İnegöl’de kurtuluşun hikâyesi

Milli Mücadele döneminde en çok acı çeken yerlerden biride İnegöl olmuştu. 3 kez yunan işgaline maruz kalan İnegöl’de köyler ateşe verilmişti.

inegolonline.com'a Google'da abone olun Google News
#İnegöl | Haber Merkezi
06 Eyl 2019 / Cum 08:41 |
/ 2.890 Kez Okundu
| |
Birçok Anadolu şehrinde olduğu gibi İnegöl de Milli Mücadele döneminde Bursa ve İstanbul’a olan yakınlığı nedeniyle Yunan işgaline maruz kalan yerlerden birisi olmuştur. Özellikle 22 Haziran 1920 tarihinde Yunan ordusunun kıyı Ege’den hareketiyle birlikte Ekim 1920’de İnegöl işgale uğramıştır. Yunan harekâtı karşısında Bursa ve çevresinde bulunan Türk birlikleri ise daha güvenli olan Bozüyük-İnönü mevzilerine çekilmek zorunda kalmıştır. Bu tarihten sonra ise Yunan birlikleri İnönü Savaşları ve Eskişehir-Kütahya Muharebeleri sırasında İnegöl’ü işgal ederek İnönü Mevziilerinde Türk birlikleri ile karşı karşıya gelmiştir. Ayrıca Yunan ordusu her geri çekilişte de İnegöl üzerinden Bursa istikametine çekilmiştir. Coğrafyanın bu konumu nedeniyle İnegöl, Türk Milli Mücadelesinde Yunan tahribatına en fazla uğrayan yerlerden birisi olmuştur.

1885 yılında İnegöl, Ertuğrul sancağına bağlanmış ve cumhuriyetin ilanına kadar sancağın en önemli kazalardan biri olmuştur. Çok geniş bir ovanın ortasında bulunan İnegöl’ün 1899’da 80 köyü bulunurken 1915 yılına gelindiğinde bu sayı 84’e çıkmıştır. Bununla birlikte İnegöl’e Domaniç ve Yenice nahiyeleri de bağlıdır.
Kurtuluş Savaşı’nda ilk olarak 6 Ocak 1921 yılında işgal edilen İnegöl, tam 3 kez işgale uğrar. 3.işgal bir yıldan fazla sürer. İnegöl işgalinde ordumuz 168 şehit verir. Yunan ordusu 45 köyü de yakar.

İNEGÖL’DE 5 BİN KİŞİLİK MİTİNG

1.Dünya Savaşından sonrası yapılan Mon­dros Mütakeresinin acı sonuçları olması Os­manlı İmparatorlusunun sonunu çabuklaş­tırıyordu. İştebu sırada Anadolu'nun türlü yerleri yabancı kuvvetlerin işgaline uğrar. İngilizlerin himayesindeki Yunanlılarda bir ta­raftan İzmir’e çıkarken bir koldanda Gemlik'e çıkarlar. İzmir’in işgali Bursa ve İnegöl’de de­rin yankılar uyandırır.

CAMİYİ KİLİSEYE ÇEVİRMİŞLER

18Mayıs 1919 günü bazı kaynaklara göre; İnegöl'de düzenlenen işgali kınama mitingine 5 bin kişi katılmış ve hükümet yetkililerine protesto telgrafları çekilmiştir. İşgal sırasında Yunan kralı Konstantin, Trilye (Zeytinbağı bucağına) gelerek eski bir camii kiliseye çevirir.

YUNANLILAR GERİ PÜSKÜRTÜLDÜ

Bursa'nın düşmesinden bir hafta sonra (15 Temmuz 1920)'de Yunanlılar ileri kıtalarıyla İnegöl'e ilerlemek için harekete geçerler. İnegöl önündeki gazhane mevkiine kadar gelebilen Yunan öncü kuvvetlerini bin­başı Sait Bey emrindeki süvari Yüzbaşı Harputlu Avni beyin koruma müfrezesi ila İnegöllü vatanseverlerden oluşan milis kuv­vetleri kahramanca çarpışarak Yunanlıları geripüskürtür. Domaköy sırtlarına kadar kovalamışlardır. Bu çarpışmada 56 şehit 39 yaralı verilmiştir. Müfreze komutanları Avni Bey ile Ahmet Muhtar Efendide ağır yaralanmışlardır.

