Türkiye genelinde artan ATM dolandırıcılıkları vatandaşları tedirgin ederken, uzmanlar en sık yapılan kritik hataya dikkat çekiyor. Özellikle ATM'nin kartı yuttuğu anlarda panikle yapılan tek bir hareket, dolandırıcıların hesapları boşaltmak için kullandığı en yaygın tuzağın başlangıcı oluyor.

SAHTE NUMARAYI ARAYAN BÜYÜK RİSK ALTINDA

Dolandırıcılar, bankalara ait ATM’lerin üzerine sahte müşteri hizmetleri numaraları yapıştırarak vatandaşları tuzağa çekiyor. Kartı yutan cihazın başında panik yaşayan birçok kişi, ATM üzerindeki bu numarayı arayınca kendisini “banka görevlisi” gibi tanıtan kişilerle konuşmaya başlıyor.
Sahte görevliler, “Kartınızı kurtarmamız için gerekli bilgiler” bahanesiyle kart numarasından SMS doğrulama koduna kadar tüm kritik verileri istiyor. Bu bilgiler dolandırıcıların eline geçince, mağdurun hesabı dakikalar içinde boşaltılabiliyor.

KARTIN YUTULMASI ÇOĞU ZAMAN TEKNİK NEDENLERLE

Uzmanlara göre ATM’lerin kartı yutmasının sebepleri büyük oranda teknik:

Kartın son kullanım tarihinin dolması,

Manyetik şeridin bozulması,

Şifrenin art arda hatalı girilmesi,

Cihazın güvenlik nedeniyle kendini kilitlemesi.
Yani sorun genellikle dolandırıcılık değil, basit teknik arızalar. Ancak panik halinde yapılan hatalar, dolandırıcıların işini kolaylaştırıyor.

PANKİĞE KAPILMAYIN, ATM ÜZERİNDEKİ NUMARAYI ARAMAYIN

Uzmanlar, ATM kartı yutulduğunda yapılması gereken en doğru adımın yalnızca bankanın resmi müşteri hizmetlerini aramak olduğunu vurguluyor.
ATM üzerinde yapıştırılmış herhangi bir numara, QR kodu ya da sticker’ın kesinlikle dikkate alınmaması gerekiyor. Bunun yerine:

Mobil bankacılığa girerek kartı derhal kapatmak,

En yakın banka şubesine başvurmak,

Hiçbir şekilde kart bilgisi, şifre veya SMS kodu vermemek gerekiyor.

YETKİLİLERDEN KRİTİK UYARI

Son dönemde artan dolandırıcılık girişimleri nedeniyle yetkililer de vatandaşları uyarıyor:
“Kart yutma olaylarında panik, dolandırıcıların en güçlü silahıdır. Kimseye kart bilgisi, şifre veya SMS kodu vermeyin.”

ATM dolandırıcılıklarının özellikle yoğun dönemlerde arttığına dikkat çeken uzmanlar, sakin kalmanın ve yalnızca resmi kanalları kullanmanın en güvenilir yöntem olduğunu belirtiyor.