MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkgün Gazetesi’ne verdiği röportajda gündemdeki gelişmeleri değerlendirerek, hem iç politikaya hem de dış politikaya dair önemli açıklamalar yaptı. CHP'yi sert bir şekilde eleştiren Bahçeli, parti içindeki yolsuzluklardan arınma çağrısının doğru olduğunu belirtti. CHP yönetiminin herkesi suçlama biçiminin omurgasız bir yaklaşım olduğunu ifade eden Bahçeli, “Yüzyılın en vahim yolsuzluğunun aydınlanması ve adaletin tecellisi şarttır” diyerek, adaletin sağlanmasının önemine vurgu yaptı.

Bahçeli, aynı zamanda CHP’nin iç çalkantılarıyla ilgili olarak da partinin geleceği açısından endişelerini dile getirdi. CHP’nin tarihsel çizgisinden saparak Türk siyasetini olumsuz etkileyebileceğini belirten Bahçeli, partinin içinde bulunduğu durumda özgüven ve siyasi ahlakın eksik olduğunu savundu.

Gazze Meselesi ve Filistin'in Bağımsızlığı:

Bahçeli, Gazze'deki İsrail saldırılarına da değinerek, Filistin'in bağımsızlığını savundu. "Birleşmiş Milletler'in üye ülke sayısı 193’tür. Bunun 159'u Filistin’i tanımıştır. Bu önemli bir gelişmedir" diyen Bahçeli, Filistin’in 1967 sınırlarına sahip, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir devlet olarak kabul edilmesi gerektiğini vurguladı. İsrail’in saldırılarına son verilmesi gerektiğini belirten Bahçeli, "Soykırımcılar mutlaka hesap vermelidir" dedi.

Papa'nın Ziyaretine Tepki:

Bahçeli’nin en sert açıklamalarından biri ise Papa’nın Türkiye ziyaretine yönelikti. Bahçeli, Papa'nın Türkiye'ye ziyaretinin dini ritüellerle şova dönüştürülmesini eleştirerek, "Papa'nın Vatikan Devlet Başkanı olarak Türkiye'ye yaptığı ziyaretle ilgili hiçbir itirazımız yok, ancak Katolik dünyasının ruhani lideri olarak gerçekleştirdiği dini ritüellerle milletimizi rahatsız etmiştir" ifadelerini kullandı.

Bahçeli, özellikle İznik’te yapılan ve tarihi konsil ile bağlantılı ritüelleri eleştirdi. İznik Konsili’nin 1700 yıl sonra tekrar gündeme getirilmesini “sinsi bir girişim” olarak tanımlayan Bahçeli, bu tür girişimlere karşı olduklarını belirtti. Bahçeli, "İznik’te bir konsilin yeniden canlandırılmasına müsamaha gösteremeyiz. Bizim için İznik, Hristiyanlık değil, Müslümanlığın izlerini taşır" dedi. Ayrıca, İznik’in bu şekilde kullanılmasını, Hristiyanlık adına bir egemenlik kurma çabası olarak değerlendirdi.

Müslüman Mahallesinde Salyangoz Satmak:

Bahçeli, “Müslüman mahallesinde salyangoz satmanın alemi yok” diyerek, bu tür dini ve kültürel tahriklere karşı kesin bir duruş sergilemek gerektiğini söyledi. Bahçeli, İznik ve diğer tarihî yerlerin dini ve kültürel değerler açısından önemine dikkat çekerek, bu tür faaliyetlerin Türkiye’nin kimliğine ve inanç özgürlüğüne zarar verdiğini ifade etti.

Amerika'nın Müdahale Girişimi:

Bahçeli, ABD'nin Türkiye içindeki dini yapılanmalara yönelik müdahale girişimlerini de sert bir şekilde eleştirdi. Özellikle, 2026'da Heybeliada Ruhban Okulu'nun açılması ile ilgili olarak, ABD’nin Ankara Büyükelçisi’nin bu konudaki açıklamalarını “yetki aşımı” ve "sorumsuz bir taşkınlık" olarak nitelendirdi. Bahçeli, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde başka egemenlik alanlarının doğuşuna ve bu tür müdahalelere kesinlikle karşı olduklarını belirtti.