İNEGÖL İŞGAL EDİLDİ

Bursa'daki Yunan İzmir kolordusu (3. Kolordu) 6 Ocak 1921'de saat 7'de Dinboz mevkiinde 3 koldan harekete geçti. İnegöl-Yenişehir hattında bulunan 24. Tümen, düşmanı oyalama görevini gereğince yapamadığı için İnegöl işgal edildi. İnegöl'de fazla oyalanmaya gerek kalmadığını anlayan Yunanlılar Bozöyük istikametine doğru hızla ilerlerler Garp cephesi komutanlığı tarafından geri çekilen 11. Tümen 7 Ocak 1921 akşamı İnönü’ye hareket eder.

DOMAKÖY'Ü ATEŞE VERDİLER

11 Ocak 1921 günü Cerrah, Edebey, Kadimi ve Yenice'de yaşayan Ermenilerin oluşturduğu çeteler buraya gelerek ölen Yunan askerlerinin üstlerinde, başlarında ne varsa, almışlar. Ayaklarından ters vaziyette ağaçlara asarak, üzerlerine ateş açıp her türlü melaneti yapmışlar. Olay üzerine Çukurkoprü mevkiine gelen Yunan birlik komutanına, bu vahşetin Domaköy sakinlerince yapıldığını anlatmışlar ve Yunan birliğinin Domaköyüne girmelerine sebep olmuşlardı. Bir gün evvel Domaköy'üne girmek isteyen ermeni çeteleri köyün savunmasıyla geri püskürtülmüştü. Şimdi Ermeniler bu köyden öçlerini almaktaydılar. Köy Yunan askerlerince sarılarak ateşe verilir. Ateş çemberinden kaçmak isteyenler kadın, çocuk demeden yaylım ateşine tutularak şehit edilirler.

İNEGÖL’ÜN 2. YUNAN İŞGALİ

27 Mart 1921 'de İnönü’de tekrar Türk ordusuna yenilen düşman, Karaköy-Nazif Paşa üzerinden İnegöl’e doğru geri çekilmeye başlar. 1, 2 ve 3 süvari tümenleri platoyu takip ederek Mezit boğazını girişinde toplanırken tümen komutanlarıile alay komutanlarını toplayan Rafet Paşa umumi durumu açıkladıktan sonra çekilmeye başlayan düşmanının takıp edileceğini söyleyerek; 1.süvari komutanı Yarbay Derviş Beye “10. Süvari alayını alarak Mezit vadisinden geçip Tüfekçi Konak köyüne ulaş, 10. süvari alayının hareketinden 2 saat sonrada tümenin önüne yeniden öncü alayı çıkararak ileride başka bir kuvvet yokmuş gibi yürüyünüz” şeklindeki emrini verir.
 
  
Süvarilerimiz geri ekilen Yunan tümeninin yancılarını çapraz ateşe tutaraktan birçok esir ve makineli tüfek alırlar. Düşmanın 7.Tümeninin çok ağır kayıplar verdirilerek 3. Süvari alayını da tamamenyokederler. 4 Nisan 1921 öğleden sonra süvarilerimiz İnegöl’e girerler. Yunan kolordusu da Bursa doğusundaki mevzilerine yerleşir. Kentimizin ikinci işgali 24 Mart-4 Nisan 1921 gününe kadar hüzünle sürmüştür.

YUNANLILARIN İNEGÖL'Ü ÜÇÜNCÜ İŞGALİ
 
15 Nisan 1921 günü düşmanı yakından takip başlar. Düşmanla temas ve örtme görevi ile görevli üçüncü süvari tümeni bırakılmış. Tümen, Kabaçınar, Selimiye, Koyunhisar, Kozköy, Karalar,iAkhisar, Tahtaköprü hattında tertiplenmiş ve 29 süvarialayı ile Yenişehir 28 süvari alayı Tokuş, 27.süvari alayı İnegöl kesiminde yerleştiler.Tümen karargahı ve bağlı birlikleri Alibeyköyünde bulundurulmaktadır.
 
 Genel kurmay başkanlığı batı cephesi komutanlığından düşmanın yanıltılması için şu tedbirlerin alınmasını ister. "3. süvari tümeni düşmanı rahatsız edecek ve cephedeki birliklerin yerlerini sık sık değiştirecek cephenin yerlerinde özellikle birlik bulunmayan yerlerde her gece sahte ordugâh ateşleri yakılacak"
 
KURTULUŞ SAATLERİ
 
Kentimiz bir yılı aşkın düşman işgali altında inler. Nihayet 1922 yılının 1 Eylül sabahı bozguna uğrayan düşman,  hızla geriye çekilmeye başlar. Mürettep süvari tümenimiz 6 Eylül 1922 Çarşamba günü saat 5’teMezit - Tahtaköprü yolu ile İnegöl'e hareket eder. 3. Kolordu komutanı Şükrü Naili Paşada aynı gün Çitli'ye gelir.
 
