‘Yeşil Düşün’ projesiyle lise öğrencileri farkındalık oluşturuyor

Kahramankazan Mustafa Hakan Güvençer Fen Lisesi eşine az rastlanır bir etkinlik gerçekleştirdi. Müfredata uygun derslerin yanı sıra ‘Yeşil Düşün’ projesi geliştiren gönüllü öğretmenler ve öğrenciler doğa ile felsefe arasındaki ilişkiyi öğrenmek, öğrendiklerini aktarmak için Eymir Gölü’nde drama dersi düzenledi.

12 Kas 2019 / Sal 09:34 |
/ 12 Kez Okundu
| |
Japonlara ait ‘Shinrin-yoku’ düşüncesini kendilerine uyarlayan Kahramankazan Mustafa Hakan Güvençer Fen Lisesi öğretmenleri ve öğrencileri, Ankara’da havaların mevsim normallerinin üzerinde seyretmesini fırsat bilerek derslerini doğaya taşıdı. Yoğun stres altında yaşayan bireylerin doğada rahatlayacağı düşüncesini benimseyen etkinlik grubu, Eymir Gölü çevresinde drama dersleri ve grup halinde yaptıkları trekkingle doğayı tanıma fırsatı buldu. Etkinliğin 2019-2020 eğitim-öğretim sezonu içinde devam edeceğini söyleyen sorumlu öğretmen Şenay Yalçın, ikinci dönemde öğrencilerin Kahramankazan’da bulunan anaokulu ve ilkokul öğrencilerine ulaşarak onlara doğayı sevdirme üzerine etkinlikler düzenleneceğini duyurdu.
Mustafa Hakan Güvençer Fen Lisesi biyoloji öğretmeni Melek Yılmaz, felsefe öğretmeni Şenay Yalçın ile birlikte başlattıkları ‘Yeşil Düşün’ projesinden bahsederek, “Bu proje kapsamında doğada trekking yapıyor, drama çalışmaları düzenliyor ve orman terapi adı verilen teknikleri kullanarak çocukların doğayla etkileşime geçmelerini sağlıyoruz. Doğanın insanlara ne kadar iyi geçeceğini anlatmaya çalışırken öğrencilerimiz üzerinde farkındalık oluşturmayı amaçlıyoruz. Bu projenin bir ayağı da orman terapisi. Japonlar bu duruma ‘Shinrin-yoku’ diyor. Yoğun stres altında yaşayan insanların hafta sonu ormana giderek, 2 saat vakit geçirdikleri ve sonucunda kendilerini daha iyi hissettikleri bir teknik. Bunları bir nevi öğrencilere uygulamak istiyoruz. Çünkü onlar da stres altındalar. Yoğun bir tempoyla ders çalışıyorlar. Onlara bir kapı açmaya çalışıyoruz. Çok pahalı bir kıyafet almalarına, yiyecek ve içecekle kendilerini sakinleştirmelerine, antidepresan kullanmalarına gerek yok” dedi.
İnsan sağlığı üzerinde doğanın etkisinin öneminden bahseden Yılmaz, projenin amacının öğrenciler üzerinde farkındalık oluşturmak olduğunu söyledi. Projenin ikinci etkinliğini Eymir Gölü’nde yaptıklarını söyleyen Yılmaz, “Doğa insana çok iyi gelir. Amacımız bunu göstermek. Hem de doğada insan dışında başka varlıkların olduğunu ve önemli olduklarını kavratmaya çalışıyoruz. Ağaçlar canlıdır ve çok önemlidir. Öğrencilerimize doğanın insanıyla, hayvanıyla, bitkisiyle bütün olduğunu göstermeye çalışıyoruz. Bitkileri tanıtıyoruz. Hayvanlar ve bitkilere dair ilginç bilgi ve öyküler veriyoruz. Bu da ikinci gezimiz. Havalar soğumadan, ‘Eymir Gölü’nde, sonbahar güzel oluyor’ diyerek öğrencilerimizin gölü ve doğayı görmelerini istedik. Veliler de çok memnunlar. Biz öğrencileri geziye götürmek için onlardan izin alıyoruz. Bizi destekliyorlar. Çünkü çocuklarının yaşadığı deneyimler sonucu evlerine mutlu döndüklerini fark ediyorlar. Biz ve daha önceki kuşaklar doğayla iç içe bir ortamdan geldik. Şu anki öğrencilerimiz farklı bir nesil; doğadan kopuklar, içlerinde bulundukları dünyada hep apartmanlar var. Sokaklarda hep araba görüyorlar, ağaç neredeyse hiç göremiyorlar. Parklar da çok doğal ortamlar değil” şeklinde konuştu.

