Medeniyetler başkenti Hatay’da yaşayan Zeynep Gülbol, şehrin tarihi dokusunu, dini motiflerini ve mozaiklerini yakma sanatıyla buluşturuyor. 28 yıldır yakma sanatını icra eden Gülbol, kenti yakma sanatıyla tanıtıyor.
Merkez ilçe Antakya’da bulunan atölyede eşi Naim Gülbol’la beraber çalışmalar gerçekleştiren Zeynep Gülbol, eşiyle tanışmasının ardından bu sanatı yapmaya başladığını ifade etti. Hatay’ın kültürünü, tarihini ve mozaiklerini yakma sanatıyla yansıttıklarını vurgulayan sanatçı Gülbol, yurt içi ve yurt dışında açılan sergilerle de Hatay’ı en güzel şekilde tanıttıklarını ve tanıtmaya devam edeceklerini söyledi. Katıldıkları fuar ve sergilerde yakma sanatlarını tanıtmanın yanında Hatay’ı da tanıtmaktan büyük mutluluk duyduklarını ifade eden Gülbol, inanılmaz bir Hatay sevdasına sahip olduğunu söyledi. Gülbol, “Ahşap üzerine yakma resim sanatını eşim Naim Gülbol ile beraber sürdürüyoruz. Ben eşimle tanıştıktan sonra 28 yıldır bu işi, eşim ise 48 yıldır ahşap üzerine yakma resim sanatını sürdürüyoruz. Yaptığımız çalışmalar Hatay’ın tarihi mekanlarını özellikle anlatan, ibadet yerlerini, Arkeoloji Müzesi’nde bulunan mozaikler, Hatay’la ilgili her türlü çalışmayı yapıyoruz. Kendi sanatımızı kendi atölyemizde, Kurtuluş Caddesi’nde Gülbol Yakma Resim Atölyesi olarak kendi mekanımızda gerçekleştiriyoruz. Bunun dışında davet edildiğimiz yurt içi, yurt dışı sergilerimizde Hatay Tanıtım Günleri’nde Hatay’ı tanıtmaya çalışıyoruz. Biz ikimizde inanılmaz bir Hatay sevdalısı olarak yaptığımız bütün çalışmalarda gittiğimiz her yerde yakma resim sanatımızı tanıtırken mutlaka Hatayımızı da tanıtmaya çalışıyoruz” dedi.
Hatay tarihini ve mozaiklerini sadece tablolara yansıtmadıklarını ifade eden Gülbol, “Sadece tablolarda değil sehpaların üzerinde, aynanın üzerinde, tepsiler olsun, zigonlar, aklınıza gelebilecek her türlü ahşabın üzerinde sanatımızı yapıyoruz” dedi.

“Yakma sanatını tanıtmaya ve yaygınlaştırmaya çalışıyoruz”
En büyük avantajının bu sanatı eşiyle beraber gerçekleştirmesi olduğunu söyleyen sanatçı Gülbol, “Bizim en büyük avantajımız bu sanatı eşimle beraber yapıyor olmamız. Birimizin kaldığı yerden diğerimiz devam edebiliyor. Sanatımızı çok seviyoruz ve elimizden geldiğince, sağlığımız el verdiği sürece bu işi yapmayı sürdürmeyi düşünüyoruz. Yakma sanatı turistlere çok ilginç geliyor. Çünkü yakma resim dediğiniz zaman hani ilk etapta bakıldığı zaman, a nasıl bir şey diyorlar hani baskı mı falan diye. Biz onun için buraya gelen bütün misafirlerimizin önünde yakma resim çalışmalarını yapıyoruz. Sergilerimizde de aynı şekilde bunu yapıyoruz. 19. yüzyıldan bu yana çalışılan bir sanat dalı ama çok yaygın değil, biz elimizden geldiğince bunu hem tanıtmaya hem yaygınlaştırmaya çalışıyoruz” diye konuştu.