Ölümle burun buruna sevimlilik mücadelesi

Standart dışı olmasına rağmen hayvan üreticileri tarafından üretilen gri renkteki Fransız Bulldog ırkı köpekler, hayati tehlike barındıran birçok hastalıkla karşı karşıya kalma riski içinde yaşamlarını sürdürüyor.

Eklenme: 16 Mayıs 2019 / Perşembe 10:56:04
A A / 14 Kez Okundu
| |
Ev yaşamına oldukça uygun ve arkadaş canlısı özellikleriyle bilinen Fransız Bulldog cinsi köpekler, hayvanseverler tarafından oldukça seviliyor. Bu cinsteki köpeklerin gri rengi ise daha egzotik ve güzel bir görüntü oluşturduğu gerekçesiyle hayvan üreticileri tarafından standart dışı olmasına ve Dünya Köpek Federasyonu (FCI) tarafından onaylı olmamasına rağmen üretiliyor. Dar bir gen havuzundan gelen köpeklerin eşleştirilmesi sonucu gri renk elde edilirken, genetik hastalıkların taşınma olasılığı ise bu sebeple çok yükseliyor. Baskın olmayan genin aktarılması sonucu yeni doğan gri renkteki yavrularda, böbrek yetmezliğinden kalp problemlerine kadar birçok hayati tehlike taşıyan hastalık riski artıyor. Uzmanlar ise konuyla ilgili standart dışı üretimlerin durdurulması ve ırkın standardına sadık kalınması gerektiği konusunda uyarılarda bulunuyor.

“Geride kalan genetik hastalıkların gelme olasılığı çok yüksek”
Profesyonel Köpek Eğitmeni ve Davranış Danışmanı Gülru Batur, dar bir gen havuzundan gelen köpeklerin eşleştirilmesi sonucu elde edilen gri rengin oldukça popüler olduğunu belirtti. Bu sebeple genetik hastalıkların taşınma riskinin oldukça arttığını ifade eden Batur, “Fransız Bulldog çoğu insanın tanıdığı ırklardan birisi. Fakat bu arkadaşın rengi Dünya Köpek Federasyonu (FCI) ve diğer kulüpler tarafından belirlenen standardın dışında. Popüler ve egzotik olduğu söylenir. O yüzden insanlar tarafından tercih edilir ama bu rengin ortaya çıkması için baskın olmayan bir gen olması gerekiyor. Dolayısıyla bunun ortaya çıkması için dar bir gen havuzundan yavrular eşleştiriliyor. Bununla birlikte geride kalan genetik hastalıkların gelme olasılığı çok yüksek. Onun dışında bir Fransız Bulldog olarak bütün hepsinde burun deliklerinin iyi nefes alabilmeleri için mümkün olduğunca açık olması lazım. Bu yavru daha 3.5 aylık ve nefes alırken ses çıkartıyor. İnsanlar bunu çok normal olarak görüyor. ‘Bu köpekler zaten horlar’ diyorlar. Belki horlayabilirler ama dikkat edilmesi gereken burun delikleri normal açıklıkta değilse ve sarkık damak problemi varsa köpeğiniz sürekli nefes almakta zorluk çektiği için ileri yaşta kalp problemleri beraberinde gelebiliyor. Bu renkle gelebilen genetik hastalıklarda böbrek yetmezliği ve göz ile korneada bozukluk gibi pek çok olasılık var. Bunlarla ilgili doğru yetiştiriciden sağlık testlerinden geçmiş yavrular edinirsek hem köpeğimiz daha uzun yaşar hem de biz onlarla daha mutlu bir hayat yaşarız” ifadelerini kullandı.

“Irkın standardına sadık kalmamız gerekiyor”
Bu hastalıkların bir olasılık olduğunu belirten Gülru Batur, buna rağmen her ırkın bir standardı olduğunu ve bunları korumak gerektiğini belirterek açıklamalarına şu şekilde son verdi:
“Bu ve benzeri renkteki Fransız Bulldog sahipleri ‘Benim köpeğim hasta mı?’ diye panik olacaklar ama olmayabilir. ‘Ben bu renkten köpek besliyorum. 7 yaşında ve sağlıklı’ denebilir. Dediğim gibi bu bir olasılıktır. Çünkü dar bir gen havuzundan gelen bir rengi eşleştiriliyoruz. Irkın standardına sadık kalmamız gerekiyor. Her ırkın bir standardı var. Bu onların sadece güzelliği için olan bir şey değil. Irkın standardı köpeğin fonksiyonuna göredir. Bu ırklar yüzyıllar önce ortaya çıkmış. O ırkları korumak bizim elimizde.”
Yorum yapan kullanıcılarımız Kullanıcı Sözleşmesi'ni kabul etmiş sayılır.