçekleşseydi, hikâyemiz bambaşka bir yere gidebilirdi. Ancak bunu da atlamayalım; maçı hak eden taraf bizdik, bu çok net.

Sonuç olarak, bu haftadan itibaren zorlu bir fikstüre giriyoruz. Adana, Elazığ ve Ankaragücü maçları peş peşe oynanacak. Bu maçlar bizim için play-off’un kilidi, hatta bir anlamda sezonun kaderini belirleyecek karşılaşmalar. Kaderimizi kendimiz belirleyeceğiz.

Benim bu zorlu süreçteki tek umudum ise sezon başından bu yana süregelen inanç ve azimli oyunu devam ettirebilmek. Bunu başarabilirsek, sonuç zaten kendiliğinden gelecektir.