İnegöl’de Cumhuriyet Coşkusu

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 95. yıldönümü ülke genelinde olduğu gibi İnegöl’de de coşkuyla kutlandı.

inegolonline.com'a Google'da abone olun Google News
29 Eki 2018 / Pzt 13:28 |
/ 8.592 Kez Okundu
| |
Pazar günü Atatürk Anıtına çelenklerin sunumu ile başlayan törenler, Bugün Kaymakamlık makamında kabullerin ardından Atatürk Bulvarı üzerindeki etkinlikler ile devam etti.
 
Cumhuriyetin 95. yılı kutlamaları Cumartesi günü Atatürk Anıtına çelenklerin sunumuyla başladı. Türkiye Büyük Millet Meclisi`nin 29 Ekim 1923´te Cumhuriyet yönetimi ilan etmesi anısına her yıl 29 Ekim günü Türkiye´de ve Kuzey Kıbrıs´ta kutlanan milli bir bayram olan Cumhuriyet Bayramının 95. Yıldönümü Pazar günü saat 13.00´de Atatürk Anıtına çelenklerin sunulmasıyla başladı. Kaymakamlık, Garnizon Komutanlığı ve Belediye Başkanlığı çelenklerinin anıta sunulmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu. İstiklal marşının okunması sırasında bayrağımız göndere çekildi.
 
Bugün sabah Atatürk Bulvarı üzeri Hükümet binası önünde gerçekleştirilen törenlerde büyük coşku yaşandı. Kutlamalar, Kaymakamlık makamında düzenlenen Cumhuriyet Kokteyli ile başladı. İlçe Kaymakamı Şükrü Görücü’nün tebrikleri kabul etmesinin ardından, törenlere Hükümet Meydanında devam edildi. Kaymakamı Şükrü Görücü ve Belediye Başkanı Alper Taban, halkın ve öğrencilerin bayramını kutladılar. İstiklal Marşının okunmasının ardından günün anlam ve önemini belirten konuşmayı Kaymakamı Şükrü Görücü yaptı.
 
EŞSİZ KAHRAMAN MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
Program esnasında bir konuşma yapan Kaymakam Şükrü Görücü, “Bugün büyük devlet adamı, eşsiz kahraman Mustafa Kemal Atatürk’ün en büyük eserim dediği Cumhuriyetimizin kuruluşunun 95. Yılını kutlamanın haklı gururunu yaşıyoruz. Bu mutlu gün hepinize kutlu olsun. Cumhuriyet büyük milletimizin doğulusuyla batılısıyla, kuzeylisiyle güneylisiyle, kadınıyla erkeğiyle, genciyle yaşlısıyla tüm insanlarımızın yazdığı eşsiz bir destandır. Bu destanı meydana getiren başta Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere onun kahraman silah arkadaşlarını, kanlarıyla bu toprakları vatan yapan aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, kahraman gazilerimizi şükranla anıyor, anıları önünde saygıyla eğiliyorum. Bu ülkenin Cumhuriyet idaresine kavuşması kolay olmamıştır. Malumlarınız olduğu üzere hiç de hak etmediği halde 1. Dünya Savaşı’nda Osmanlı ordusu yenilgiye uğramış, silah ve cephanesi elinden alınmış, millet yorgun ve yoksun bir hale düşmüştür. Ülkeyi bu genel savaşın içerisine sürükleyenler ise ülkeden kaçmışlardır. Ortada bir avuç Türk’ün kaldığı bir ata yurdu kalmıştır. Yıllardır içimizde yaşayan azınlıklar ise bir an önce bu devletin de parçalanmasını istiyorlardı. Asırlardır 3 kıtaya egemen olmuş, bağımsızlığını hiçbir zaman kaybetmemiş Türk milleti yeniden kurtuluş çareleri aramaya başladı. Neydi bu kurtuluş çareleri? İngiliz himayesi, Amerikan mandası, mahalli kurtuluş çareleriydi. İşte böyle bir ortamda Türk milleti sillesinden yeni bir kahramanı, Mustafa Kemal Atatürk’ü tarih sayfasına çıkarıyordu. Mustafa Kemal Atatürk, o gün için içinde bulunduğu durumu düşünmüyor, kendisine ‘düşman çok’ dendiğinde ‘yenilir’, ‘para yok’ dendiğinde ‘bulunur’, ‘asker yok’ dendiğinde ‘ordu kurulur’ demiştir. İşte bu temel düşüncelerle hareket eden Türk milleti, büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kendisini parçalamak isteyen düşmana karşı milli birlik ve beraberliğini yeniden kurarak oluşturduğu Kurtuluş Savaşı destanı sonucunda bugünkü Cumhuriyet idaresine 29 Ekim 1923’te kavuşmuştur. Cumhuriyetin ilanıyla birlikte yüce milletimiz adına demokrasi denen halkın kendi kendini yönetme esasına dayanmıştır.” Dedi.
 
