BRICS+ Moda Zirvesi, Rusya'nın başkenti Moskova'da 60'tan fazla ülkeden sektör temsilcisini bir araya getirdi. Zirvede moda endüstrisinin geleceği, yapay zeka, yeni üretim teknolojileri, tedarik zincirleri ve küresel markalaşma başlıkları altında ele alındı. Türkiye adına zirvedeÖzlem ŞahinveCem Altanyer aldı.

SEKTÖR TEMSİLCİLERİ MOSKOVA'DA BULUŞTU

Hızla büyüyen ekonomilerin moda iş dünyasına odaklanan BRICS+ Moda Zirvesi, yeni pazarlara açılmak veya uluslararası işlerini genişletmek isteyen katılımcılar için önemli bir buluşma noktası olarak tamamlandı. Etkinlikte girişimciler, üreticiler, yatırımcılar ve tasarımcılar, teknolojinin, yatırım eğilimlerinin ve yerel markaların büyümesinin sektördeki dengeleri nasıl değiştirdiğini değerlendirdi.

Zirve kapsamında moda ürünlerinin ham maddeden fabrikaya, oradan da tüketici tercihine uzanan yolculuğu masaya yatırıldı. Katılımcılar, mevcut tedarik zincirlerindeki kırılmaların üretim coğrafyasını nasıl yeniden şekillendirdiğini konuştu. Tarifeler, lojistik maliyetleri ve jeopolitik risklerin şirketlerin hesaplamalarına nasıl dahil edildiği de görüşülen konular arasında yer aldı.

YAPAY ZEKA VE ÜRETİM MODELLERİ GÜNDEMDEYDİ

Etkinlikte hızlı büyüyen ekonomilerde genç tüketici kitlesinin taleplerini daha belirleyici hale getirdiği vurgulandı. Markaların ise her pazarın kültürü, iklimi ve yaşam tarzına göre koleksiyon hazırlamayı öğrendiği ifade edildi. Katılımcılar ayrıca, daha bilinçli harcama eğilimleriyle birlikte kalite, işçilik ve ürünün arkasındaki hikâyenin daha fazla önem kazandığı yeni bir orta pazar segmentini tartıştı.

Yapay zekanın moda sektöründeki rolü de zirvenin öne çıkan başlıklarından biri oldu. İlk taslaktan perakende rafına kadar uzanan süreçte algoritmaların etkisi, yaratıcı endüstrilere yapılan yatırımlar, yerel markalar için altyapı, sertifikasyon ve geleneksel el sanatlarının çağdaş gardıroptaki yeri toplantılarda ele alındı. Sektördeki otorite krizine ilişkin değerlendirmeler de gündeme geldi.

TÜRKİYE ADINA İKİ İSİM KONUŞTU

Türk heyeti, uzun süredir büyük uluslararası şirketler için üretim yapan ve son dönemde yerli markalar geliştiren Türkiye'nin deneyimini zirveye taşıdı. Moda makroekonomisine ayrılan genel oturumda, Think Fashion tarafından düzenlenen Modest Fashion Week'in Kurucusu ve CEO'su Özlem Şahin konuştu.

Şahin, küresel modanın tedarik zinciri dayanıklılığı, veri kullanımı ve kültürel uyumun ön plana çıktığı çok merkezli bir yapıya doğru ilerlediğini söyledi. İstanbul, Riyad ve Jakarta gibi şehirlerin uluslararası etki kazanmak için kendi özgünlüklerini geliştirmesi gerektiğini belirten Şahin, mevcut dalgalı ortamın BRICS+ ülkelerine markalaşma konusunda yeni fırsatlar sunduğunu ifade etti. Şahin, kaliteli ürün üretmenin önemli olduğunu, ancak asıl ekonomik değerin dünya çapında talep gören bir marka yaratmakla oluştuğunu dile getirdi.

Uluslararası Hazır Giyim Federasyonu Temsilcisi Cem Altan ise giysi üretiminin önümüzdeki beş yılda nasıl değişeceğinin tartışıldığı panelde söz aldı. Pakistan, Endonezya, Botsvana ve Rusya’dan uzmanlarla birlikte konuşan Altan, halihazırda kitlesel kullanıma hazır çözümler ile yakın gelecekte öne çıkacak meslekleri değerlendirdi.

SEKTÖRDE DİJİTAL DÖNÜŞÜM VURGUSU

Sektörde 40 yılı aşkın deneyime sahip olan Altan, el emeğinden otomasyon ve dijital sistemlere geçişin yeni bir aşamaya taşındığını söyledi. Yapay zeka, robotik sistemler, akıllı fabrikalar, üç boyutlu tasarım, gelişmiş malzemeler ve talep üzerine üretim modelinin, giysilerin geliştirilme, üretilme ve satın alınma biçimlerini değiştireceğini ifade etti.

Altan, dijitalleşmenin iş gücü açısından yeni beceri gereksinimleri doğuracağını, fabrikaların çalışma şeklini yeniden şekillendireceğini aktardı. Üretim kapasitesinin nerede konumlanacağı ve şirketlerin tüketici talebine ne kadar hızlı yanıt verebileceğinin de belirleyici olacağını söyledi. Türkiye'nin Avrupa pazarlarına 2-4 hafta içinde ürün teslim edebilmesini örnek gösteren Altan, benimseme hızının sektördeki rekabette kritik bir unsur haline geldiğini belirtti.

Birden fazla yıldır BRICS+ Moda Zirvesi'ne katıldığını hatırlatan Altan, farklı ülkelerin sektör kuruluşları arasında bağlantı kurulmasına katkı sunduğunu ifade etti. Altan'a göre zirve, fikirlerin işbirliğine ve işbirliğinin de somut çalışmalara dönüşmesine imkân tanıyan bir platform olarak öne çıktı.