Onlar başardı, sıra tüm özel gençlerde

Yaşar Üniversitesi Müzik Bölümünde bu yıl, iki özel öğrenci eğitim hayatına adım attı. Otizmli Alara Aslan (21) ve Down Sendromlu Sera Özler (19), küçük yaşta büyük bir istekle başladıkları piyano eğitimlerinin ardından yetenek sınavını kazanarak Yaşar Üniversitesi Müzik Bölümüne kabul edildi. Sınıf arkadaşlıklarının yanı sıra yakın dost olan ikili, her gün büyük bir istekle üniversiteye geldiklerini söyledi.

11 Kas 2019 / Pzt 10:29 |
/ 12 Kez Okundu
| |
Bugüne kadar birçok özel öğrenciye kapılarını açan Yaşar Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Müzik Bölümünde bu yıl eğitim almaya başlayan Down Sendromlu Sera Özler, lise eğitimini Ümran Baradan Güzel Sanatlar Lisesinde tamamladı. 10 yaşından bu yana piyano eğitimi alan ve ikinci enstrüman olarak kanun çalan Sera, büyük bir Fazıl Say hayranı olduğunu söyledi. Liseyi Kınık Çok Programlı Anadolu Lisesinde tamamlayan Otizmli Alara Aslan ise ilk kez 13 yaşında piyano başına oturdu. Yıllar itibariyle müzikle büyük bir bağ kuran ve Yaşar Üniversitesi Müzik Bölümünde bu yıl eğitim almaya başlayan Alara da Beethoven’ın eserlerine ilgi duyduğunu söyledi.

İlk hedefimiz kızımın okulunu başarıyla bitirmesi"
Sera’ya bebekliğinden bu yana tüm ailenin büyük destek verdiğini belirten anne Nilüfer Yaman, başarıya giden süreci anlattı. Yaman, "Sera, az rastlanılan Mozaik tipi Down Sendromu. Kendini ifade edebiliyor, sorunlarını çözebiliyor, derslerini kendi takip edebiliyor. Tabii ki en başından bu yana kolay bir süreç değildi. İlkokula giderken bir yandan özel eğitim de aldı. Her şeyi denemesini istedik. Bu nedenle neredeyse her çocuğun istediği gibi baleye, jimnastiğe gitti. Ortaokul zamanında ise piyano kursuna başladı. Eğitmenleri, kulağının iyi olduğunu ve yeteneğini fark edince Ümran Baradan Güzel Sanatlar Lisesine hazırlandı. Oranın sınavını kazandı ve çok iyi bir eğitim aldı. Lisedeyken de Yaşar Üniversitesini kazanmayı hedefledi. Lise üçteyken Yaşar Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi Müzik Akademisi öğrencisi oldu ve üniversite ortamını tanıdı. Ardından üniversite sınavına girdi ve aldığı puanla yetenek sınavına girmeye hak kazandı. Yaşar Üniversitesini kazanarak Türkiye’de üniversite eğitimi alabilen az sayıdaki Down Sendromlu bireylerden biri oldu. Bu başarı, büyük bir emeğin ürünü. Bundan sonraki ilk hedefimiz kızımın okulunu başarıyla bitirmesi. Belki ileride yurt dışında yüksek lisans yapabilmesi için de adımlarımız olabilir" dedi.
2 yaşında otizm teşhisi konulan Alara’nın küçük yaşta müzik eğitim alması için ön ayak olan ve bu yolda ilerlemesine büyük destek veren annesi Aynur Aslan ise ailelere seslendi. "Sevgi ve sabır en büyük ilaç" diyen Aslan, şunları anlattı:
"Alara, 2 yaşında otizm tanısı konulduktan sonra sosyalleşmesi için kreş ve diğer çeşitli etkinliklere katıldı. İzmir’de ilköğretimi ve liseyi ise Kınık’ta tamamladı. Bu yıllar içerisinde onun sevebileceği bir sanat dalına yönlendirdik, bu da piyano oldu. 13 yaşından bu döneme kadar yaz - kış ara vermeden devam etti. Piyanoya, okul derslerinden her zaman daha çok ilgi duydu. Tabii bu süreçte eş ve akraba desteği çok önemliydi. Ben eşimden her zaman çok büyük destek gördüm. Üniversite sınavından yeterli puanı aldıktan sonra da yetenek sınavına girdi ve kazandı. Kızım, ne istediğini hep biliyordu ve bu yolda ilerledi."
Sera Özler’in piyano eğitmeni Yaşar Üniversitesi Müzik Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Payam Gül Susanni, "Bölümümüzde bugüne kadar Cem Vardarcı, Ateş Güldoğan gibi otizmli öğrencilerimiz eğitimlerini başarıyla tamamlayıp mezun oldular. Bugün de birçok özel öğrencimiz eğitimlerine farklı sınıflarda devam ediyor. Hepsi de çok yetenekli ve müzik onlar için bir yaşam biçimi. Doğru eğitimle ve fırsat verildiğinde neler başarabildiklerini görüyoruz. Öğrencilerimizin başarılarının gençlere ve ailelerine de örnek olmasını, üniversiteli olma oranlarının artmasını ümit ediyoruz" diye konuştu.

Sayıları artıyor
Yaşar Üniversitesi Müzik Bölümü Kısmi Zamanlı Öğretim Elemanı Dr. Orçun Berrakçay da, "Alara ve Sera, Müzik Bölümüne yetenek sınavıyla giren özel gereksinimli bireylerden yalnızca ikisi. Onlara olanaklar verildiğinde neler başarabileceklerini görüyoruz. İkisi de çok yetenekli ve başarılı. Amacımız müzik aracılığıyla bir araya gelirken onlara akademik ve sosyal hayatta katkı sağlamak, aynı zamanda da bir farkındalık oluşturmak. 6 yıldır İZOT İzmir Otizm Korosu ve Orkestrası’nı çalıştırıyorum. Oradaki öğrencilerime baktığımda da İzmir’deki üniversitelerde okuyan otizmli bireylerin sayısında da artış olduğunu görüyoruz. Bunlar hem çocuklar hem de aileleri için olumlu gelişmeler, sayı günbegün artıyor ve bu çok sevindirici. Umarım, Alara ve Sera’ın eğitim hayatında yaptıkları, diğer bireylere örnek olarak onları bu yolda cesaretlendirir" dedi.
Yasal Bilgilendirme
Yorum yapan kullanıcılarımız Kullanıcı Sözleşmesi'ni kabul etmiş sayılır.