“CUMHURİYETİ BİZ KURDUK, ONU YÜKSELTECEK VE YÜCELTECEK OLAN SİZLERSİNİZ”
Görücü konuşmasını şöyle sürdürdü; “Bugün Cumhuriyetimizin kurulduğu günden bugüne kadar geçen 95 yıllık süre içerisinde Türkiye Cumhuriyeti devleti çok gelişmiş, çok büyümüş, değişik evreler geçirmiş ve bugün İstanbul’da dünyanın en büyük havaalanını açmanın milletçe gururunu yaşıyoruz. Cumhuriyetimizin kurulduğu günde bu ülke toplu iğneden ipliğe her şeyi gayrimüslim ülkelerden alırken bugün barajlar kuran, fabrikalar kuran, sanayi ürünleri üreten, ürettiği ürünleri 5 kıtaya ihraç eden bir ülke haline gelmişizdir. Bugün İnegöl’e baktığımızda Mobilya Fuarını açtığımızda, rakamlara baktığımızda sadece İnegöl’ümüz 5 kıtaya ürün ihraç eden bir şehir haline gelmiştir. Cumhuriyet ilan edildiğinde 250 bin öğrenci, 10 bin öğretmeni olan Türkiye bugün 700 bin öğretmeni ve 10 milyon öğrencisiyle geleceğe umutla bakmaktadır. Cumhuriyet ilan edildiğinde 1 üniversitesi olan ülkemizde bugün 206 tane üniversite var. Neredeyse her ilimizde havaalanı, her ilimizde otoyollar, köprüler, fabrikalar, kendi milli silahlarını kendi yapacak bir ülke haline geldik. Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk gençliğe hitabında şöyle söylüyor; ‘Ey Türk gençliği! Birinci vazifen Türk istiklalini, Türk cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir. Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki soylu kanda mevcuttur’ diyerek koruma görevi verdiği, ‘Ey yükselen yeni nesil! Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yüceltecek olan sizlersiniz’ diyerek korunan emanet Cumhuriyetimizdir. Türk gençliği devraldığı bu Cumhuriyeti sonsuza kadar yaşatacak, Ay Yıldızlı bayrağımız göklerde dalgalanmaya devam edecektir. 21. yüzyıl her alanda amansız bir rekabetin olduğu, bilgi toplumu olmayı başaran ülkelerin daha da ileriye gideceği bir yüzyıl olacaktır. Gençlere büyük işler düşüyor. Öğretmenlerimiz sizleri daha iyi yetiştirecek, sizler büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği hedeflere ülkemizi ulaştıracaksınız. Bu ülke, bu bayrak, bu Cumhuriyet bizimdir, sonsuza kadar da bizim kalacaktır.”
 
“BU ÜLKEYİ SONSUZA KADAR YAŞATACAĞIZ”
“Bunu herkes böyle bilsin. Bugün bu ülkenin bu hallere gelmesi çok kolay olmamıştır. Ülkemizin bu hale gelmesinde nice günler geçirdik. Ülkemizin içinde ve dışında düşmanlarımız adeta kol gezmektedir. Yüzyıllardır bu ülkenin bedelini ödüyoruz, ödemeye devam edeceğiz. Bu ülkenin bedelini Çanakkale’de, Sakarya’da, Dumlupınar’da, Allahuekber Dağları’nda, 15 Temmuz’da, doğuda, güneydoğuda yiğit evlatların kanlarıyla, canlarıyla ödemeye devam ediyoruz. Onun içindir şair diyor ki; ‘Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğurunda ölen varsa vatandır’ demiştir. Bu ülke bizimdir, bu ülke mübarek, bu ülke çok önemli… Onun içindir ki binlerce yıldır bize rahat yüzü göstermiyorlar. Şehidi olmayan topraktan vatan, kana bulanmayan kumaştan bayrak olmaz, şehidin, şehadetin acısını çekmeyen milletten de büyük millet olmaz. Herkes şunu bilsin ki bu ülkenin evlatları milli birlik ve beraberlik içerisinde bu ülkeyi sonsuza kadar yaşatacak. Bunu herkes böyle bilsin… Eğer biz bugün bu ülkede yaşıyorsak, bu ülke bizimse, suyunu içip ekmeğini yiyorsak bunu borçlu olduğumuz yer geçmişimizdir, şehitlerimizdir, gazilerimizdir. Şehit ve gazilerimizle ne kadar övünsek azdır. Bugün birlik ve beraberlik içerisinde bu ülkeyi çağdaş uygarlığın üzerine çıkarma mücadelesinde başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere hükümetimiz, STK’larımız, özel sektörümüz var gücüyle çalışıyor ve Türkiye Cumhuriyetinin daha büyük, daha gelişen, şuanda dünyanın 17. büyük ekonomisi olan ülkemizi 2023, 2053 ve 2071 hedeflerine birlik ve beraberlik içerisinde ulaştıracağımıza inanıyor, Cumhuriyet bayramımızı en içten dileklerimle kutluyorum”.
 
MEHTERANDAN MUHTEŞEM KONSER
Görücü’nün konuşmasının ardından günün anlam ve önemine ilişkin şiirler okundu. İnegöl Belediyesi Halk Dansları Ekibinin gösterisinin ardından 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeniyle düzenlenen çeşitli yarışmalarda dereceye giren öğrenciler ödüllendirildi. İnegöl Tarihi Mehter Takımının verdiği mini konser ise vatandaşlar tarafından alkış aldı. Mehter takımının ardından İmam Hatip Lisesi bando takımı eşliğinde tören geçidiyle 29 Ekim kutlamaları devam etti. Geçit töreninde Muharip Gaziler Derneği üyelerinin geçişi ayakta alkışlandı.

Duyuru
İnegöl Online mobil uygulaması güncellendi TIKLA HABERLER CEBİNE GELSİN
Reklam
Yorum yapan kullanıcılarımız Kullanıcı Sözleşmesi'ni kabul etmiş sayılır.