Fransa’da Ulusal Meclis, evlilikte cinsel ilişkinin bir “zorunluluk” olduğu yönündeki hukuki yorumları sona erdiren yasa teklifini kabul etti. Yeni düzenleme ile evlilikte rızanın otomatik olarak verilmiş sayılamayacağı açık biçimde güvence altına alındı. Yasaya göre eşler cinsel ilişkiye zorlanamaz ve cinsel ilişkiye girmemek boşanmada “kusur” olarak değerlendirilemez.
MEDENİ KANUN’A AÇIK HÜKÜM EKLENDİ
Fransız basınında yer alan haberlere göre, kabul edilen düzenleme ile Medeni Kanun’a yeni bir madde eklendi. Bu maddeyle, evlilikte yer alan “birlikte yaşama” ilkesinin cinsel ilişki yükümlülüğü anlamına gelmediği açıkça hüküm altına alındı. Ayrıca cinsel ilişkinin olmamasının kusura dayalı boşanma davalarında gerekçe olarak kullanılmasının da önüne geçildi.
“EVLİLİK, CİNSEL RIZANIN ÖMÜR BOYU VERİLDİĞİ BİR ALAN OLAMAZ”
Düzenlemenin savunucuları, yasanın mahkeme uygulamalarında köklü bir değişiklik yaratmasından ziyade, evlilik içi tecavüzle mücadelede önemli bir sembolik eşik olduğuna dikkat çekiyor. Yasa teklifinin sahibi olan Marie-Charlotte Garin, evlilik içinde cinsel ilişkinin bir hak ya da görev gibi sunulmasının özellikle kadınlar üzerinde baskı oluşturduğunu belirterek, “Evlilik, cinsel rızanın ömür boyu verildiği kapalı bir alan olamaz” ifadelerini kullandı.
TARTIŞMALARIN KAYNAĞI: “BİRLİKTE YAŞAMA” YORUMLARI
Fransız Medeni Kanunu’nda evlilik yükümlülükleri “saygı, sadakat, destek ve yardımlaşma” başlıkları altında tanımlanıyor ve eşlerin birlikte yaşama sorumluluğuna atıf yapılıyor. Kanunda cinsel ilişkiye dair açık bir hüküm bulunmamasına rağmen, bazı mahkemeler geçmişte bu kavramı geniş yorumlayarak cinsel ilişkiyi evlilik yükümlülüğü kapsamında değerlendirmişti.
AİHM KARARI DÖNÜM NOKTASI OLDU
Bu yaklaşımın en çok tartışılan örneklerinden biri 2019 yılında görülen bir davada yaşandı. Mahkeme, eşine uzun süre cinsel ilişkiyi reddeden bir kadını kusurlu bularak erkeğin kusura dayalı boşanma talebini kabul etti. Kadın kararı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşıdı. AİHM, geçen yıl verdiği kararla Fransa’yı mahkûm ederek cinsel ilişkiyi reddetmenin boşanma gerekçesi yapılmasının insan haklarına aykırı olduğuna hükmetti.
MAZAN DAVASI VE TOPLUMSAL TARTIŞMA
Kadın hakları savunucuları, evlilikte cinsel ilişkinin hâlâ bir “görev” olarak algılandığına dikkat çekiyor. 2024’te görülen Mazan davası, bu tartışmanın simge dosyalarından biri olarak öne çıktı. Davada, eşi tarafından uyuşturularak bilinçsiz halde çok sayıda erkeğin cinsel saldırısına uğrayan Gisèle Pelicot’nun yaşadıkları, evlilikte rıza kavramının yanlış yorumlanmasının ağır sonuçlarını gözler önüne serdi.
EVLİLİK İÇİ TECAVÜZ VE YENİ RIZA TANIMI
Fransa’da evlilik içi tecavüz 1990 yılından bu yana suç olarak kabul ediliyor. Kasım ayında yürürlüğe giren bir başka yasal düzenlemeyle tecavüz tanımı da genişletildi. Yeni tanıma göre tecavüz, “bilgilendirilmiş, açık, önceden verilmiş ve geri alınabilir rıza” olmaksızın gerçekleştirilen her türlü cinsel eylem olarak kabul ediliyor. Yasada, sessizlik ya da tepki vermemenin rıza anlamına gelmeyeceği de açıkça vurgulanıyor.
(0) Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!