“Felsefe yolda olmaktır”
Projenin isminden, etkinliklerin düzenleneceği yerlere kadar tüm sürecin öğrencilerle birlikte planlandığını söyleyen felsefe öğretmeni Şenay Yalçın, “Hepimiz katılımcı olarak buradayız. Amacımız doğa ve felsefe ilişkisini kurmak; insanın, doğayla bütünleşik bir yaşamı olduğunu öğrencilerimizle birlikte hayata geçirmek. ‘Felsefe Yolda Olmaktır’ sözünden yola çıkarak, yolda, ormanda, yeşil içinde yürüyerek çocuklarımızla beraber drama yaparak bir etkinlik oluşturduk. Bütün eğitim-öğretim senesi boyunca bu etkinliklerimiz devam edecek. Kışın da devam edeceğiz ama daha kuramsal bir alanda kalacağız. İkinci dönemde baharın gelişiyle birlikte Kahramankazan’da bulunan ilkokul ve anaokullarına gidip bu yaptığımız çalışmaları onlara masallarla anlatacağız. Yeşil ve doğaya farkındalık kazandırmaya çalışacağız. Projenin adından, nerelere gideceğimize dair tüm her şeyi öğrencilerle birlikte karar veriyoruz” şeklinde konuştu.

“Elinizi biraz vicdanınıza koyun”
Genel olarak ailelerin hafta sonlarını AVM’lerde geçirdiklerini ve bu durum sonucu, hem kalitesiz zaman geçirdiklerini hem de maddi kayıp yaşadıklarını söyleyen 10’uncu sınıf öğrencisi Melis Oktay, “Burada okulumuz kapsamında bulunan ‘Yeşil Düşün’ projede yer alıyoruz. Bu projede doğanın yeniliklerini ve doğanın insanlara nasıl iyi geldiğini öğreniyoruz. Biliyoruz ki insanlar hafta sonlarında AVM’lerde geçiriyorlar. Aslında doğaya çıkıp, dertlerimizi anlatsak belki de AVM’de verdiğimiz paralar yerine hem bütçe olarak aile ekonomisine katkıda bulunmuş oluruz hem de daha mutlu oluruz. Biz Kazan’da okuyoruz ve hepimiz Ankara’nın farklı yerlerinden geliyoruz. Normal zamanlarda dershaneler ve okul kurslarına gittiğimiz için bu tür sosyal aktivitelerde bulunamıyoruz. Okulumuzun yaptığı proje sayesinde kendi sınıf arkadaşlarımla birlikte güzel bir ortamda güzel etkinlikler yapma fırsatı buldum. Açık konuşmak gerekirse haftaya yazılılarımız bitiyor. Benim de o derslerin yazılılarına hazırlanmam gerekirdi. Matematik konuları fazlaca zor. Çok net konuşmak istemiyorum ama tıp okumak istiyorum. Doğamızı kirletmeyelim. Bilime önem vermeli ve geliştirmeliyiz ama aynı zamanda doğayı kirletmememiz gerekiyor. Ben kendim tanık oldum; elindeki çöpü, çöp kutusu çok yakındayken yere atanlar var. Biraz elinizi vicdanınıza koyun lütfen. Doğayı kurtarın, hayvanlara da kesinlikle zarar vermeyin” dedi.

“Güzel bir dünyada yaşamak istiyoruz”
Modernleşen dünyada doğanın önemini daha iyi anladığını vurgulayan lise öğrencisi Mahir Yusuf Açan, “Gelecekte bilim adamı veya tıp alanında ilerlemeye çalışan bir öğrenci grubuyuz. Bu ormanda felsefik bir çalışma yapıyoruz. İlk amacımız modernleşen dünyada, yeşil dünyayı ortaya çıkarabilmek. Gördüğünüz üzere burada da etrafımızda ağaçlar, çiçekler, böcekler var. Bu tür zenginliklerin tekrar farkına varmak ve anlamak istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Birleşmiş Milletler tarafından düzenlenen bir konferansta 15 yaşındaki bir kız çocuğunun yaptığı konuşmadan örnek vererek, çevreyi kirleten yetişkinlere de uyarıda bulunan Açan, “Biz şu anda büyüklerimizi şikayet edelim. Biz güzel bir dünyada yaşamak istiyoruz. Sizler nasıl 1970’li 1980’li yıllarda sokaklarda rahatça oyun oynadıysanız. Biz de 2000’li yıllarda rahatça oynamak istiyoruz. Modernleşen dünyada dimdik durmak istiyoruz. Çevreyi korumak için aldığım terbiye ve ahlakla birlikte, zaten bir Türk çocuğu bu ahlak ve terbiyeyi en iyi şekilde almıştır, çevremi temiz tutuyorum. Önce kendi çevremi daha sonra da etrafımın çevresini temiz tutmaya çalışıyorum. Biz fen lisesi öğrencileriyiz. Bilime çok önem veriyoruz. Arılar bizler için önemli canlılar. Bizim için sadece bal yapmazlar. İnsanlar arılara zulmediyor. Yaklaşık 1 yılda yapacakları balı biz insanlar onlara 2-3 haftada yaptırıyoruz. Bu onlar için bir zulüm. Gerçek saf bal istiyorsak, arılara doğal davranmalıyız” şeklinde konuştu.
Eymir Gölü çevresinde daha önceden tasarladıkları oyunları sergileyen Kahramankazan Mustafa Hakan Güvençer Fen Lisesi öğrencileri çevreyle ilgili sosyal mesajlar da vermeyi ihmal etmedi.
Yasal Bilgilendirme
Yorum yapan kullanıcılarımız Kullanıcı Sözleşmesi'ni kabul etmiş sayılır.