Hayati Yazıcı: “TSK’nın yüzde 70 olan dışa bağımlılığını yerli silahlarla yüzde 30’la kadar düşürdük”

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yüzde 70 olan dışa bağımlılığını ürettikleri yerli ve milli silahlarla yüzde 30’lara kadar düşürdüklerini söyledi.

Eklenme: 16 Mart 2019 / Cumartesi 21:54:09
A A / 7 Kez Okundu
| |
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, AK Parti Kastamonu İl Başkanlığı tarafından düzenlenen toplantıda sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve meslek odalarının başkanlarıyla bir araya geldi. Yazıcı, “Çok önemli ve büyük bir ülkeyiz. Bizim coğrafyamız, Türkiye haritası bize büyük bir stratejik üstünlük sağlıyor. Üç kıtanın kesiştiği kavşaktayız. Asya, Avrupa ve Afrika. Türkiye göbekte. Dünyadaki bütün ilişkiler, enerji kaynakları ve o kaynaklara erişim imkanı üzerinden geçiyor. Dostluklar, ortaklıklar, ilişkiler hep bu çerçevede dolanıyor” dedi.

“Türkiye’nin kalkınmasını istemeyenler liderimiz Erdoğan’ın gücünü kırmaya çalışıyor”
Türkiye’nin güçlü bir lideri olduğunu söyleyen Yazıcı, “Enerjimiz olmadığı için ithal ediyoruz. Hemen bitişiğimizde olan enerji kaynaklarının geçiş güzergahındayız. Bu coğrafi ve stratejik üstünlük hamle yapmamız için yeterli değil. Bunun için çok önemli bir unsura ihtiyaç var. Coğrafi üstünlüğe sahip Türkiye’nin 2023’ü planlaması, 2053’e ilişkin lojistik altyapı oluşturması ve 2071’den bahsedebilmesi, o coğrafi lojistik üstünlüğü görecek vizyon, öngörü ve cesarete sahip bir liderle olur. Türkiye o lideri bulmuştur, o liderin ismi Recep Tayyip Erdoğan’dır. Türkiye’nin kalkınmasını, gelişmesini ve hamle yapmasını istemeyenlerin, önceki dönemlerde olduğu gibi edilgen durumda kalmasını kendi çıkarlarına uygun görenlerin saldırmalarının sebebi de liderin bu duruşundandır. Adamlar coğrafyaya bir şey yapamıyor. Coğrafyayı değiştirecek halleri yok ama tabiri caizse onun direği durumundaki liderin gücünü kırmaya çalışıyorlar” diye konuştu.

“AK Parti hükümetleri, iki darbeyi önlemiştir”
Türkiye tarihinin darbeler tarihi olduğunu vurgulayan Yazıcı, "60, 70, 80 darbesi var, 28 Şubat var. 2007’de e-muhtıralı darbe teşebbüsü ve 15 Temmuz 2016 var. 15 Temmuz darbe teşebbüsü sadece Türkiye’de değil, dünya tarihinin en gaddar darbe teşebbüsüdür. Suriye’nin yanı başında bir Suriye daha oluşturmayı hedefine koymuş alçak bir girişimdir” şeklinde konuştu.
Yazıcı, “2000’li yılların Türkiye’sinde siyaset ile gündem farklı. Türkiye’de 2000’li yıllara kadar darbeler tarihi olmuştur. Ama bu millet hiçbir zaman önünün kesilmesine de, yolunun tıkanmasına da seyirci kalmamıştır. Hep sükunetle, metanetle, vakti zamanı gelmesini beklemiş ve zamanı geldiğinde de iradesini sandıkta ortaya koymak suretiyle oyunu kullanmıştır. 2002 yılında da aziz milletimizin idaresini kullanıp tek başına AK Parti’yi iktidara getirmiştir” dedi.
AK Parti’nin iki darbeyi önlediğini anlatan Yazıcı, "2007’deki darbe teşebbüsünü hatırlayın. O zaman liderimiz başbakan. Çağırdı bizleri, o bildiriye karşı verilecek cevabı kaleme aldık. Müzakeresini yaptık ve kamuoyuna deklare ettik. Sonra da konuyu hakeme taşıdık. Hakem millet. 22 Temmuz 2007’de seçime gittik, siz de gereğini yaptınız. Bu bir darbe önlemidir. Biz sağa sola kaçışsaydık bu ülke bedel öderdi” ifadelerini kullandı.
15 Temmuz darbe girişimini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısı ile Türk milletinin evlatlarının, akşamdan sabaha kadar bastırdığına dikkati çeken Yazıcı, böyle bir olayın tarihte ilk kez yaşandığını belirtti.

“IMF’ye borcumuzu ödedik, ülkemizi kalkındırdık”
Türkiye’nin 70 yıldır muhtaç bir ülke konumunda olduğuna işaret eden Yazıcı, “Bu bizim tanımlamamız değil, bunu bizden önce Türkiye’yi yönetenlerin yaptığı tanımlamadır. Kişi başı milli geliri 3 bin doların üzerinde olan bir Türkiye, gayri safi milli hasılası 236 milyar dolar. IMF’ye 23,5 milyar dolar borcu olan bir Türkiye. İhracatı 36 milyar dolar bir ülke. Bu 2002 öncesi eski Türkiye’nin fotoğrafıdır. Şimdi Türkiye’nin gayri safi milli hasılası 860 milyon dolardır. Türkiye, IMF’ye olan borcunu ödemiştir. Bir dönemler Uluslararası Para Fonu (IMF) Türkiye Masası Şefi Carlo Cottarelli diye birisinden bahsederlerdi. IMF adına borçlu Türkiye’nin hesaplarına, hazinesine bakmak üzere Türkiye’ye gelirdi. IMF komiseri adamın gelişine gidişine televizyonlarda ve gazetelerde manşet yaparlardı. Şu anda Türkiye’de böyle bir durum var mı? Yoktur” diye konuştu.

