Önceki hafta lige havlu atmış iki takımın mücadelesinde güzel ve çekişmeli bir futbol vardı. Yedek ağırlıklı kadro ile çıkılan maçta geriye düştük, öne geçtik fakat sonunda 1 puana razı olduk. Karşılaşmaya ev sahibi ekip iyi başladı, üst üste kazandığı duran toplardan aradığı golü buldu. Ardından bizim girişimlerimiz vardı fakat bunları şut denemeleri ile yaptık, sonuç gelmedi. İlk yarı soyunma odasına mağlup girdik fakat devre arası yapılan oyuncu değişiklikleri oyunun lehimize dönmesine sebep oldu. Abdullah Başdere attığı 2 golle adeta maçın adamı oldu.
Şimdi soralım; geçen yıl oynadığı maçlarda farkını hemen belli eden bu çocuk, koca yıl tribünde maç seyretti. Biraz üstüne düşülemez miydi? Biz Taner’in triplerini izledik sezon boyu, yazık değil mi? En azından kulübede olup oynayan oyuncuya tedirginlik oluşturabilirdi.
Bazı oyuncular ise “neden bizi buraya getirdiler” havasındaydı. Bazıları ise bana göre bu formadan uzak bir görüntü içindeydi; yani onlardan bize fayda olmaz. Maç kazanılır ya da kaybedilir, sorun değil ama lakaytlık çözümü olmayan bir davranış, bunu söyleyelim.
Bizim için adeta hüzünle geçen bir yıl oldu. İyi oynadık, play-off’un kapısından döndük. Taraflı tarafsız herkesin beğenisini kazandık, bana göre de koca bir alkışı hak ettik. Her ne kadar arzu ettiğimiz yere ulaşamasak da başta yönetim, teknik heyet ve futbolcularımıza çok teşekkür ediyoruz; bizi sezon boyunca bu heyecan fırtınasında tuttukları için.
Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın