Kastamonu’nun yetiştirdiği değerlerden edebiyat, kültür ve sanat adamı olan başta “Çanakkale Türküsü” olmak üzere birçok eseri TRT repertuarına kazandıran Halk Ozanı İhsan Ozanoğlu, ölümünün 38. yıldönümünde anıldı. Merkeze bağlı Duruçay Köyünde kabri bulunan Halk Ozanı İhsan Ozanoğlu’nun kabri başındaki anılma törenine Kastamonu Belediye Başkanı Tahsin Babaş ile kurum müdürleri, Duruçay Ortaokulu öğrencileri ve çok sayıda davetli katıldı.

“Saymakla bitmeyecek kadar vasıfları olan bir değerimiz bir büyüğümüz”
Anma programında Ozanoğlu’nun birçok özelliğinin olduğunu söyleyen Kastamonu Belediye Başkanı Tahsin Babaş, "Saymakla bitmeyecek kadar vasıfları olan bir değerimiz bir büyüğümüz. Onu burada rahmetle ve minnetle bugün anıyoruz. Tabi ki onun yaptıklarını inanın çoğumuz belki de bilmiyoruz. Bunların bilinmesi bunların öğretilmesi gelecek nesillere de aktarılması da inanıyorum ki bizlerin görevi. Bizde elimizden geldiği kadar, hem yerel de mahallideki yöneticiler olarak hem de merkezi yönetimin üyeleri olarak bu görev bizlere düşüyor. Bunu da layıkıyla yerine getirmeliyiz. Çünkü İhsan Ozanoğlu’nun hayatına bakıldığı zaman belki çok bilmediklerimizi öğrenmediklerimizin veya aktarmadıklarımızın olduğuna inanıyorum” dedi.

“Bu kütüphaneye de İhsan Ozanoğlu Kütüphanesi adını verilmesini istiyorum”
Yapacakları kütüphaneye İhsan Ozanoğlu’nun isminin verilmesini istediklerini söyleyen Babaş, “Bizim Kastamonu Belediyesine ait olan Osmanlı Sarayı altında yerimiz var. Burayı inşallah önümüzdeki günlerde kütüphane şehir kütüphanesi yapmayı planladık. İl kültür müdürlüğümüzle. Ben daha bunu hiç söylemedim ilk kez söylüyorum. İnşallah Allah nasip ederse bu kütüphaneye de İhsan Ozanoğlu Kütüphanesi adını verilmesini istiyorum. İyi bir kütüphaneci İhsan Ozanoğlu” şeklinde konuştu.

“Sürekli yazmakla geçti ömrü”
Babasının ömrünün yazmak ve okumak ile geçtiğini dile getiren Günay Ozanoğlu da şöyle konuştu: “Babamın vasıflarını tek tek saysak ayrı bir program gerektirecek kadar çoktur. O hep derdi öğretmenim önce ve gazetecilik mesleğini söylerdi. Çünkü bu tür unvan makamlardan ve daha çok asli onur duyduğu görevler ile kendini ifade ederdi gazeteci ve saz şairi diye. Bir öğrencinin değeri onun için tarifsizdi. Yani bir sayfayı ezberletebilirse bir konuda bilgi sahibi ise onun için çok büyük mutluluktu. Sürekli yazmakla geçti ömrü. Ya yazardı ya okurdu zaten. Dinlenirse de saz çalarak dinlenirdi. Boş durmazdı” ifadelerini kullandı.

Okunan Kur’an-ı Kerim ve ardından yapılan duadan sonra davetlilere etli pilav ile ayranda ikram edildi.