Bütün köyler Yunanlılarca yakılmış, köprüler yıkılmıştır. Türklerin birçoğu zulüm ve işkencelerle vahşice öldürülmüştür. 500-1500 TL vermeyenleri süngüden geçirmişler, son olarak Yiğitköyünden istedikleri parayı bulamayan muhtarla 5 köylüyü öldürüp gitmişlerdir. Saat 10.45'te keşif bölüğünden alınan raporda İnegöl'ün geri alındığını, Yunanlıların Bursa doğrultusunda çekildikleri belirtilir.
 
Keşif bölüğüne, hemen Kazancıya doğru ilerlemesi emri verilir. Tümen önünde Yarbay Abdurrahman Nazif Gürman olmak üzere, öğle vakti halkın coşkun karşılanmasıyla İnegöl'e girerler. Daha sonra da 3. Kolordu Komutanı Tuğgeneral Şükrü Naili Paşa İnegöl'e gelirler. Mürettep süvari tümenimiz bir süre İnegöl'de dinlenirler. 17.30'da İnegöl'den Bursa Şösesi üzerinden hareket ederek geceyi Akhisar köyünde geçirirler. Yunanlılar da Bursa doğusunda evvelce tahkim edilen Kazancı Bayırı mevziini tutarlar.
 
 
KAZANCI BAYIRI VURUŞMASI
 
7 Eylül 1922 sabahından itibaren 3. Kolordu, 1. Tümen ve Porsuk Müfrezesinin bir alayı ile Kazancı bayırı mevziine taarruz edilir. Birliklerimiz 9 Eylülde bulundukları yerde kalırlar. Gece yapılan gözetlemelerde düşmanın geri çekilme hazırlığı yaptığı gözlenir, aynı gece düşman mevzilerini terk eder.
  
10 Eylül 1992 günü sabahı 1.Kolordu birlikleri Bursa'ya girerler. Bursa’mızın kurtarılmasıyla da TBMM kürsüsü üzerindeki siyah örtüde kaldırılmış olur.
 
İŞGALİN BİLANÇOSU
 
İstiklal Savaşının başlangıç yıllarında ancak 5000 kişi olan ordumuz 1922 yılı ortalarında büyük taarruzdan önce 580 bini bulmuştu. Bunun 380 bini Batı cephesinde bulunmaktaydı. Bunun da 110 bini savaşmış, geri kalanın bir kısmı sınırlarımızda, bir kısmı da geri hizmetlerin devamı için görevlendirilmiştir. 4 yıl gibi uzunca süren İstiklal savaşında ordumuzun insan kaybı zaman ve şartlar düşünüldüğünde kazanılan zaferlerle kıyaslandığında hafif kalacaktır.
 
 Tüm cepheler dahil muharebe meydanlarında (9 bin 1678 kişi, 1622 subay, 8 bin 500 er) şehit olmuştur. Savaşlarda aldıkları yaralar nedeniyle daha sonra ölenler ise 53 subay ve 1665 erdir. Muharebelerde şehit düşen her 13 ere karşılık bir subay şehit olmuştur. İstiklal Harbimiz boyunca, gerek savaşlarda gerekse savaş alanı dışındaki milli mücadelemizde 36 bin 239 er şehit olmuştur. Harp sonunda 159 subay, 1284 er malul kalmıştır. 33 bin 685 subay ve erimiz ise yaralanmıştır.
  
İNEGÖL 162 ŞEHİT VERMİŞ
 
Gerek resmi rakamlardan ve gerekse hayatta olan, gazilerimizden 162 şehit (Sebahattin Selek, Milli Mücadele adlı kitabında ise 149 şehit verildiğini belirtmektedir.) 58 gazi, 38 harp malûlü subay ve er, bu memleketin kurtarılması ve haremine düşmanın kirli elinin değmemesi için canı gibi bildikleri, sevdikleri vatanlarına kendilerini feda etmişlerdir. Her karışı şehit kanıyla sulanan bu kutsal toprakları bizlere emanet edenleri daima minnetle anmak en kutsal görevimizdir.

Reklam
İnegöl’de günün gelişmeleri Telegram adresimizde TIKLA HABERLER CEBİNE GELSİN
Yorum yapan kullanıcılarımız Kullanıcı Sözleşmesi'ni kabul etmiş sayılır.