Eklenme: 12 Nis 2022 / Sal 13:24
A A / 824 Kez Okundu
| |

The End...

Aslında İnegölspor’un Play-off hayali benim için sezon başından beri yoktu ama bazıları için özellikle 2. yarı bir kaç seri galibiyetten hedef oldu. Alınan bu puanlar sonrası ise başta yönetim ve oyuncular olmak üzere hedefimiz var hayalimiz var masalıyla bu haftaya kadar geldik. Aslında Afyon maçı ile başlayan ve Maraş maçı ile başlayan seride alınan puanlar bizi fikstür de zor rakiplerimize karşı unvan maçına çıkartma şansı tanıdı. Bizde bu şansı değerlendiremedik. Sivas Bayburt maçlarında kaybedilen puanlar Sarıyer deplasmanında ayyuka çıktı ve adeta fark yiyerek yerle bir olduk. Sarıyer karşısında maçın başında net pozisyon bulduk. Ardından yine gollük pozisyonlarımız var. Fakat yediğimiz jeneriklik gollerle sahaya çakıldık kaldık. Bu maçta amatör takımın yapmayacağı hatalar yaptık. Sanki tatil başlamış bir takım hüviyetinde gibiydik. Savunmadan tutun, ileri uca kadar maçın bazı bölümlerinde oyuncularımız tanınmayacak halde idi. Ama ben Şaban hocanın 2 pas hatası yaptı diye her defasında günah keçisi Emir’i yapmasına takıldım. Ne oldu yani Emir’in oyundan aldın. Skor 1-0 idi. Bu oyuncuyu çıkarttın. Maç 5-1 bitti. Biz diyoruz, oynamayan oyuncuları oynatıp elimizde ne var görmeliyiz. Maç başı hesabını yapmalıyız. Teknik heyet play-off kovalayacağız. Masalı anlatıyor. Maalesef yönetimimiz bu hikayeye ayak uyduruyor. Farklı yenileceksen rotasyonlu kadroyla mağlup ol, kimse bir şey demez diyemez ama her sezon olduğu gibi bu sezonda İnegölspor da teknik heyet ve oyuncular kendi bildiklerini anlattılar. Bizde dinledik. Sonuç mu? 10 sıradan yukarı çıkamadık. 7-8 trilyonluk bir takım olmamıza rağmen, elde iskelet anlamında bir şey yok. Bu rahat sezonda genç oyuncu oynatıp, kazanç yok. Yani ne İsa`nın ne Musa`nın yaranamadığı bir sezon oldu. Kısaca bu sezonki filminde sonunda aynı yazıyı gördük kaybederek THE END...