Başbakan Yardımcısı Çavuşoğlu: "Cehennem ateşi, Esed’in ateşinden daha yakıcıdır"

Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu, Bosna Hersek’in 25

inegolonline.com'a Google'da abone olun Google News
28 Şub 2018 / Çar 16:24 |
/ 57 Kez Okundu
| |
Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu, Bosna Hersek’in 25. bağımsızlık yılı kapsamında düzenlenen sempozyumda "Biz insanları bir ateş çukurunun kenarından nasıl kurtarırız onun derdinde olacağız. Çünkü biz biliriz ki, cehennem ateşi, Esed’in ateşinden daha yakıcıdır" dedi.
Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu, Bosna Hersek’in 25. bağımsızlık yılında "Doğu Batı Arasında Aliya" sempozyumuna katıldı. ATO Congresium’da düzenlenen sempozyumun açılış konuşmasını gerçekleştiren Çavuşoğlu, Aliya İzzetbegoviç’siz geçen yaklaşık 15 yılın ardından, sadece Bosna Hersek değil, hatta sadece İslam dünyası değil, tüm dünyanın her geçen gün onu daha fazla aradığını, onun fikirlerine daha fazla ihtiyaç duyduğunu ifade etti. Çavuşoğlu, İslam dünyasında her geçen gün artan sorunların, çatışmaların çözümünün, Aliya’nın onurlu, dik duruşlu ama bir o kadar da İslami gerçeklere uygun uzlaşmacı tavrında olduğunu belirtti. Aliya’yı "78 yıllık çileli ömrünün her bir safhası, bir Müslüman liderin, bir komutanın, bir devlet adamının nasıl olması gerektiğini bize Peygamberi örnekliklerle sunan Bilge Kral" diye tanımlayan Çavuşoğlu, kendisine rahmet dileyerek, konuşmasına şu şekilde devam etti:
"Onun, gerek sözleriyle, gerek yaşayışındaki samimiyet ve alçak gönüllülükle, gerekse siyasetteki duruşuyla bugün biz siyasetçilere ve de tüm Müslümanlara söylediği, söylemek istediği o kadar çok şey var ki. Bir keresinde o şöyle demişti, ’İnsanlara karşı nefret hissetmiyorum. İnanın bana, tüm bu acı tecrübelerden sonra bile insanlardan nefret etmiyorum. Her şeyin güzel sonuçlanacağına ve bu cehennemden bir çıkış olduğuna yönelik umudumu diri tutan işte budur. Savunmasız insanlara zulmetmeyin. Ancak halkın ordusu olduğumuzda ve insanlar bizden korkmadığında muzaffer olabiliriz. İnsanları tehdit eden bir ordu sefildir, muzaffer olamaz.’ Bu sözler elbette hepimize Taif’te taşlandıktan sonra Hazreti Peygamber Efendimizin duasını hatırlatıyor. Kısaca diyor ki, biz cehennem zebanisi gibi davranamayız. Biz, bizi öldürmeye gelenin bizde dirileceği bir medeniyet tasavvurunu dünyaya haykırmalıyız. Aksi takdirde, insanlığın temiz fıtratını, merhameti, muhabbeti, İslam’ın en birinci adı olan barışı, bir yaşam tarzı haline getiremezsek, insanlığa yeni bir medeniyet umudu takdim edemeyiz."

"Cumhurbaşkanımızın talimatıyla, Merhum Aliya’nın vasiyeti başımızın üzerindedir"
"Bugün Afrin’de, cani teröristlere karşı, tek bir sivil masum insanın canı yanmasın diye kılı kırk yararak Hakk’ın mücadelesini veren bir ordu ile Doğu Guta’da, BM’nin ateşkes ilanına rağmen sivillerin üzerine kimyasal silahlarla saldıran ve binlerce masumu katledenler bir olabilir mi?" diyen Çavuşoğlu, Aliya’nın ordusunu Allah’ın selamıyla selamladığında binlerce ordunun tekbir sesleriyle yeri göğü inlettiğini söyledi.
Avrupa’nın ortasında 200 bin kadar sivil ve askerini şehit veren bir komutanın dünyaya vereceği mesaja herkesin kulak kesilmesi gerektiğini dile getiren Çavuşoğlu, "Serebrenitza’da, Batılı askerlerin adeta göz yummasıyla yapılan soykırımda ve dünya tarihinin şahit olduğu ve tam dört yıl süren Saraybosna şehir kuşatmasında 12 bin sivilini kaybeden bir devlet başkanının duruşu insanlığa bir şeyler anlatmalıdır. Bizler de, Aliya’nın yaktığı merhamet ateşinin takipçileri olacağız. Biz insanları bir ateş çukurunun kenarından nasıl kurtarırız onun derdinde olacağız. Çünkü biz biliriz ki, cehennem ateşi, Esed’in ateşinden daha yakıcıdır. Elbette zalimler için yaşasın cehennem. Bizim merhametimiz gazabımızdan, sevgimiz nefretimizden büyük olacak. Bu gibi durumlarda havf ile reca, korku ile umut arasında bir yerde duracağız. Biz sadece terör kurbanlarının kurtuluşunu değil, aslında potansiyel teröristlerin bu bataklıkta cehenneme odun olmasını önlemek için onları Hakk’a çağıran sesin sahibi olacağız. Aliya’nın hayatından, söylemlerimden, yazdıklarından sadece Müslümanların değil, tüm insanlığın daha fazla istifade etmesini sağlayabilmeliyiz. Aliya’nın felsefesi, çilekeş hayatı ve elbette mücadelesi yeni nesiller tarafından ne kadar bilinirse, bu dünyada barışın, merhametin, adaletin tesisine yönelik umudumuz o kadar çok artacaktır. Merhum Aliya, son günlerinde kendisini hasta yatağında ziyaret eden Muhterem Cumhurbaşkanımıza, ’Bu topraklar Osmanlı bakiyesidir. Bosna’mı koruyun, Bosna’ma sahip çıkın. O size emanet’ demişti. Bosna Hersek ve diğer kardeş ülkelerin sorunlarından sorumlu bir Başbakan Yardımcısı olarak ifade etmek isterim ki, Cumhurbaşkanımızın talimatıyla, Merhum Aliya’nın vasiyeti başımızın üzerindedir. Bosna Hersek’in ekonomik ve sosyal yönden kalkınmasına verdiğimiz doğrudan desteklerin yanı sıra uluslararası platformlarda da Bosna’mızın büyük destekçisi olmaya canlarımız bu tende var oldukça devam edeceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle, Bosna Hersek Cumhuriyeti’nin 25. yılı münasebetiyle düzenlenen bu organizasyonu teşrif eden ve çok değerli bildirilerle katkı veren değerli misafirlerimizi ülkemde görmekten büyük bir onur duyuyorum" şeklinde konuştu.
Konuşmaların ardından Başbakan Yardımcısı Çavuşoğlu’na hediye takdim edildi.

Duyuru
İnegöl Online mobil uygulaması güncellendi TIKLA HABERLER CEBİNE GELSİN
Reklam
Yorum yapan kullanıcılarımız Kullanıcı Sözleşmesi'ni kabul etmiş sayılır.