“Türkiye’nin gücünü kırmak için çeşitli yollar deniyorlar”
Türkiye’nin gücünü kırmaya yönelik çeşitli teşebbüslerde bulunulduğunu söyleyen Yazıcı, “Gezi Parkı olayları, 14-25 Aralık meselesi, yargının araçsal olarak teşebbüste bulunduğu konular, daha sonra 15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsü hatta ondan önce 7 Haziran seçimlerinden sonra PKK’nın siyasi uzantısı HDP’nin Kobani olaylarını gündeme taşıması ve çözüm süreci denilen Türkiye’nin başındaki belayı tasfiye etmeye yönelik çalışmalar Türkiye’nin gücünü kırmaya yönelik teşebbüslerdir. Bu konuda uyanık olalım. Şimdi de bu seçimi bekliyorlar. Bu seçimlere anlam yüklemişler. Onun içinde bu seçimle ilgili beka söylemi haklı olarak dilleniyor” ifadelerini kullandı.

“Tarihimiz darbeler tarihidir”
Türkiye tarihinin darbeler tarihi olduğumu vurgulayan Yazıcı, şöyle konuştu:
“15 Temmuz 2016’daki bu gaddar, alçak darbe teşebbüsü sadece Türkiye tarihinde değil Dünya tarihinde en gaddar darbe teşebbüsüdür. Kendi içerisinden insanların milletin iradesini devre dışı bırakmak ve ülkeyi başka güçlere devretmeyi hatta Suriye gibi bir ülkeyi de bu hale getirmeyi hedefine koymuş alçak bir girişimdir. AK Parti hükümetleri iki darbeyi önlemiştir. 2007 yılındaki darbe teşebbüsü yani muhtırayla 15 Temmuz gecesi yapılan darbe teşebbüsünü önlenmiştir”

“Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekatlarıyla bu topraklarda plan kuranlar hesaplarını yeniden gözden geçirmek zorunda kaldı”
Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekatlarıyla bu topraklarda plan kuranların hesaplarını yeniden gözden geçirmek zorunda kaldığına işaret eden Yazıcı, şunları kaydetti:
“Bakın 15 Temmuz darbe girişiminden hemen 40 gün sonra 24 Ağustos 2016 yılında Türkiye, yakın tarihinin en önemli ve en stratejik operasyonu gerçekleştirdi. Orduda, o FETÖ’ye karışan askerlerin tasfiyesi, 160 dolayında generalin rütbesinin sökülmesine, ihraç edilmesine rağmen Fırat Kalkanı operasyonunu gerçekleştirmiştir. Yine 20 Ocak 2018 tarihinde de sınırlarımız dışında Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, devletimizin ve hükümetimizin emrinde Zeytin Dalı Operasyonunu gerçekleştirmiştir. Bunların ikisi de çok kıymetlidir. Suriye ile 910 kilometre, Irak ile de 300 kilometre sınırımız vardır. Her iki coğrafya da kaynıyor. Herkes buralarda at koşturuyor. Ama bunlar bizim komşumuz. Biz, bu operasyonlarla şunu dedik: Bu topraklarda bize rağmen, Türkiye’ye rağmen herhangi bir tasarruf gerçekleşemez, kalıcı olamaz dedik. Türkiye’nin bu operasyonları Suriye topraklarında hayal kurarak plan yapanların tekrar hesaplarını gözden geçirmesine sebep oldu.”

“TSK’nın yüzde 70 dışa bağımlılığını yerli ve milli silahlarla yüzde 30’la kadar düşürdük”
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yüzde 70 olan dışa bağımlılığını yaptıkları yerli ve milli silahlarla yüzde 30’la kadar düşürdüklerini ifade eden Yazıcı, şöyle devam etti:
“Peki, Türkiye bu operasyonları nasıl yaptı. Türk Silahlı Kuvvetleri, savunma alanında ihtiyaç duyduğu araç gereç konusunda yüzde 70 dolayında dışa bağımlıydı. AK Parti hükümetleri bu alanda yaptığı uygulamalarda sağladığı imkanlarla silahlı kuvvetlerimizin dışa bağımlılığını yüzde 30-35’lere indirdik. Ne yaptık. İnsansız Hava aracı kullanıyorduk adı HERO’ydu. Nereden alıyorduk, İsrail’den. Yedek parça ihtiyacı olunca sorun, bakım söz konusu olunca sorun, bizde kendi insansız hava aracımızı ürettik. Milli Gemimizi ürettik, helikopterimizi ürettik, piyade tüfeğimizi ürettik, mühimmatlarımızı çeşitlendirdik birçoğunu da ürettik ve bu sayede bağımlılığımız yüzde 30-35’lere kadar düşürdük. Eğer bunu yapmamış olsaydık Türkiye, bağımsızlığımız ve güvendiğimiz için son derece kıymetli Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Operasyonlarını gerçekleştirmede müşkül hale düşecekti. Bunlar kıymetli işler. Dolayısıyla bizim hızımızı lütfen kesmeyin. Biz, hep doğru işler yaptık. Sizlerin yüzünüze baktığımız zaman yüzümüz kızarmaz. Bizler, yüzümüz kızaracak işler yapmadık.”
Programın sonunda AK Parti Kastamonu İl Başkanı Doğan Ünlü, Yazıcı’ya hediye takdim etti. Programa AK Parti Kastamonu Milletvekilleri Hakkı Köylü ve Metin Çelik ile Belediye Başkanı Tahsin Babaş da katıldı.
Yorum yapan kullanıcılarımız Kullanıcı Sözleşmesi'ni kabul etmiş sayılır.